sucker - Turco Inglés Diccionario

sucker

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

sucker — Definition

Significado:
enayi, emici
Pronunciación (IPA):
(AmE /ˈsʌkər/ – BrE /ˈsʌkə/)
Categoría gramatical:
İsim: sucker (suckers)
Sinónimo:
fool, dupe
Antónimos:
skeptic, shrewd person

Significados de "sucker" en diccionario turco inglés : 60 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
sucker n. enayi
I know I'm a sucker; I'll give $20 to anyone who tells me they're hungry.
Enayi olduğumu biliyorum; bana aç olduğunu söyleyen herkese 20 dolar veririm.

More Sentences
sucker n. emici
sucker n. keriz
General
sucker n. fışkın
Mrs. Corbyn ripped the suckers in her garden with her bare hands.
Bayan Corbyn bahçesindeki fışkınları çıplak elleriyle söktü.

More Sentences
sucker n. salak
Sucker.
Salak.

More Sentences
sucker n. lolipop
Her mother doesn't allow her to buy suckers.
Annesi lolipop almasına izin vermiyor.

More Sentences
sucker v. kandırmak
I still can't believe how he suckered me into finishing his report.
Raporunu bitirmem için beni nasıl kandırdığına hâlâ inanamıyorum.

More Sentences
Marine Biology
sucker n. vantuz
An octopus has approximately 280 suckers per arm.
Bir ahtapotun her bir kolunda yaklaşık 280 vantuz bulunmaktadır.

More Sentences
Zoology
sucker n. vantuz
An octopus has approximately 280 suckers per arm.
Bir ahtapotun her bir kolunda yaklaşık 280 vantuz bulunmaktadır.

More Sentences
Botanic
sucker n. fışkın
Mrs. Corbyn ripped the suckers in her garden with her bare hands.
Bayan Corbyn bahçesindeki fışkınları çıplak elleriyle söktü.

More Sentences
General
sucker n. armut
sucker n. çekmen
sucker n. sürgün
sucker n. emme şeker
sucker n. süt kuzusu
sucker n. asalak
sucker n. yolunacak kaz
sucker n. emme organı
sucker n. yağcı
sucker n. kıç yalayıcı
sucker n. tulumba pistonu
sucker n. meme emen hayvan
sucker n. beleşçi
sucker n. (bir şeyin) meraklısı
sucker n. acemi kimse
sucker n. çömez
sucker n. saftirik
sucker n. yeni göçmen
sucker n. illinois yerlisi
sucker n. illinois sakini
sucker v. tomurcuklarını almak
sucker v. tomurcuklarını ayıklamak
sucker v. sürgünlerini ayıklamak
sucker v. aldatmak
sucker v. kerizlemek
sucker v. dolandırmak
sucker v. kazıklamak
sucker v. tomurcuklanmak
sucker v. sürgün oluşturmak
Trade/Economic
sucker n. sadık müşteri
Technical
sucker n. emme cihazı
sucker n. emme makinesi
sucker n. emiş borusu
Biology
sucker n. çekmen
Marine Biology
sucker n. myxini sınıfına özgü bir canlı türü
sucker n. taşemen
Zoology
sucker n. çekmen
sucker n. emici boru
sucker n. meme emen hayvan
Botanic
sucker n. sürgün
Bookbindery
sucker n. vantuz lastiği
sucker n. vantuz aparatı
sucker n. kauçuk vantuz
sucker n. kitap katlama makinesine besleme yapan tertibat
Archaic
sucker n. alkolik kimse
sucker n. ayyaş kimse
Slang
sucker n. kalleş
sucker n. piç
sucker n. herif
sucker n. zımbırtı

Significados de "sucker" con otros términos en diccionario inglés turco: 114 resultado(s)

