stratified - Turco Inglés Diccionario

stratified

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

stratified — Definition

Significado:
tabakalı, katmanlı
Pronunciación (IPA):
(AmE /ˈstrætɪfaɪd/ – BrE /ˈstrætɪfaɪd/)
Categoría gramatical:
Sıfat: stratified
Sinónimo:
layered, tiered
Antónimos:
uniform

Significados de "stratified" en diccionario turco inglés : 11 resultado(s)

Inglés Turco
General
stratified adj. tabakalı
Winds, rains, and glacial formations form stratified rock over time.
Rüzgarlar, yağmurlar ve buzul oluşumları zaman içinde tabakalı kaya oluşturur.

More Sentences
stratified adj. sınıflara ayrılmış
The highly stratified society was reinforcing patriarchy.
İleri derecede sınıflara ayrılmış toplum ataerkilliği pekiştiriyordu.

More Sentences
stratified adj. çok katlı
stratified adj. kat kat olmuş
stratified adj. katmanlı
stratified adj. üst üste binmiş
stratified adj. tabakalar halinde
stratified adj. katmanlaşmış
stratified adj. zümrelere ayrılmış
Technical
stratified adj. tabaka tabaka
stratified adj. tabaka halinde

Significados de "stratified" con otros términos en diccionario inglés turco: 53 resultado(s)

Inglés Turco
General
stratified random sampling n. kademeli gelişigüzel örnekleme
stratified epithelium n. çok katlı epitel
stratified squamous epithelium n. çok katlı yassı epitel
stratified soil n. tabakalı zemin
stratified rock n. katmanlı kaya
stratified rock n. tabakalaşmış kaya
stratified air flow n. tabakalı hava akışı
Trade/Economic
stratified random sampling n. kademeli rastsal örnekleme
disproportionate stratified sampling n. orantısız kademeli örnekleme
stratified sampling n. katmanlı örnekleme
Technical
stratified air flow n. tabakalı hava akışı
stratified soil n. tabakalı zemin
stratified soil n. tabakalanmış zemin
stratified clay deposit n. tabakalı kil deposu
stratified sedimentary clay n. tabakalı tortul kil
stratified limestone rock n. tabakalı kalker
stratified subgrade n. tabakalı temel zemini
stratified stone n. tabakalı taş
stratified limestone rock n. tabakalı kireçtaşı
surfaces having stratified functional properties n. tabakalı fonksiyonel özelliklere sahip yüzeyler
stratified glass n. katmanlı cam
stratified charge engine n. kademeli dolgulu motor
Automotive
fuel stratified direct injection n. kademeli dolgulu direkt yakıt enjeksiyonu
stratified injection n. çok noktadan enjeksiyon
stratified injection n. kademeli yakıt enjeksiyonu
stratified charged gasoline injection n. katmanlı dolgulu yakıt püskürtme
stratified charge n. katmanlı dolgu
direct injection stratified charge engine n. doğrudan püskürtmeli katmanlı dolgulu motor
fuel stratified injection n. katmanlı yakıt püskürtme
stratified charge compression ignition n. katmanlı dolgulu kompresyon ateşlemeli motor
stratified lean burn n. katmanlı fakir yanma
turbo fuel stratified injection n. turbo katmanlı yakıt püskürtme
Marine
stratified flow n. tabakalı akış
Medical
stratified squamous epithelium n. çok katlı yassı epitel
stratified transitional epithelium n. çok katlı değişici epitel
Psychology
stratified sampling n. tabakalaşmış örneklem
Statistics
stratified sampling n. tabakalı örnekleme
stratified sampling n. katmanlı örnekleme
sampling stratified n. zümrelere göre örnekleme
stratified sampling n. zümrelere göre örnekleme tekniği
stratified random sample n. zümrelere göre örnekleme
stratified sample n. zümrelere göre örnek
stratified sample n. tabakalı örnek
Marine Biology
stratified sampling n. tabakalandırılmış örnekleme
stratified mean catch per tow n. ağ atımı başına tabakalandırılmış ortlama av
Zoology
stratified epithelium n. çok tabakalı epitel
Linguistics
stratified sampling n. katmanlı örneklem
stratified language n. kendi metadili olarak kullanılamayan dil
stratified language n. katman dil
Environment
stratified sampling method n. tabakalı numune alma metodu
Geology
stratified soil n. tabakalı zemin
stratified rock n. katmanlı kaya
stratified rock n. tabakalaşmış kaya