turned - Turco Inglés Diccionario

turned

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Significados de "turned" en diccionario turco inglés : 15 resultado(s)

Inglés Turco
General
turned adj. dönmüş
turned adj. kıvrık
turned adj. dönük
turned adj. katlanmış
turned adj. döndürülen
turned adj. ters döndürülmüş
turned adj. baş aşağı çevrilmiş
turned adj. (tornadan çıkmış gibi) iyi şekillendirilmiş
Technical
turned adj. tornalanmış
turned adj. torna edilmiş
turned adj. torna ile işlenmiş
Woodworking
turned adj. tornalı
Gastronomy
turned adj. ekşimiş
turned adj. çürüyüp kokuşmuş
turned adj. kesik (süt)

Significados de "turned" con otros términos en diccionario inglés turco: 148 resultado(s)

Inglés Turco
General
model-turned-singer n. eski manken-yeni şarkıcı
boxer-turned-actor n. boksörlükten aktörlüğe geçen kişi
be turned over v. aktarılmak
be turned down v. kısmak (ses)
be turned in v. iade edilmek
be turned a deaf ear v. gözardı edilmek
be turned a blind eye v. gözardı edilmek
be turned a deaf ear v. göz ardı edilmek
be turned a blind eye v. göz ardı edilmek
be turned into a mosque v. camiye dönüştürülmek
be turned into a church v. kiliseye dönüştürülmek
be turned over v. çevrilmek
be turned into a screenplay v. sinemaya uyarlanmak
be turned into a screenplay v. beyaz perdeye aktarılmak
have one's phone turned off v. telefonu kapalı olmak
be turned of v. ötesinde olmak
be turned of v. -dan fazla olmak
be turned on v. tahrik olmak
turned pale adj. benzi atmış
turned down adj. kısık (ses)
turned round adj. çevrili
turned on adj. yanık
turned-down adj. devrilmiş
turned-in adj. kıvrık
turned-down adj. kıvrık
well-turned adj. şekilli
well-turned adj. iyi şekilde ifade edilmiş
turned on adj. tahrik olmuş
turned on adj. azmış
turned–back adj. kendi üzerine katlanan
Phrases
as it turned out expr. oysa sonunda
Proverb
ideas whose time has come can never be turned back zamanı gelen fikirler asla geri çevrilemez
Colloquial
well-turned-out adj. dış görünüşü iyi
while someone's back is turned expr. sırtı dönükken
while someone's back is turned expr. arkası dönükken
(one's) back is turned expr. (birinin) sırtı dönük
(one's) back is turned expr. (biri) yok
(one's) back is turned expr. (birinin) arkası dönük
(one's) back is turned expr. (biri) başka bir şeyle meşgul
as it turned out expr. sonuç olarak
as it turned out expr. şaşırtıcı/beklenmedik bir şekilde
as things turned out expr. şaşırtıcı/beklenmedik bir şekilde
as things turned out expr. sonuç olarak
Idioms
a poacher turned gamekeeper n. kuzu olan kurt
turned out to be hot air v. sonuç çıkmamak
turned out to be hot air v. boş çıkmak
have (someone) turned around (one's) (little) finger v. (birini) (küçük) parmağında oynatmak
have (someone) turned around (one's) (little) finger v. parmağının ucuyla/ucunda oynatmak
have (someone) turned around (one's) (little) finger v. kukla gibi oynatmak
have (someone) turned around (one's) (little) finger v. (birine) her istediğini yaptırmak
be badly turned out v. kötü giyinmek
be badly turned out v. giysilerine/görünüşüne dikkat etmemek
be badly turned out v. üstüne başına dikkat etmemek
be badly turned out v. üstü başı/giydikleri/görünüşü kötü olmak
be badly turned out v. giydiklerine dikkat etmemek
get turned around v. yolunu kaybetmek
get turned around v. kaybolmak
have (someone) turned around (one's) (little) finger v. (birini) istediği gibi yönetmek
have (someone) turned around (one's) (little) finger v. (birini) elinde oyuncak etmek
have (someone) turned around (one's) (little) finger v. (birine) her istediğini yaptırmak
have (someone) turned around (one's) (little) finger v. (birini) tamamen kontrol altına almak
have (someone) turned around (one's) (little) finger v. (birini) kukla gibi kullanmak
have (someone) turned around (one's) (little) finger v. (birini) parmağında oynatmak
be badly turned out v. üstüne başına dikkat etmemek
be badly turned out v. giydiklerine dikkat etmemek
be well turned out v. üstüne başına dikkat etmek
be well turned out v. giydiklerine dikkat etmek
be well turned out v. üstü başı/giydikleri/görünüşü iyi olmak
be badly turned out v. kötü giyinmek
be badly turned out v. görünüşüne dikkat etmemek
