throating - Turco Inglés Diccionario

throating

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

throating — Definition

Significado:
boğaz
Pronunciación (IPA):
(AmE /θroʊt/ – BrE /θrəʊt/)
Categoría gramatical:
İsim: throat (throats)

Significados de "throating" en diccionario turco inglés : 44 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
throat n. boğaz
My throat is sore today.
Bugün boğazım ağrıyor.

More Sentences
General
throat n. boğaz
My throat is sore today.
Bugün boğazım ağrıyor.

More Sentences
throat n. gırtlak
The doctor examined his throat.
Doktor gırtlağını muayene etti.

More Sentences
Medical
throat n. gırtlak
The doctor examined his throat.
Doktor gırtlağını muayene etti.

More Sentences
Anatomy
throat n. boğaz
My throat is sore today.
Bugün boğazım ağrıyor.

More Sentences
throat n. gırtlak
The doctor examined his throat.
Doktor gırtlağını muayene etti.

More Sentences
Gastronomy
throat n. boğaz
My throat is sore today.
Bugün boğazım ağrıyor.

More Sentences
General
throat n. gerdan
throat n. imik
throat n. dar geçit
throat n. ümük
throat n. boğum
throat n. oyuk damlalık
throat v. sert bir sesle telaffuz etmek
throat v. gırtlaktan telaffuz etmek
throat v. gırtlaktan konuşmak
throat v. homurdanmak
throat v. söylenmek
throat v. boğaz açmak
throat v. boğum yapmak
throat v. düğüm noktası oluşturmak
Technical
throat n. bacanın boğum kısmı
throat n. endüstriyel baca sisteminin boğum kısmı
throat n. testere dişinin altındaki boşluk
throat n. delme, kesme gibi makinelerde yapılan işin boyutunu sınırlayan derin boşluk
throat n. spaut
Textile
throat n. ayakkabı yamasındaki açıklığın ön kenarı
Architecture
throat n. şöminenin bacasındaki dar açıklık
throat n. kiriş üzerinde suyun duvara geri akmasını önleyen oluk
Automotive
throat n. araba tekerleğinin flanşı ve dişi arasındaki kavisli boşluk
throat n. biyel kafası
throat n. karbüratör boğazı
throat n. köşe kaynak dikişi
Railway
throat n. demiryolu makas göbeğinin en dar kısmı
throat n. demiryolu hattının tren manevra istasyonuna girdiği veya çıktığı düğüm noktası
Marine
throat n. gemide ahşap kıvrım noktasının içi
throat n. gizin direk yanındaki uç kısmı
throat n. yelkenin ön üst köşesi
throat n. makarada halatın geçtiği kısım
throat n. çapanın boynu
throat n. çapanın eğimli olan kısmı
Physics
throat n. füzyon kaynağının kökünden yüzüne olan minimum mesafe
Botanic
throat n. çiçek tacı veya çanağının borumsu açıklığı
Tennis
throat n. raketin baş ve sap arasındaki kısmı

