Turc - Anglais
Turc - Anglais
Allemand - Anglais
Français - Anglais
Espagnol - Anglais
Anglais Synonymes
Turc - Anglais Phrases
Traduction
Retirer les pubs
Connexion / S'inscrire
Mode sombre
English
English
Türkçe
Français
Español
Deutsch
Traduction
Synonymes
Phrases
Outils
Ressources
A propos de nous
Contact
Connexion / S'inscrire
EN-TR
Turc - Anglais
Allemand - Anglais
Espagnol - Anglais
Français - Anglais
Anglais Synonymes
Turc - Anglais Phrases
Turc - Anglais
Cacher l'historique
Détails de l'historique
Effacer l'historique
Historique :
got angry
alcohol-resistant
concentrate on
abridged application
effervescent bath
servieren
equatorial climate
granada perforante
stoving varnish
Parotiszyste
eye lash
abgeflaut
financing notice
plenary session
loader lockout latch
shady characters
flow gun
boxing ring
Gewehrlauf
impulse generator
diarrheic
low-pressure heating
code de discipline
dc-ac conversion
plácida
between someone
Historique
Phrases
Sens de
"between someone"
dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 2 résultat(s)
Catégorie
Anglais
Turc
Colloquial
1
Colloquial
between someone
expr.
birilerinin arasında
2
Colloquial
between someone
expr.
bir şeylerin arasında
Sens de
"between someone"
avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 138 résultat(s)
Catégorie
Anglais
Turc
Phrasals
1
Phrasals
oscillate between someone and someone
v.
iki şey arasında kalmak (karar verememek)
2
Phrasals
oscillate between someone and someone
v.
iki seçenek arasında kararsız kalmak
3
Phrasals
interpose someone between people
v.
(birini/birilerinin) arasına sokmak
4
Phrasals
split something between (someone and someone else)
v.
(iki kişi) arasında bölüştürmek
5
Phrasals
waver between someone and someone else
v.
iki kişi arasında kararsız kalmak
6
Phrasals
arbitrate between (someone and someone else)
v.
(biriyle diğerinin) aralarını bulmak
7
Phrasals
arbitrate between (someone and someone else)
v.
uzlaştırmak
8
Phrasals
arbitrate between (someone and someone else)
v.
barıştırmak
9
Phrasals
get between (someone or something and someone or something else)
v.
(bir kişi veya şeyle başka bir kişi veya şey/iki kişi veya şey) arasına girmek/sızmak
10
Phrasals
arbitrate between (someone and someone else)
v.
(iki tarafı) uzlaştırmak
11
Phrasals
arbitrate between (someone and someone else)
v.
(iki taraf arasındaki) anlaşmazlığı gidermek/çözmek
12
Phrasals
arbitrate between (someone and someone else)
v.
(iki tarafı) barıştırmak
13
Phrasals
arbitrate between (someone and someone else)
v.
(iki taraf arasındaki) sorunu gidermek/çözmek
14
Phrasals
arbitrate between (someone and someone else)
v.
(iki taraf arasında) anlaşma sağlamak/ara buluculuk yapmak
15
Phrasals
get between (someone or something and someone or something else)
v.
(bir kişi veya şeyi başka bir kişi veya şeyden/iki kişi veya şeyi birbirinden) ayırmak/uzaklaştırmak
16
Phrasals
step between (someone or something)
v.
(iki veya daha çok kişi veya şey) usulca yürümek
17
Phrasals
step between (someone or something and someone or something else)
v.
(iki kişi veya şey) arasına girmek/adım atmak
18
Phrasals
step between (someone or something)
v.
(iki veya daha çok kişi veya şey) dikkatlice yürümek
19
Phrasals
judge between (someone or something and someone or something else)
v.
iki zıt kişi veya şey arasında karar vermek
20
Phrasals
step between (someone or something)
v.
(iki veya daha çok kişi veya şey) arasında yavaş yavaş yürümek
21
Phrasals
judge between (someone or something and someone or something else)
v.
iki zıt kişi veya şey arasında seçim yapmak
22
Phrasals
step between (someone or something)
v.
(iki kişi veya grup) arasındaki anlaşmazlığa karışmak
23
Phrasals
step between (someone or something)
v.
