Dual... - Turc Anglais Dictionnaire

Dual...

Sens de "Dual..." avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 150 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
dual adj. ikili
General
dual nationality n. çifte uyruk
dual carriageway n. çift yönlü yol
dual recording n. ikili kayıt
dual economy n. dual ekonomi
dual nationality n. çifte vatandaşlık
dual code n. ikili kod
dual diagnosis n. çifte tanı
dual conversation n. karşılıklı konuşma
dual memory n. ikili bellek
dual career n. çift kariyerli
dual operation n. ikili işlem
dual coding n. çift kodlama
dual channel n. iki kanallı
dual mode n. ikili mod
dual-process n. ikili işlem
dual-use n. ikili kullanım
dual signature authority n. çift imza yetkisi
dual wielding n. aynı anda her iki el ile silah kullanma
dual wielding n. iki el ile silah kullanma
dual adj. çifte
dual purpose adj. iki işlevli
dual adj. ikici
dual adj. çift yönlü
single or dual adj. tek veya çift
dual adj. iki
dual adj. çift
dual adj. çifteş
dual adj. iki kat
dual-purpose adj. çift amaçlı
dual adj. ayrışık yetki ve hakimiyet alanlarına sahip iki otoriteden oluşan
dual adj. aynı anda iki birimden sadece biri ile çalışabilen
dual adj. birimlerin ikisiyle birden çalışmaya uygun olan
Colloquial
dual income no kids (dink) n. çocuksuz çift
Trade/Economic
dual distribution n. ikili dağıtım
dual trigger contract n. katlamalı etki yaratan sigorta poliçesi
dual pricing n. farklı fiyatlama
dual currency bond n. çifte para birimli tahvil
dual exchange rate system n. ikili kur sistemi
dual syndicate equity offering n. iki sendikalı hisse senetleri arzı
dual currency option n. ikili para birimi opsiyonu
dual trigger contract n. çifte etki yaratan sigorta poliçesi
dual price system n. ikili fiyat sistemi
dual exchange rate n. ikili döviz kuru
dual pricing n. çifte fiyatlama
dual currency bond n. çifte para birikimli tahvil
dual banking system n. ikili bankacılık sistemi
dual market n. iki yanlı tekel piyasası
dual aspect principle n. çift taraflılık ilkesi
dual exchange rate system n. ikili döviz kuru sistemi
dual ownership n. bir malın iki sahibi olması
dual nationality n. çifte vatandaşlık
dual pricing n. iki fiyat koyma
dual labor market hypothesis n. ikili emek piyasası hipotezi
dual-career couples n. iki meslekli çiftler
dual-currency bond n. iki paraya bağlı tahvil
dual valuation n. çifte değerleme
dual exchange rate (system) n. çifte kur sistemi
dual-income family n. çift gelirli aile
dual economy n. ikili ekonomi
dual income n. çifte gelir
dual income n. çift gelir
dual-listed company n. iki ticari şirketin (borsa veya yasal alanlar hariç) belli bir alanda tek bir şirketmiş gibi faaliyet göstermesi
dual purpose adj. çift amaçlı
Law
dual ownership n. çifte sahiplik
dual ownership n. çifte mülkiyet
dual criminality n. bir eylemde her iki tarafta da suç olması
dual criminality n. bir eylemin her iki tarafta da suç olması
dual criminality n. bir eylemin her iki ülkede de suç sayılması
dual procedure offence n. sulh ceza ve/veya ağır ceza mahkemesinde yargılanması yapılabilecek suçlama
dual offence n. sulh ceza ve/veya ağır ceza mahkemesinde yargılanması yapılabilecek suçlama
dual citizenship n. çifte vatandaşlık
dual citizenship n. çifte vatandaşlık
Politics
dual structure n. ikili yapı
dual citizenship n. çifte vatandaşlık
dual executive n. çift başlı yürütme
dual-citizenship n. çifte vatandaşlık
dual office holding n. aynı zamanda iki farklı göreve sahip olma
dual agent n. ikili ajan
dual agent n. iki taraflı çalışan ajan
dual citizen n. çifte vatandaş
dual power n. ikili iktidar
dual entry visa n. çift girişli vize
dual containment policy n. çifte çevreleme politikası
dual mandate n. ikili görev
Insurance
dual valuation n. çifte değerlendirme
Tourism
dual distribution n. çifte dağıtım
Technical
dual recording n. çifte kaydetme
dual pickup n. çift iğneli pikap
dual potentiometer n. çift potansiyometre
dual beta decay n. ikili beta çözünmesi
dual fuel burner n. çift yakıtlı brülör
dual rheostat n. çift reosta
dual pressure boiler n. çift basınçlı kazan
dual stereo amplifier n. çift kanal stereo amplifikatör
dual compression n. çift tesirli sıkıştırma
dual plug inhibit n. çift fişli önleyici
dual pickup n. dual pikap
dual effect compressor n. çift tesirli kompresör
dual thermostat n. çift termostat
dual effect control n. etkili kontrol
dual carriageway n. bölünmüş yol
dual triode n. çift triyot
dual pressure control n. çift basınç kontrolü
dual modulation n. ikili modülasyon
dual diode n. çift diyot
dual fuel boiler n. çift yalıtlı kazan
dual networks n. çifteş devreler
dual duct air conditioning system n. iki kanallı klima sistemi
dual capacitor n. çift kondansatör
dual carburetor n. çift boğazlı karbüratör
dual pair n. çifteş çift
dual effect control n. çift tesirli kontrol
dual graphs n. çifteş çizgeler
dual duct system n. iki kanallı sistem
dual combustion chamber n. çift yanma odası
dual thermostat n. ikili termostat
dual thermostat n. ikili ısıdenetir
dual cable n. çifte kablo
dual effect compressor n. çift etkili kompresör
dual control n. çift kumanda
dual fuel boiler n. çift yakıtlı kazan
dual boolean operation n. çifteş boole işlemi
dual action sander n. çift yönlü titreşimli zımpara makinesi
dual pump n. çift pompa
dual effect control n. çift etkili kontrol
dual-system loudspeakers n. çift sistem hoparlörler
dual-fuel system n. çift yakıt sistemi
dual-fuel engine n. çift yakıtlı makine
dual ignition n. ikili ateşleme
dual reception n. ikili alım
dual wheels n. çift lastikli tekerlek
dual attachment station n. çift erişimli istasyon
dual thrust motor n. çift çekişli motor
dual thrust n. çift çekiş
dual-use component n. iki amaçlı bileşen
dual luminous transmittance n. çift ışık geçirgenliği
dual phase microstructure n. iki evreli içyapı
dual fuel burner n. ikili yakıt yakıcısı
dual phase steels n. iki evreli çelikler
dual fuel burner n. ikili brülör
dual jet technology n. ikili jet teknolojisi
high ductility dual phase steels n. yüksek süneklikli iki evreli çelikler
dual phase heat treatment n. çift evreli ısıl işlem
dual phase steels n. çift evreli çelikler
dual resin bonding n. çift reçineli bağlama
dual bed n. çiftli yatak
dual direction air flow n. çift yönlü hava akışı
dual circuit air brake n. çift devreli havalı fren
dual purpose circular sawing machine n. iki amaçlı dairesel kesme makinesi

