| Inglés | Turco | |||
|---|---|---|---|---|
| Politics | ||||
| Politics | taliban n. | taliban | ||
|
The removal of the Taliban regime has now provided the opportunity for reconstruction. Taliban rejiminin ortadan kaldırılması yeniden yapılanma için bir fırsat yaratmıştır. More Sentences |
||||
| Turco | Inglés | |||
|---|---|---|---|---|
| Politics | ||||
| Politics | taliban | taliban n. | ||
|
The removal of the Taliban regime has now provided the opportunity for reconstruction. Taliban rejiminin ortadan kaldırılması yeniden yapılanma için bir fırsat yaratmıştır. More Sentences |
||||
| Politics | taliban | talibaan n. | ||
| Turco | Inglés | |||
|---|---|---|---|---|
| General | ||||
| General | taliban üyesi | taleb n. | ||
| General | afganistan'da taliban'a karşı kurulmuş çok etnikli bir ılımlı islam ittifakı | united front n. | ||
| Politics | ||||
| Politics | taliban üyesi | taliban member n. | ||
| Politics | taliban üyesi | member of the taliban n. | ||
| Politics | afganistan'da yaşayan, ılımlı islam inancına sahip, taliban karşıtı, çok milletli bir birleşmiş ittifak | northern alliance n. | ||