Inglés Turco
General
sucker rod n. at başı
sucker for compliments n. övgü budalası
all-day sucker n. lolipop
sucker bait n. bir kimseyi dolandırmak için kullanılan para gibi bir tuzak
sucker state n. (abd) illinois eyaleti
play somebody for a sucker v. enayi yerine koymak
play smb for a sucker v. enayi yerine koymak
be a sucker for v. bayılmak
Phrasals
sucker somebody into something/into doing something v. (birini birşey yapması için) kandırmak
sucker into v. kandırmak
sucker into v. kazıklamak
sucker into v. kerizlemek
sucker (one) into (doing something) v. (birini bir şey yapması) için kandırmak
sucker (one) into (doing something) v. (birini kerizleyip) bir şey yaptırmak
Proverb
never give a sucker an even break kerizi yolmak sevaptır
never give a sucker an even break uyandırma kerizi
never give a sucker an even chance karşındaki aptalsa fırsatı değerlendireceksin
never give a sucker an even chance aptala şans verilmez
never give a sucker an even chance kaz ise kazla
Colloquial
blood sucker n. kan emici
blood sucker n. şantajcı
blood sucker n. başkalarını sömüren kimse
a born sucker n. doğuştan enayi
sucker for n. -in tiryakisi
sucker punch n. yıkıcı başarısızlık
sucker punch n. beklenmedik yenilgi
sucker for n. '-e düşkün
sucker for n. -in hastası
sucker for n. -in bağımlısı
sucker [uk] n. hortum vantuzu
sucker [uk] n. cam vantuzu
sucker-punch v. beklenmedik anda yumruk atmak
never give a sucker an even chance expr. karşındaki enayiyse tokatlayacaksın
never give a sucker an even chance expr. karşındaki kerizse avantana bakacaksın
Idioms
a sucker for (someone or something) n. bir şeyin hastası
sucker for someone or something n. bir şeyin hastası olma
sucker for someone or something n. bir şeye fetişi olma
a sucker for (someone or something) n. (bir şeyi) gözü kapalı sevme
a sucker for (someone or something) n. bir şeyin bağımlısı
sucker for someone or something n. gözü kapalı sevme
sucker for someone or something n. bir şeyin bağımlısı olma
play somebody for a sucker v. birini salak yerine koymak
play somebody for a sucker v. birine salak muamelesi yapmak
play somebody for a sucker v. birini enayi yerine koymak
play somebody for a sucker v. birisine aptalmış gibi davranmak
be a sucker for v. -in tiryakisi olmak
be a sucker for v. -in bağımlısı olmak
be a sucker for v. -e düşkün olmak
play (one) for a sucker v. birini keriz/enayi yerine koymak
Speaking
there's a sucker born every minute expr. dünya enayi ile dolu
Technical
gully sucker n. aspiratörlü baca boşaltıcısı
sand sucker n. tarak makinesinde kullanılan santrifüj pompa
sand sucker n. kum pompası
Marine
whale sucker n. pruva ve üst güvertesi suyu yaracak şekilde yuvarlatılmış buharlı gemi
Petrol
sucker-rod elevator n. pompa çubuğu kaldırma bileziği
sucker rod hook n. pompa çubuğu kancası
sucker rod n. pompa çubuğu
Veterinary
wind-sucker n. hava yutan at
Marine Biology
cornish sucker n. ördek balığı
ambulacral sucker n. ambulakral ayakçık
reddish log sucker n. kangal balığı
sucker fish n. remora
carp sucker (carpiodes cyprinus) n. kuzey amerika'da yaşayan, tüy benzeri uzun sırt yüzgeci olan, remora familyasından tatlı su balığı
redhorse sucker n. kuzey amerika'da yaşayan kırmızı yüzgeçli bir vantuz balığı
redhorse sucker n. kuzey amerika'daki nehir ve göllerde yaşayan bir balık cinsi
whale sucker (remilegia australis)) n. vantuz balığı
whale sucker (remilegia australis)) n. yapışan balığı
yaqui sucker (catostomus bernardini) n. catostomidae familyasına ait ışın yüzgeçli bir balık
hog sucker (hypentelium nigricans) n. catostomidae familyasına ait bir kuzey amerika balığı
chub sucker n. doğu ve orta abd'de yaygın bulunan bir tür kefal
sand sucker n. kaliforniya kıyılarında yaşayan mavimsi gri bir mezgit balığı
shark sucker n. remora balığı
skate sucker n. pontobdella cinsi tatlı su sülüğü
Zoology
blood sucker n. sülük
sucker foot n. emici ayak
sucker tube n. emici hortum
sucker foot n. emici hortum
sucker tube n. emici ayak
Agriculture
maleic hydrazide sucker control agent n. maleik hidrazit filiz sürme kontrol maddesi
sucker shoot n. dip sürgünü
Ornithology
cherry sucker n. benekli sinekkapan
wind-sucker n. kerkenez
sap sucker n. kuzey amerika'nın doğusunda yaşayan sarı karınlı bir ağaçkakan
sap sucker n. sphyrapicus cinsine benzer küçük ağaçkakan
sap sucker n. sphyrapicus cinsi ağaçkakan
Entomology
apple sucker (psylla mali) n. elma yaprakpiresi
pear sucker n. armut yaprakpiresi
Slang
sucker punch n. beklenmedik bir anda atılan yumruk
sucker's choice n. enayi seçimi
sucker list n. yolunacak kazlar listesi
sucker list n. keriz/enayi listesi
sucker list n. keklik listesi
sucker stroking n. nabza göre şerbet verme
dick-sucker n. saksocu
dick-sucker n. adi/ahlaksız saksocu
dick-sucker n. ahlaksız herif
dick-sucker n. rezil herif
dick-sucker n. alçak herif
dick-sucker n. aşağılık herif
dick-sucker n. adi herif
dick-sucker n. oral çeken erkek
dick-sucker n. sakso çeken erkek
dick-sucker n. ciğeri beş para etmez herif
dick-sucker n. pislik herif
egg-sucker n. pohpohçu kimse
egg-sucker n. dalkavuk
egg-sucker n. yağcı kimse
egg-sucker n. şakşakçı kimse
egg-sucker n. yaltakçı kimse
egg-sucker n. yalaka
sucker someone in v. birini kandırmak/aldatmak
sucker someone into something v. birini kandırmak/aldatmak
make a sucker out of someone v. birini enayi yerine koymak
make a sucker out of someone v. birini kazıklamak