be there for - Turc Anglais Dictionnaire
Historique

be there for

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Sens de "be there for" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 34 résultat(s)

Anglais Turc
General
for there to be no longer any need for v. mahal kalmamak
for there to be no room left for v. mahal kalmamak
Colloquial
be there for the taking v. istediği her iş vs. onun olmak
be there for the taking v. (birinin) istemesi yeterli olmak
be there for the taking v. (birinin) parmaklarının ucunda olmak
be there for the taking v. (birinin) emrine amade olmak
be there for the taking v. (birinin) istediği her iş vs. hazırda olmak
be there for the taking v. istediği her iş vs. ha deyince onun olmak
Idioms
be there for (one) v. (birinin) yanında/arkasında olmak
be there for (one) v. (birine) destek/arka olmak/çıkmak
be there for (one) v. (birine) tam destek vermek
be there for (one) v. (birini) her zaman desteklemek
be there for someone v. (birinin) yanında/arkasında olmak
be there for someone v. (birine) destek/arka olmak/çıkmak
be there for someone v. (birine) tam destek vermek
be there for someone v. (birini) her zaman desteklemek
be there for someone v. (birinin) yanında/arkasında olmak
be there for someone v. (birine) destek/arka olmak/çıkmak
be there for someone v. (birine) tam destek vermek
be there for someone v. (birini) her zaman desteklemek
be there for somebody v. (birinin) yanında/arkasında olmak
be there for somebody v. (birine) destek/arka olmak/çıkmak
be there for somebody v. (birine) tam destek vermek
be there for somebody v. (birini) her zaman desteklemek
be there for the taking v. elinin altında olmak
be there for the taking v. elinde olmak
be there for the taking v. elini sallasa/uzatsa ulaşmak/edinmek
be there for the taking v. parmaklarının ucunda olmak
be there for the taking v. çantada/torbada keklik olmak
be there for the taking v. rahatça/kolayca/hemen ulaşılabilir olmak
be there for the taking v. elde etmesi/ulaşması rahat/kolay olmak
be there for the taking v. ha deyince/dese ulaşmak/edinmek
Speaking
I'll be there for you expr. senin için orada olacağım
there is something to be said for expr. yararına çok şey söylenebilir