Labyrinth- - Turc Anglais Dictionnaire

Labyrinth-

Sens de "Labyrinth-" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 58 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
labyrinth n. labirent
General
labyrinth n. çapraşık
labyrinth n. içinden çıkılmaz durum
labyrinth n. içkulaktaki girintili boşluk
labyrinth n. dolangaç
labyrinth n. çıkmaz
labyrinth-like adj. labirent gibi
labyrinth-like adj. labirentimsi
labyrinth N. karmaşık yapı
labyrinth N. içinden çıkılması zor durum
Technical
labyrinth ring n. labirent halkası
dummy labyrinth n. dami labirent glendi
labyrinth ring n. labirent bileziği
labyrinth packing n. boğumlu salmastra
labyrinth seal n. boğumlu salmastra
labyrinth seal n. labirent keçe
high-pressure labyrinth packing n. yüksek basınç labirentleri
labyrinth casing n. labirent mahfazası
labyrinth gland casing n. labirent mahfazası
labyrinth gland housing n. labirent mahfazası
labyrinth sheet metal n. labirent sac
labyrinth strip n. labirent şerit
labyrinth disc n. labirent diski
labyrinth gland n. labirent salmastra
labyrinth clearance n. labirent kleransı
labyrinth chamber n. labirent haznesi
labyrinth strip n. labirent bant
labyrinth shaft seal n. labirent tip mil sızdırmazlığı
labyrinth packing n. labirent salmastra
labyrinth seal n. labirent salmastra
labyrinth clearance n. labirent boşluğu
double row labyrinth seal n. çift sıra labirent keçe
Electric
acoustic labyrinth n. akustik labirent
Mechanic
seal gas labyrinth seal system n. sızdırmazlık gazlı labirent conta sistemi
labyrinth n. akışkanlara direnç sağlamak, sızıntıyı önlemek, sıvıları birbirinden ayırmak gibi amaçlara yarayan cihaz
Marine
labyrinth gland n. labirent boğaz glendleri
labyrinth gland n. labirent glend
Medical
labyrinth n. iç kulaktaki labirente benzer boşluk
labyrinth diseases n. labirent hastalıkları
labyrinth n. labirent
vestibular labyrinth n. vestibüler labirent
Anatomy
membranous labyrinth n. zar boşluk
membranous labyrinth n. vücut boşluğu
labyrinth n. kalbur kemiğinde ve gözle burnun üst kısmı arasında bulunan hava odaları kümesi
artery of the labyrinth n. labirentin arter
artery of the labyrinth n. baziler arterin iç kulağı besleyen bir dalı
membranous labyrinth n. içkulaktaki işitme ve denge fonksiyonları ile ilişkilendirilen sıvı dolu zarsı keseler
Marine Biology
labyrinth organ n. labirent organı
labyrinth organ n. labirentli balıklarda bulunan solunum organı.
labyrinth fish n. cennet balığıgiller familyasından, asya ve afrika'ya özgü, akciğer benzeri solunum organı olan dikenli ve kanatlı balıklara verilen ad
labyrinth fish n. labirent balığı
Zoology
bony labyrinth n. kemik labirent
osseous labyrinth n. kemik labirent
Mythology
labyrinth of minos n. minos komutasındaki girit'te, daedalus'un yarı insan-yarı boğa minotor'u hapsetmek için inşa ettiği geniş labirent
labyrinth n. yunan mitolojisinde yarı insan-yarı boğa yaratık minotor'un hapsedildiği yer
labyrinth of minos n. kral minos'un labirenti
labyrinth of minos n. minos labirenti
Engineering
labyrinth n. yüksek performanslı hoparlörün arkasında bulunan, istenmeyen ses dalgalarını absorbe eden hava odalarının oluşturduğu mahfaza