spent - Turco Inglés Diccionario

spent

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

spent — Definition

Significado:
tükenmiş, harcanmış
Pronunciación (IPA):
(AmE /spɛnt/ – BrE /spɛnt/)
Categoría gramatical:
Sıfat: spent

Significados de "spent" en diccionario turco inglés : 28 resultado(s)

Inglés Turco
General
spent adj. harcanmış
The spent resources are the government's biggest problem.
Harcanmış kaynaklar hükümetin en büyük problemi.

More Sentences
spent adj. argın
I am spent.
Ben yorgunum.

More Sentences
spent adj. bitkin
After three hours of exercise, I was totally spent.
Üç saatlik egzersizden sonra tamamen bitkin düşmüştüm.

More Sentences
spent adj. bitmiş
spent adj. etkisiz
spent adj. harcanan
spent adj. yorgun
spent adj. zayıf
spent adj. yumurtlamayı bitirmiş (balık, böcek)
spent adj. spermlerini boşaltmış (balık, böcek)
spent adj. bitmiş
spent adj. kullanılmış
spent adj. yıpranmış
spent adj. eskimiş
spent adj. bayatlamış
spent adj. tesiri azalmış
spent adj. etkisini yitirmiş
spent adj. etkisini yitirmiş
spent adj. zayıflamış
spent adj. enerjisi bitmiş
spent adj. yorulmuş
spent adj. bitik
spent adj. tükenmiş
Technical
spent adj. tüketilmiş
Biology
spent adj. (balık veya böcek) tüm yumurtalarını dökmüş
spent adj. (balık veya böcek) tamamen yumurtlamış
Fishery
spent adj. (yapay sinek) gerçek böcek gibi görünen
spent adj. (yapay sinek) yem olarak takılan

Significados de "spent" con otros términos en diccionario inglés turco: 57 resultado(s)

Inglés Turco
General
amount spent n. harcanmış miktar
the time spent n. harcanan süre
the effort and time spent n. harcanan emek ve zaman
spent bullet n. mermi kovanı
spent ball n. ölü atış
spent ball n. güçsüz mermi atışı
be spent v. harcanmak
be spent v. kasasından çıkmak
be physically and emotionally spent v. fiziksel ve duygusal olarak tükenmek
ill-spent adj. tutarsızca harcanmış
ill-spent adj. hiç yere harcanmış
ill-spent adj. müsrifçe harcanmış
ill-spent adj. boşa harcanmış
well-spent adj. yerinde harcanmış
Phrases
taking into account the time he has already spent in jail expr. cezaevinde kaldığı süre dikkate alınarak
taking into account the time he has already spent in prison expr. cezaevinde kaldığı süre dikkate alınarak
Idioms
spent force n. harcanmış güç
spent force n. yitik güç
spent force n. tükenmiş güç
a spent force n. etkisini kaybetmiş kimse/şey
a spent force n. bitik kimse/grup
a spent force n. harcanmış/tükenmiş güç
a spent force n. eski gücünü kaybetmiş kimse/şey
a spent force n. gücünü yitirmiş kimse/şey
a spent force n. eskisi kadar etkili olmayan kimse/şey
spent force adj. eski gücünü kaybetmiş
Speaking
what makes you think he/she hasn't spent all the money? expr. onun tüm parayı harcamadığını düşündürten ne?
I spent the night here expr. geceyi burada geçirdim
I spent time with my friends expr. arkadaşlarımla vakit geçirdim
Trade/Economic
well-spent money n. yerinde harcanmış para
money well-spent n. yerinde harcanmış para
spent in advance adj. peşin harcanan
Law
spent conviction n. zaman aşımına uğrayan hüküm
Technical
spent lye n. atık çözelti
spent lye n. kullanılmış çözelti
spent pulping liquor n. tüketilmiş kağıt hamuru likörü
spent grinding sand n. kumlamadan çıkan kum tozu
spent grinding sand n. kumlamadan çıkan kum
spent pickle liquor n. kullanık paklama çözeltisi
spent liquor n. kullanık sıvı
spent fuel n. kullanılmış yakıt
Computer
time spent n. harcanan zaman
overtime spent n. harcanan fazla mesai
Automotive
spent gas n. artık gaz
Medical
the time spent motionless n. hareketsiz olarak geçirilen süre
the days spent in the intensive care unit n. yoğun bakım ünitesi yatış süresi
the days spent in the intensive care unit n. yoğun bakım ünitesinde yatılan gün sayısı
time spent under the rubble n. göçük altında kalma süresi
Statistics
spent waiting time n. harcanan bekleme süresi
Agriculture
spent olive n. zeytin küspesi
Fishery
spent gnat n. (balıkçıların dilinde) mayıs sineği
Environment
spent fuel n. tüketilmiş yakıt
spent fuel storage pool n. tüketilmiş yakıt depolama havuzu
spent fuel assembly n. tüketilmiş yakıt aygıtı
spent fuel cask n. tüketilmiş yakıt kabı
spent nuclear fuel n. tüketilmiş nükleer yakıt
spent fuel pool n. tüketilmiş yakıt havuzu