sounding - Turco Inglés Diccionario

sounding

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Significados de "sounding" en diccionario turco inglés : 10 resultado(s)

Inglés Turco
General
sounding n. sondaj
I took soundings in the press where I heard very many concerns from Lithuania about this settlement.
Basında sondaj çalışmaları yaptım ve Litvanya'dan bu anlaşmaya ilişkin çok sayıda endişe duydum.

More Sentences
Technical
sounding n. sondaj
I took soundings in the press where I heard very many concerns from Lithuania about this settlement.
Basında sondaj çalışmaları yaptım ve Litvanya'dan bu anlaşmaya ilişkin çok sayıda endişe duydum.

More Sentences
Meteorology
sounding n. sondaj
I took soundings in the press where I heard very many concerns from Lithuania about this settlement.
Basında sondaj çalışmaları yaptım ve Litvanya'dan bu anlaşmaya ilişkin çok sayıda endişe duydum.

More Sentences
General
sounding n. tınlama
sounding n. iskandil
sounding adj. çınlayan
sounding adj. sesli
Technical
sounding n. derinlik yoklama
Marine
sounding n. derinlik ölçümü
sounding n. iskandil

Significados de "sounding" con otros términos en diccionario inglés turco: 83 resultado(s)

Inglés Turco
General
acoustic sounding n. akustik sondaj
sounding lead n. iskandil
sounding lead n. iskandil kurşunu
gas sounding shaft n. gaz sondaj şaftı
take a sounding v. ağız aramak
high-sounding adj. cafcaflı
high-sounding adj. şatafatlı
high-sounding adj. gösterişli
big-sounding adj. etkileyici boyutta
queer-sounding adj. acayip sesli
queer-sounding adj. tuhaf sesli
genteel-sounding adj. kulağa hoş gelen
high-sounding adj. üslubu abartılı ve şatafatlı olan
high-sounding adj. abartılı iddiaları olan
high-sounding adj. yapmacık duyulan
high-sounding adj. büyük amaçları olan
high-sounding adj. soylu bir söyleme sahip
high-sounding adj. nutuksal
high-sounding adj. ahlaki bir tonu olan
odd-sounding adj. tuhaf
odd-sounding adj. garip
odd-sounding adj. acayip
odd-sounding adj. tuhaf görünen
odd-sounding adj. garip görünen
fine-sounding adj. kulağa hoş gelen
Colloquial
a cool-sounding name n. kulağa çok hoş gelen isim
high-sounding adj. şatafatlı
high-sounding adj. gösterişli
high-sounding adj. görkemli
Speaking
I don't know how to say this without sounding rude but expr. kabalaşmadan bunu nasıl söylerim bilmiyorum ama
Law
sounding in damages n. tazminat davası
Politics
sounding board n. yeni bir fikri veya politikayı denemekte kullanılan kişi ya da grup
Technical
electric sounding apparatus n. elektrikli sondaj aleti
electric sounding method n. elektrikli sondaj metodu
electrical sounding apparatus n. elektrikli iskandil cihazı
sounding device n. iskandil cihazı
sounding device n. sondaj aleti
deep sounding apparatus n. derin penatrasyon aleti
sounding pipe n. iskandil borusu
echo sounding n. derinliğin ölçülmesi
sounding device n. sondaj makinesi
sounding line n. iskandil savlosu
sounding tools n. sondaj aletleri
percussion sounding n. darbeli sondaj
sounding test n. penetrasyon testi
sounding rod n. sondaj tiji
sounding device n. sıkılık ölçme aleti
electrical sounding-apparatus n. elektronik iskandil cihazı
sounding-level meter n. ses düzeyi ölçer
electrical sounding n. elektrik sondajı
Computer
ionospheric sounding n. iyonyuvar sondası
Telecom
air sounding n. hava sondası
Marine
sounding lead n. derinlik ölçümü
sounding datum n. derinliğin ölçülebilmesi için dikkate alınan referans çizgisi
sounding line n. ölçüm kordonu
bottom sounding n. taban iskandili
sounding apparatus n. iskandil
sounding apparatus n. derinlik ölçümü
kelvin sounding machine n. kelvin derinlik ölçme cihazı
sounding pipes n. iskandil borusu
kelvin sounding machine n. kelvin iskandil cihazı
sounding apparatus n. sondaj
sounding lead n. sondaj ucu
sounding pipe n. iskandil borusu
marine echo-sounding equipment n. deniz eko-ses donanımı
take a sounding v. iskandil etmek
Medical
skene sounding n. skene sondası
Physics
echo sounding n. yankı sondajı
ionospheric sounding n. iyonyuvar sondası
Environment
geomagnetic deep sounding n. jeomanyetik derin sondaj
vertical sounding n. düşey inceleme
subsoil sounding n. toprakaltı araştırması
depth sounding n. derinlik araştırması
Meteorology
balloon sounding n. balonla sondaj
rocket sounding n. roketle sonda
rockoon sounding n. rakon sonda
sounding balloon n. sondaj balonu
Geology
vertical electrical sounding n. düşey elektrik sondajı
Military
sounding rocket n. sondaj roketi
aerological sounding n. aerolojik sondaj
Music
sounding board n. ses dağıtma tahtası
sounding board n. ses tahtası
sounding board n. ses yansıtıcısı