volkan - Turco Inglés Diccionario

volkan

Significados de "volkan" en diccionario inglés turco : 5 resultado(s)

Turco Inglés
General
volkan volcano n.
You will find forests, volcanoes and lakes.
Ormanlar, volkanlar ve göller bulacaksınız.

More Sentences
Geography
volkan volcano n.
You will find forests, volcanoes and lakes.
Ormanlar, volkanlar ve göller bulacaksınız.

More Sentences
Geology
volkan volcano n.
You will find forests, volcanoes and lakes.
Ormanlar, volkanlar ve göller bulacaksınız.

More Sentences
volkan vulcano n.
Abbreviation
volkan vol. n.

Significados de "volkan" con otros términos en diccionario inglés turco: 117 resultado(s)

Turco Inglés
General
volkan ilmi volcanology n.
püsküren volkan spitfire n.
sönmemiş volkan spitfire n.
volkan özelliği gösteren volcanity n.
volkan ağzı vent n.
volkan kayağı volcano boarding n.
sönmek (volkan) become extinct v.
Technical
volkan bacası volcanic vent n.
volkan külü ejecta n.
iç mekan volkan fountain n.
çok tabakalı volkan külü mle (multi-layer ejecta) abrev.
Marine
volkan salyangozu volcano snail n.
Astronomy
mars'ta bir volkan olympus mons n.
Environment
volkan lavı yatağı volcanic conduit n.
volkan püskürmesi öncül fenomeni forerunning phenomena of a volcanic eruption n.
volkan bombası volcanic bomb n.
volkan afeti volcanic disaster n.
aktif volkan active volcano n.
volkan zinciri volcanic chain n.
volkan külü volcanic ash n.
volkan püskürmesi volcanic eruption n.
volkan yapısı volcanic edifice n.
volkan tehlikesi volcanic hazard n.
volkan kimyası volcanic chemistry n.
volkan krater crater n.
sönmüş volkan dormant volcano n.
volkan püskürme skalası scale of volcanic eruption n.
volkan tepesinin çökmesi collapse of volcanic edifice n.
volkan breşi volcanic breccia n.
volkan püskürebilme endeksi volcanic expressivity index n.
volkan çamuru akıntısı volcanic mud flow n.
aşırı volkan püskürmesi extremely large volcanic eruption n.
volkan külü toprağı volcanic ash soil n.
deniz dibi volkan püskürmesi subaqueous eruption n.
volkan gazları volcanic gas n.
volkan küllerinin temizlenmesi removal of volcanic ash n.
yapışkan volkan toprağı volcanic cohesive soil n.
volkan kuşağı volcanic belt n.
Geography
volkan konisi cinder cone n.
volkan konisi volcanic cone n.
volkan ağzı volcanic vent n.
kraterinden gazlar çıkan volkan fumarole n.
sadece sülfürlü gazlar çıkan volkan krateri fumarole n.
volkan püskürtme activity n.
endonezya'nın sumbawa adası'nda bulunan bir volkan tambora n.
filipinler'de aktif bir volkan taal n.
kolombiya'da bir volkan tolima n.
meksika'da bir volkan nevado de toluca n.
yeni zelanda'da bir volkan tongariro n.
şili'nin merkezinde bulunan aktif olmayan bir volkan tupungatito n.
alaska'da bulunan aktif bir volkan krateri aniakchak crater n.
alaska'da bulunan aktif bir volkan krateri aniakchak n.
yeni zelanda'daki sönmüş bir volkan egmont n.
peru'nun güneyinde bir sönmüş volkan el misti n.
kenya ve uganda sınırındaki sönmüş bir volkan elgon n.
kenya ve uganda sınırındaki sönmüş bir volkan elgon mount n.
izlanda'da bir volkan hekla n.
kolombiya'da aktif bir volkan galeras n.
alaska'da bir volkan iliamna n.
meksika'da bir volkan pico de orizaba n.
meksika'da faal olmayan bir volkan orizaba n.
meksika'da bir volkan citlaltépetl n.
ekvador'da bir volkan cotacachi n.
ekvador'da bir volkan cotopaxi n.
volkan ağzında görülen kubbe biçimli tepecik dome n.
volkan ağzında görülen kubbe biçimli tepecik volcanic dome n.
kalkan volkan dome n.
kalkan volkan volcanic dome n.
meksika'nın güneyinde aktif olmayan bir volkan citlaltepetl n.
meksika'nın güneyinde aktif olmayan bir volkan pico de orizaba n.
martinik'in kuzeyinde yer alan bir volkan pelée mount n.
martinik'in kuzeyinde yer alan bir volkan pelée n.
meksika'da bir sönmüş volkan pico de orizaba n.
meksika'nın güneydoğusunda bir sönmüş volkan orizaba n.
vaşington'un güneybatısında aktif bir volkan st helens n.
(volkan, gayzer, kaplıca çevresinde bulunan) çamur çukuru paint pot n.
pasto şehri yakınlarında yer alan bir volkan pasto n.
kenarda gelişen volkan, krater gibi oluşumlar ile ilgili parasitic adj.
kenarda gelişen volkan, krater gibi oluşumlara ait parasitic adj.
Geology
bileşik volkan composite volcano n.
kompozit volkan composite volcano n.
sönmüş volkan extinct volcano n.
hareketli volkan active volcano n.
volkan zinciri chain of volcanoes n.
üretken volkan active volcano n.
volkan patlaması volcanic eruption n.
volkan külü volcanic ash n.
volkan bilimi volcanology n.
volkan altı magma odası subvolcanic magma chamber n.
kalkan volkan shield volcano n.
doğu kongo'da aktif bir volkan nyamuragira n.
doğu kongo'da aktif bir volkan nyiragongo n.
küçük volkan taşı lapillus n.
volkan bilimi vulcanology n.
volkan tepesindeki çanak şekilli bir jeolojik oluşum volcanic crater n.
volkan kanalında lavın birleşmesiyle oluşan bir volkanik kaya sütunu volcanic neck n.
volkan bombası bomb n.
volkan bacası core n.
volkan boynu core n.
volkan ağzına giden yolun içindeki malzeme plug n.
(volkan, gayzer, kaplıca çevresinde bulunan) çamur çukuru paintpot n.
volkan altı subvolcanic adj.
volkan kaynaklı olmayan nonvolcanic adj.
patlamayan ancak sönmemiş (volkan) inactive adj.
(kireç taşı, volkan birikintisi) çoklu şekilde gelişen polygenetic adj.
(kireç taşı, volkan birikintisi) çoklu şekilde ortaya çıkan polygene adj.
(kireç taşı, volkan birikintisi) birçok kez meydana gelen polygenic adj.
(kireç taşı, volkan birikintisi) çoklu şekilde ortaya çıkan polygenetic adj.
(kireç taşı, volkan birikintisi) çoklu şekilde ortaya çıkan polygenic adj.
(kireç taşı, volkan birikintisi) birçok kez meydana gelen polygene adj.
(kireç taşı, volkan birikintisi) birçok kez gelişim gösteren polygenic adj.
(kireç taşı, volkan birikintisi) çoklu şekilde gelişen polygenic adj.
(kireç taşı, volkan birikintisi) çoklu şekilde gelişen polygene adj.
(kireç taşı, volkan birikintisi) birçok kez gelişim gösteren polygene adj.
(kireç taşı, volkan birikintisi) birçok kez gelişim gösteren polygenetic adj.
(kireç taşı, volkan birikintisi) birçok kez meydana gelen polygenetic adj.
Sport
volkan kayağı volcano surfing n.