be well turned out v. görünüşüne dikkat etmek
be well turned out v. iyi giyinmek
be badly turned out v. üstü başı/giydikleri/görünüşü kötü olmak
be well turned out v. üstü başı/giydikleri/görünüşü iyi olmak
be well turned out v. üstüne başına dikkat etmek
be well turned out v. giydiklerine dikkat etmek
be well turned out v. iyi giyinmek
be well turned out v. giysilerine/görünüşüne dikkat etmek
be badly turned out v. kötü giyinmek
be well turned out v. üstü başı düzgün olmak
be badly turned out v. giydikleri kötü olmak
be well turned out v. üstüne başına dikkat etmek
be badly turned out v. üstü başı kötü olmak
be badly turned out v. üstüne başına dikkat etmemek
be well turned out v. giydikleri iyi olmak
be well turned out v. iyi giyinmek
have (someone) turned round (one's) (little) finger v. (birini) kukla gibi kullanmak
have (someone) turned round (one's) (little) finger v. (birine) her istediğini yaptırmak
have (someone) turned round (one's) (little) finger v. (birini) parmağında oynatmak
have (someone) turned round (one's) (little) finger v. parmağının ucuyla/ucunda oynatmak
have (someone) turned round (one's) (little) finger v. (birini) kukla gibi oynatmak
have (someone) turned round (one's) (little) finger v. (birini) tamamen kontrol altına almak
have (someone) turned round (one's) (little) finger v. (birini) (küçük) parmağında oynatmak
have (someone) turned round (one's) (little) finger v. (birini) elinde oyuncak etmek
have (someone) turned round (one's) (little) finger v. (birini) istediği gibi yönetmek
turned off adj. ilgisiz
the worm has turned expr. maymun gözünü açtı
tide turned expr. hava değişti
tide turned expr. rüzgar tersine döndü
if the tables were turned expr. roller değişirse
the wheel has turned full circle expr. dönüp dolaşıp aynı noktaya varma
the wheel has turned full circle expr. dönüp dolaşıp aynı yere gelme
(one's) whole world was turned upside down expr. (birinin) dünyası alt üst olmuş
the tables are turned expr. durum tersine döndü
the tables are turned expr. roller değişti
the tables are turned expr. işler tersine döndü
when your back is turned expr. arkasını dönünce
when your back is turned expr. sırtı dönükken
when your back is turned expr. arkası dönükken
when your back is turned expr. sırtını dönünce
Speaking
he has turned seventy expr. yaşı yetmişi geçti
he has turned seventy expr. yetmiş yaşına bastı
when someone's back is turned expr. sırtı dönükken
when someone's back is turned expr. arkası dönükken
the minute someone's back is turned expr. arkasını döner dönmez
the minute someone's back is turned expr. sırtını döner dönmez
his/her whole world was turned upside down expr. dünyası altüst oldu
his/her whole world turned upside down expr. dünyası altüst oldu
the way things turned out expr. olayların bu hale gelmesi
before everything turned to shit expr. her şey boka sarmadan önce
you turned white as a ghost expr. betin benzin attı
look what they turned it into expr. ne hale getirdiklerine baksana
you turned me upside down expr. beni tersyüz ettin
he turned himself in this morning expr. bu sabah teslim oldu
he turned to cocaine to escape his problems expr. sorunlarından kaçmak için kendini kokaine vermiş
he turned 7 today expr. bugün 7 yaşına girdi
the weather's turned expr. hava bozdu
I tossed and turned all night expr. bütün gece yatakta dönüp durdum
I turned the internet on and off expr. i̇nterneti açıp kapattım
Politics
be turned upside down at the ballot box v. sandığa gömülmek
Technical
turned work n. torna işi
turned off adj. durdurulmuş
turned off adj. kapatılmış
Computer
turned off adj. kapalı
Textile
edge turned n. kıvırma kenar
turned shoe n. ortaçağda giyilen gevşek bir deri ayakkabı türü
turned shoe n. hafif esnek ve tek tabanlı ayakkabı
turned out adj. iyi giyimli
Furniture
all-turned adj. bacakları tornada döndürülerek şekillendirilmiş
Card
turned trump n. iskambilde koz
Slang
turned-on adj. kafa yapan
turned-on adj. modayı takip eden
turned-on adj. azmış
turned-on adj. modern
turned-on adj. modaya uygun
turned-on adj. cinsel yönden uyarılmış
it turned to shit expr. boka sardı
things turned into a shitshow expr. her şey boka sardı