sting - Anglais Turc Phrases
Anglais Turc
sting (arı vb) sokmak v.
  • You can get some severe infections from a fly if it stings you.
  • Sizi sokan bir sinekten bazı ciddi enfeksiyonlar kapabilirsiniz.
  • Last summer, a wasp stung me and I had to go to the emergency room.
  • Geçen yaz bir eşekarısı beni soktu ve acil servise gitmek zorunda kaldım.
  • Tom was stung by a jellyfish.
  • Tom'u bir denizanası soktu.
Show More (11)
sting arı sokmak v.
  • Why do bees die after stinging?
  • Arılar soktuktan sonra neden ölürler?
  • Tom was stung by a bee.
  • Tom'u bir arı soktu.
  • Were you stung by a bee?
  • Arı sokması mı?
Show More (2)
sting (arı vb'de) iğne n.
  • The sting is quite powerful and can be dangerous to humans.
  • İğne oldukça kuvvetlidir ve insanlar için tehlikeli olabilir.
  • The sting is quite powerful and can be dangerous to humans.
  • İğnesi oldukça güçlüdür ve insanlar için tehlikeli olabilir.
  • The sting is quite powerful and can be dangerous to humans.
  • İğnesi bir hayli güçlüdür ve insanlar için tehlikeli olabilir.
Show More (0)
sting acıtmak v.
  • That must sting.
  • Bu acıtıyor olmalı.
  • It stings.
  • Acıtıyor.
Show More (-1)
sting yanmak v.
  • My eyes are stinging from all these onions.
  • Bu soğanlar yüzünden gözlerim yanıyor.
Show More (-2)
sting incitmek v.
  • I was stung by her mean words.
  • Kadının kaba sözlerinden ötürü çok incindim.
Show More (-2)
sting bitki dalaması n.
  • Is the ointment good for nettle stings?
  • Merhem ısırgan otu dalamalarına iyi gelir mi?
Show More (-2)
sting yanma n.
  • All of a sudden, he felt the sting of a jellyfish.
  • Birdenbire bir denizanasının neden olduğu yanmayı hissetti.
Show More (-2)
sting acı n.
  • She couldn't handle the sting of rejection.
  • Reddedilmenin acısını kaldıramıyordu.
Show More (-2)