| Inglés | Turco | |||
|---|---|---|---|---|
| General | ||||
| General | surprisingly adv. | şaşırtıcı bir şekilde | ||
|
Surprisingly, the newbie won the tournament. Şaşırtıcı bir şekilde, yeniyetme turnuvayı kazandı. More Sentences |
||||
| General | surprisingly adv. | şaşırtıcı bir biçimde | ||
|
The doll was surprisingly lifelike. Bebek şaşırtıcı bir biçimde canlı gibiydi. More Sentences |
||||
| General | surprisingly adv. | şaşırtıcı bir şekilde | ||
|
Surprisingly, the newbie won the tournament. Şaşırtıcı bir şekilde, yeniyetme turnuvayı kazandı. More Sentences |
||||
| General | surprisingly adv. | şaşırtıcı biçimde | ||
|
Tom's French was surprisingly good. Tom'un Fransızcası şaşırtıcı biçimde iyiydi. More Sentences |
||||
| General | surprisingly adv. | şaşırarak | ||
| General | surprisingly adv. | hayret verici bir şekilde | ||
| General | surprisingly adv. | şaşkınlık yaratarak | ||
| General | surprisingly adv. | inanılmaz bir şekilde | ||
| General | surprisingly adv. | aniden | ||
| General | surprisingly adv. | beklenmedik bir şekilde | ||
| General | surprisingly adv. | ansızın | ||
| General | surprisingly adv. | apansız | ||
| General | surprisingly adv. | umulmadık bir şekilde | ||
| Inglés | Turco | |
|---|---|---|
| General | ||
| General | not surprisingly adv. | beklendiği üzere |
| General | not surprisingly adv. | beklendiği gibi |
| General | more surprisingly adv. | daha da şaşırtıcı olan |
| General | more surprisingly adv. | daha da şaşırtıcı olarak |
| Phrases | ||
| Phrases | surprisingly enough expr. | yeterince şaşırtıcı |
| Speaking | ||
| Speaking | not surprisingly expr. | tevekkeli değil |