unfair - Turco Inglés Diccionario

unfair

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

unfair — Definition

Significado:
adil olmayan
Pronunciación (IPA):
(AmE /ʌnˈfɛr/ – BrE /ʌnˈfeə/)
Categoría gramatical:
Sıfat
Sinónimo:
unjust, inequitable
Antónimos:
fair, just

Significados de "unfair" en diccionario turco inglés : 19 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
unfair adj. adil olmayan
We think it's unfair.
Bunun adil olmadığını düşünüyoruz.

More Sentences
unfair adj. adil değil
Again, this was unfair to the taxpayers and constituted bad administration.
Yine, bu vergi mükellefleri için adil değildi ve kötü yönetim teşkil ediyordu.

More Sentences
unfair adj. adaletsiz
Experience also shows that this instrument is crude, unfair, redundant and costly.
Deneyimler de bu aracın kaba, adaletsiz, gereksiz ve maliyetli olduğunu göstermektedir.

More Sentences
unfair adj. haksız
She won the contest despite an unfair disadvantage.
Haksız bir dezavantaja rağmen yarışmayı kazandı.

More Sentences
General
unfair adj. insafsız
You're being very unfair, aren't you?
Çok insafsız davranıyorsun, değil mi?

More Sentences
unfair adj. haksız
She won the contest despite an unfair disadvantage.
Haksız bir dezavantaja rağmen yarışmayı kazandı.

More Sentences
Trade/Economic
unfair adj. adil olmayan
We think it's unfair.
Bunun adil olmadığını düşünüyoruz.

More Sentences
Law
unfair adj. haksız
She won the contest despite an unfair disadvantage.
Haksız bir dezavantaja rağmen yarışmayı kazandı.

More Sentences
Politics
unfair adj. adaletsiz
Experience also shows that this instrument is crude, unfair, redundant and costly.
Deneyimler de bu aracın kaba, adaletsiz, gereksiz ve maliyetli olduğunu göstermektedir.

More Sentences
unfair adj. haksız
She won the contest despite an unfair disadvantage.
Haksız bir dezavantaja rağmen yarışmayı kazandı.

More Sentences
General
unfair adj. vicdansız
unfair adj. yanlı
unfair adj. hileli
unfair adj. taraflı
unfair adj. gayrikanuni
unfair adj. kanunsuz
Trade/Economic
unfair adj. yasal olmayan
Sport
unfair n. sportmenlik dışı
Ottoman Turkish
unfair adj. gayrı adil

Significados de "unfair" con otros términos en diccionario inglés turco: 59 resultado(s)

Inglés Turco
General
unfair recruitment n. işçi ayartma
unfair competition n. haksız rekabet
unfair advantage n. haksız avantaj
unfair advantage n. haksız menfaat
unfair advantage n. haksız çıkar
unfair accusation n. haksız suçlama
unfair deal n. kazık (yeme)
unfair deal n. haksız muamele
unfair deal n. üçkağıt
strong and unfair criticism n. ağır ve haksız eleştiri
unfair profit n. haksız kazanç
unfair treatment n. haksız muamele
be unfair v. hak yemek
be unfair to v. haksızlık etmek
be unfair v. haksızlık etmek
be unfair to v. hakkını yemek
be unfair v. hakkını yemek
be regarded as unfair v. haksız bulunmak
be consider unfair v. haksız bulunmak
be unfair v. adil olmamak
be unfair to oneself v. kendine haksızlık etmek
Idioms
play unfair v. kaçak güreşmek
Speaking
life is unfair expr. hayat adaletsiz
you are being unfair to yourself expr. kendine haksızlık ediyorsun
it's unfair of him expr. onun yaptığı haksızlık
that is unfair expr. bu adil değil
Trade/Economic
unfair treatment n. haksız işlem
unfair labor practice n. haksız işgücü uygulamaları
unfair trade practices n. haksız ticari uygulamalar
unfair competition n. haksız rekabet
prevention of unfair competition n. haksız rekabetin önlenmesi
unfair trade n. haksız ticaret
unfair distribution of income n. gelir dağılımı adaletsizliği
unfair competition n. kanunsuz rekabet
unfair labor practices n. haksız işgücü uygulamaları
unfair labor practices n. adil olmayan işgücü uygulamaları
unfair trade practice laws n. haksız ticari uygulama kanunları
unfair competition n. kanunsuz rekabet
unfair commercial practices n. adil olmayan ticari uygulamalar
unfair commercial practices n. haksız ticari uygulamalar
unfair commercial practices directive n. haksız ticari uygulamalar yönergesi
unfair term n. haksız şart/koşul
unfair competition n. haksız rekabet
unfair price assessment board n. haksız fiyat değerlendirme kurulu
Law
offense of unfair competition n. haksız rekabet suçu
unfair comment n. haksız eleştiri
unfair comment n. haksız yorum
unfair competition prevention act n. haksız rekabetin önlenmesi yasası
unfair competition prevention n. haksız rekabetin meni
unfair competition prevention n. haksız rekabetin önlenmesi
unfair competition n. haksız rekabet
unfair competition n. haksız rekabet
Politics
unfair dismissal n. haksız işten çıkarma
unfair terms in consumer contracts n. tüketici sözleşmelerindeki haksız koşullar
unfair competitive practices n. haksız rekabet uygulamaları
advisory committee on unfair pricing practices in maritime transport n. deniz taşımacılığında haksız fiyatlandırma uygulamaları danışma komitesi
unfair competitive advantage n. haksız rekabet üstünlüğü
Telecom
unfair competition n. haksız rekabet
unfair competitive practice n. haksız rekabet uygulaması