Significados de "throating" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
throat microphone n. boğaz mikrofonu
cut throat n. zalim ve canavar ruhlu kimse
throat protector n. boğaz koruyucusu
ear nose and throat specialist n. kulak burun boğaz uzmanı
cut throat n. katil
a frog in the throat n. boğazı tıkalı
cut throat razor n. ustura
cut-throat n. katil
cut-throat n. cani
throat depth n. boğaz derinliği
throat lozenges n. boğaz pastili
throat drops n. boğaz pastili
deep throat n. gizli bilgileri veren isimsiz kaynak
throat [obsolete] n. (yıkıcı ve zararlı bir oluşumda) ağız kısmı
cut-throat [uk] n. düz ustura
fly at someone's throat v. birine birdenbire sözlerle saldırmak
clasp somebody by the throat v. boğazına sarılmak
fly at one another's throat v. gırtlak gırtlağa gelmek
tickle one's throat v. gıcık vermek
stick in one's throat v. boğazında kalmak
have a sore throat v. anjin olmak
give one a tickle in one's throat v. gıcıklamak
give one a tickle in one's throat v. gıcık vermek
clutch somebody's throat v. boğazına sarılmak
have a sore throat v. boğazı yanmak
have a lump in one's throat v. boğazı düğümlenmek
ram something down somebody's throat v. zorla kabul ettirmek
cut somebody's throat v. boğazlamak
have a tickle in one's throat v. birinin boğazı gıcıklanmak
be at each other's throat v. boğuşmak
have a tickle in one's throat v. gıcık duymak
get a lump in one's throat v. üzüntüden boğazı düğümlenmek
slit one's throat v. boğazını kesmek
have a sore throat v. boğazı şişmek
cut one's own throat v. kendi bindiği dalı kesmek
ram it down one's throat v. dayatmak
shove down one's throat v. dayatmak
shove down one's throat v. birine bir şeyi dayatmak
shove down one's throat v. birine bir şeyi zorla benimsetmeye çalışmak
ram it down one's throat v. birine bir şeyi dayatmak
ram it down one's throat v. birine bir şeyi zorla benimsetmeye çalışmak
have a sore throat v. boğazı ağrımak
put a knife on one's throat v. birinin boğazına bıçak dayamak
slice someone's throat v. birinin boğazını kesmek/doğramak
clear the throat v. boğazını temizlemek
having a throat adj. boğazlı
cut-throat adj. amansız
cut-throat adj. kıran kırana
cut-throat adj. acımasız
cut-throat adj. (bazı oyunlar) üç kişilik
cut-throat adj. (bazı oyunlar) üç kişi ile oynanan
Colloquial
jump down one's throat v. boğazına sarılmak
jump down one's throat v. boğazını sıkmak
die of throat trouble v. asılarak ölmek
die of throat trouble v. asılmak
seize fate by the throat v. feleğin çarkına çomak sokmak
take fate by the throat v. feleğin çarkına çomak sokmak
Idioms
a frog in one's throat n. ses kısılması
a frog in one's throat n. boğazda gıcık
a frog in one's throat n. gıcık
lump in one's throat n. boğazdaki düğümlenme
lump in one's throat n. boğazı düğümlenme
a frog in (one's) throat n. boğazı düğümlenme
a frog in your throat n. boğazına bir şey takılma
a frog in (one's) throat n. (birinin) boğazındaki düğüm
a frog in one's throat n. boğazında bir yumru
a frog in (one's) throat n. kelimeler boğazında düğümlenme
a frog in your throat n. boğazı gıcık yapma
a frog in your throat n. boğazında gıcık olma
a frog in your throat n. boğazı tıkanma
a lump in the throat n. boğazı düğümlenme
a lump in the throat n. boğazına bir şey oturma
a lump in your throat n. boğazına bir şey oturma
a lump in your throat n. boğazı düğümlenme
frog in one's throat n. ses kısıklığı
frog in one's throat n. boğazda gıcık
lump to (one's) throat n. (birinin) yüreğini burkma
lump in the throat n. boğazına bir şey oturma
lump to (one's) throat n. (birini) çok duygulandırma
lump to (one's) throat n. (birinin) boğazını düğümleme
lump in the throat n. boğazı düğümlenme
have a lump in one's throat v. boğazı düğümlenmek
cut one's own throat v. kendi bindiği dalı kesmek
have one's words stick in one's throat v. boğazı düğümlenmek
have one's words stick in one's throat v. nutku tutulmak
jump down someone's throat v. birine veryansın etmek
be at each other's throat v. gırtlak gırtlağa gelmek
stick in someone's throat v. içine sinmemek
have a lump in the throat v. boğazı düğümlenmek
ram something down someone's throat v. gırtlağına basmak
lie in one's throat v. kuyruklu yalan söylemek
cut one's own throat v. bindiği dalı kesmek
lie through one's throat v. kuyruklu yalan söylemek
jump down one's throat v. üstüne yürümek
lie in one's throat v. bir ayak üstünde bin yalan söylemek
lie through one's throat v. bir ayak üstünde bin yalan söylemek
jump down someone's throat v. veryansın etmek
give someone the lie in his throat v. yalanını yüzüne vurmak
shove down one's throat v. dayatmak
ram it down one's throat v. dayatmak
shove down one's throat v. ümüğünü sıkmak
ram it down one's throat v. ümüğünü sıkmak
ram someone or something down someone's throat v. zorla yedirmek
ram someone or something down someone's throat v. zorla kabul ettirmek
ram someone or something down someone's throat v. zorla yutturmak
force someone or something down someone's throat v. zorla yedirmek
shove someone or something down someone's throat v. zorla kabul ettirmek
force someone or something down someone's throat v. zorla kabul ettirmek
shove someone or something down someone's throat v. zorla yutturmak
force someone or something down someone's throat v. zorla yutturmak
shove someone or something down someone's throat v. zorla yedirmek
have one's words stick in one's throat v. boğazında düğümlenmek
bring a lump to one's throat v. birinin yüreğini burkmak
bring a lump to your throat v. birini çok duygulandırmak
bring a lump to your throat v. birinin yüreğini burkmak
bring a lump to one's throat v. birini çok duygulandırmak
clear one's throat v. boğazını temizlemek
ram something down someone's throat v. birine bir şeyi dayatmak
shove something down someone's throat v. birine bir şeyi dayatmak
force something down someone's throat v. birine bir şeyi dayatmak
have a frog in one's throat v. boğazı gıcık yapmak
get a frog in one's throat v. boğazı gıcık yapmak
have a frog in one's throat v. boğazında gıcık olmak
get a frog in one's throat v. boğazında gıcık olmak
have a frog in one's throat v. sesi kısılmak
get a frog in one's throat v. sesi kısılmak
grab someone by the throat v. (öfke vb) kıskaca almak
jump down someone's throat v. birini azarlamak
jump down someone's throat v. birini eleştirmek
jump down someone's throat v. birini haşlamak
bring a lump to one's throat v. boğazını düğümlemek
give one lump in one's throat v. boğazını düğümlemek
have one's words stick in one's throat v. kelimeler boğazında düğümlenmek
take something by the throat v. bir şeyi kararlılıkla yürütmek
take something by the throat v. bir şey için kararlılıkla mücadele etmek (maça/mücadeleye) tutunmak
stuff something down someone's throat v. aklına/kulağına sokmak
give one the lie in his throat v. yalanını yüzüne vurmak
cut (someone's) throat v. (birini) mahvetmek
cut (someone's) throat v. iflahını kesmek
cut (someone's) throat v. birinin mahvına sebep olmak
cut (someone's) throat v. ocağına incir ağacı dikmek
jam (something) down (someone's) throat v. birine zorla bir şey yutturmak
jam (something) down (someone's) throat v. birine baskı yapmak
jam (something) down (someone's) throat v. gırtlağına basmak
jam (something) down (someone's) throat v. zorla yedirmek
jam (something) down (someone's) throat v. birine bir şeyi dayatmak
ram/force something down somebody’s throat v. ümüğüne çökmek
ram/force something down somebody’s throat v. gırtlağına basmak
ram/force something down somebody’s throat v. birine bir şeyi dayatmak
ram/force something down somebody’s throat v. birine bir şeyi zorla kabul ettirmeye/baskı kurarak benimsetmeye çalışmak