Sens de "Dual..." avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 19 résultat(s)

Turc Anglais
General
dual ekonomi dual economy n.
Technical
dual pikap dual pickup n.
dual-enerji x-ray absorbsiyometri yöntemi dxa (dual-energy x-ray absorptiometry) abrev.
Electric
dual pikap dual pickup n.
Medical
dual inervasyon dual innervation n.
dual-enerji dual-energy n.
dual-enerji x-ray absorbsiyometri yöntemi dual-energy x-ray absorptiometry n.
dual-enerji x-ray absorbsiyometri yöntemi dexa n.
dual-enerji x-ray absorbsiyometri yöntemi dexa (dual-energy x-ray absorptiometry) abrev.
Pharmaceutics
siklooksijenaz ve 5-lipooksijenazın dual inhibitörleri dual inhibitors of cyclooxygenase and 5-lipoxygenase n.
Math
dual grubu dual group n.
dual uzay dual space n.
dual tabanı dual basis n.
Statistics
dual süreç dual process n.
dual teoremi dual theorem n.
Physics
karşıt-kendi-dual kütle çekimi anti-self-dual gravity n.
kendi-dual kütle çekimi self-dual gravity n.
Education
dual mesleki eğitim dual vocational education n.
Abbreviation
dual in-line memory module dimm n.