yalandan - Turco Inglés Diccionario

yalandan

Significados de "yalandan" en diccionario inglés turco : 10 resultado(s)

Turco Inglés
General
yalandan colorable adj.
yalandan pretended adj.
yalandan sham adj.
yalandan colourable adj.
yalandan ungenuine adj.
yalandan pretensed [obsolete] adj.
yalandan false adv.
yalandan not seriously adv.
yalandan for appearance sake adv.
yalandan pretendedly adv.

Significados de "yalandan" con otros términos en diccionario inglés turco: 81 resultado(s)

Turco Inglés
General
yalandan yapma simulation n.
yalandan yapma pretense n.
yalandan hasta faker n.
yalandan yemin eden kişi perjurer n.
yalandan yardım isteme cry wolf n.
yalandan yapma feigning n.
yalandan yemin etme perjury n.
yalandan yapma pretence n.
yalandan hasta simulator n.
yalandan hastalanan kişi malingerer n.
yalandan kendini hasta gösteren malingerer n.
gerçekten veya yalandan beğenen kimse affecter n.
yalandan alçakgönüllülük false modesty n.
yalandan olma ungenuineness n.
yalandan inanma make-believe n.
kendini yalandan hasta veya sakat gösterme malingery n.
yalandan tatlı dilli olup dindarlık taslayan ikiyüzlü kimse mawworm n.
yalandan yapma cover n.
yalandan hastalanarak işten kaytaran kimse skulk n.
yalandan hastalanarak işten kaytarma skulking n.
yalandan hastalanarak işten kaytaran kimse skulker n.
yalandan yapmak feign v.
yalandan kendini hasta göstermek malinger v.
yalandan yapmak simulate v.
yalandan yapmak pretend v.
yalandan yapmak sham v.
yalandan yapmak act v.
yalandan imdat diye bağırmak cry wolf v.
yalandan imdat istemek cry wolf v.
yalandan hastalanmak malinger v.
(yalandan) -miş gibi yapmak pretend v.
yalandan ağlamak shed crocodile tears v.
yalandan ağlamak pretend to cry v.
yalandan ağlamak fake cry v.
yalandan yemin etmek misswear v.
yalandan yapmak mock [obsolete] v.
yalandan serpiştirmek fog v.
yalandan yapmak pretense [obsolete] v.
yalandan yapmak sketch v.
yalandan hastalanmak skulk v.
yalandan yapılan false adj.
yalandan tatlı dilli mealymouthed adj.
yalandan yapılmış feigned adj.
yalandan yapılmamış undissembled adj.
yalandan yapmayan unfeigning adj.
yalandan yapılmış voulu adj.
yalandan tatlı dilli mealy adj.
yalandan saygı gösterilen mishallowed adj.
yalandan cana yakın glossy adj.
yalandan öfke ile pouty adj.
yalandan olmadan unpretendingly adv.
Proverb
acı bir gerçek tatlı bir yalandan daha inciticidir the greater the truth the greater the libel
Colloquial
yalandan yapmak front v.
yalandan yemin etmek be forsworn v.
Idioms
yalandan samimi hale-fellow-well-met n.
yalandan alkış golf-clap n.
yalandan alkış golf clap n.
yalandan yüzüne gülen kimse glad-hander n.
yalandan dikkat çekmek için yapılan hareket grandstand play n.
yalandan gülümseme plastic smile n.
yalandan arkadaşlık a judas kiss n.
(bir şeyi) yalandan yapmak go through the motions v.
yalandan alkışlamak golf clap v.
yalandan ağlamak be crying crocodile tears v.
(bir şeyi) yalandan yapmak go through the motions (of doing something) v.
yalandan kim ölmüş denial ain't (just) a river in egypt [cliché] expr.
yalandan kim ölmüş denial is not (just) a river in egypt [cliché] expr.
Speaking
yalandan kim ölmüş! tell me another! expr.
yalandan kim ölmüş! tell me another one! expr.
Law
kendini yalandan hasta veya sakat gösterme malingering n.
yalandan hasta olan malingerer n.
Medical
yalandan bayılma hastalığı wingding n.
Sport
yalandan sakatlanan sporcu diver n.
(futbol) yalandan sakatlanma dive n.
(boks) sonucu önceden belirlenmiş maçta yalandan nakavt olma dive n.
kendini yalandan yere atmak dive v.
Latin
yalandan reddetme accismus n.
Archaic
yalandan değer vermek buckram v.
yalandan yapmak fayne v.
Slang
yalandan yapmak fake it v.
yalandan yapma frontin' expr.