suç ortağı - Turco Inglés Diccionario
Historia

suç ortağı



Significados de "suç ortağı" en diccionario inglés turco : 31 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
suç ortağı accomplice n.
suç ortağı confederate n.
suç ortağı abettor n.
General
suç ortağı stiff n.
suç ortağı accessory before the fact n.
suç ortağı cohort n.
suç ortağı joint offender n.
suç ortağı bottle holder n.
suç ortağı coconspirator n.
suç ortağı co-conspirator n.
suç ortağı allower n.
suç ortağı accessary adj.
suç ortağı complicitous adj.
Trade/Economic
suç ortağı associate in crime n.
suç ortağı associate in guilt n.
Law
suç ortağı assister n.
suç ortağı complice n.
suç ortağı henchman n.
suç ortağı abettor n.
suç ortağı art and part n.
suç ortağı accomplice n.
suç ortağı accessary before the fact n.
suç ortağı abetter n.
suç ortağı accomplice n.
suç ortağı associate n.
suç ortağı partner in crime n.
suç ortağı collaborator n.
suç ortağı confederate n.
suç ortağı accessory n.
suç ortağı complicit adj.
Slang
suç ortağı adam tiler n.

Significados de "suç ortağı" con otros términos en diccionario inglés turco: 21 resultado(s)

Turco Inglés
General
suç ortağı yapmak abet v.
suç ortağı olmak connive v.
suç ortağı olan accessary adj.
Idioms
suç ortağı aleyhine delil sunmak turn king's evidence v.
mahkemede kralın/kraliçenin/devletin safında yer alarak suç ortağı aleyhine ifade vermek turn state's evidence v.
mahkemede kralın/kraliçenin/devletin safında yer alarak suç ortağı aleyhine ifade vermek turn queen's evidence v.
mahkemede kralın/kraliçenin/devletin safında yer alarak suç ortağı aleyhine ifade vermek turn king's evidence v.
Trade/Economic
ikinci derecede suç ortağı accessory n.
Law
suç ortağı olmak aid and abet v.
suç ortağı aleyhine ifade vermek turn state's evidence v.
suç ortağı olma accessariness n.
suç ortağı olma accessoriness n.
ikinci derecede suç ortağı accessory n.
suç ortağı aleyhine ifade state's evidence n.
suç işlendikten sonra suç ortağı olan kimse accessary after the fact n.
suç işlendikten sonra suç ortağı olan kimse accessory after the fact n.
mahkemede (kral, kraliçe veya devletin safında) suçunu itiraf edip af talep ederek suç ortağı aleyhine ifade verme approvement n.
mahkemede suçunu itiraf edip af talep ederek suç ortağı aleyhine ifade veren kimse approver n.
suç ortağı olarak accessarily adj.
Slang
kadın suç ortağı moll n.
British Slang
bir suçluya eşlik eden psikopat kadın suç ortağı bunny boiler n.