(iki veya daha çok kişi veya şey) parmaklarının ucuna basmak
24
Phrasals
step between (someone or something)
v.
araya girmek
25
Phrasals
step between (someone or something)
v.
(iki veya daha çok kişi veya şey) adımlarını dikkatle atmak
26
Phrasals
step between (someone or something)
v.
(iki kişi veya şey) arasına girmek/adım atmak
27
Phrasals
step between (someone or something)
v.
(iki kişi veya grubu) uzlaştırmak/barıştırmak
28
Phrasals
step between (someone or something)
v.
(anlaşmazlık içindeki iki kişi veya gruba) müdahale etmek
29
Phrasals
step between (someone or something)
v.
(iki kişi veya grup) arasında ara buluculuk yapmak
30
Phrasals
step between (someone or something)
v.
(iki kişi veya grubun) arasını yapmak
31
Phrasals
judge between (someone or something and someone or something else)
v.
(iki veya birkaç şeyden/kişiden birinde) karar kılmak
32
Phrasals
judge between (someone or something) (and someone or something else)
v.
(iki veya bir kaç şey/kişi) arasında seçim yapmak
33
Phrasals
judge between (someone or something) (and someone or something else)
v.
(iki veya birkaç şeyden/kişiden birinde) karar kılmak
34
Phrasals
judge between (someone or something and someone or something else)
v.
(iki veya bir kaç şey/kişi) arasında seçim yapmak
35
Phrasals
judge between (someone or something and someone or something else)
v.
(iki veya birkaç şeyden/kişiden) birine karar vermek
36
Phrasals
judge between (someone or something) (and someone or something else)
v.
(iki veya birkaç şeyden/kişiden) birine karar vermek
37
Phrasals
allocate (something) between (someone or something)
v.
(bir şeyi birilerinin/bir şeylerin) arasında bölüştürmek
38
Phrasals
allocate (something) between (someone or something)
v.
(bir şeyi birilerinin/bir şeylerin) arasında paylaştırmak
39
Phrasals
allocate (something) between (someone or something)
v.
(bir şeyi birilerinin/bir şeylerin) arasında pay etmek
40
Phrasals
alternate between (someone and someone else)
v.
(biriyle başka biri) arasında değişimli/dönüşümlü olmak
41
Phrasals
allocate something between someone or something
v.
bir şeyi birine/bir şeye vermek
42
Phrasals
alternate between (someone and someone else)
v.
(biriyle başka biri arasında) sırayla yapılmak
43
Phrasals
alternate between (someone and someone else)
v.
(biriyle başka biri) arasında gidip gelmek
44
Phrasals
allocate something between someone or something
v.
bir şeyi birine/bir şeye tahsis etmek
45
Phrasals
allocate something between someone or something
v.
bir şeyi birine/bir şeye devretmek
46
Phrasals
allocate something between someone or something
v.
bir şeyi birine/bir şeye tahsis etmek
47
Phrasals
allocate something between someone or something
v.
bir şeyi birine/bir şeye devretmek
48
Phrasals
allocate something between someone or something
v.
bir şeyi birine/bir şeye vermek
49
Phrasals
alternate between (someone and someone else)
v.
(biriyle başka biri arasında) sırayla yapılmak
50
Phrasals
alternate between (someone and someone else)
v.
(biriyle başka biri) arasında değişimli/dönüşümlü olmak
51
Phrasals
alternate between (someone and someone else)
v.
(biriyle başka biri) arasında gidip gelmek
52
Phrasals
come between (someone and someone else)
v.
(iki kişinin) arasında olmak
53
Phrasals
come between (someone and someone else)
v.
(biriyle başka birinin) ilişkisine burnunu sokmak
54
Phrasals
come between (someone and someone else)
v.
(biriyle başka birinin) arasına girmek
55
Phrasals
come between (someone and someone else)
v.
(biriyle başka birinin) arasında yer almak/gelmek
56
Phrasals
come between (someone and someone else)
v.
(biriyle başka birinin) arasında olmak
57
Phrasals
come between (someone and someone else)
v.
(iki kişinin) arasına girmek
58
Phrasals
decide between (someone and someone else)
v.
(biriyle başka biri) arasında bir karar vermek
59
Phrasals
decide between (someone or something)
v.
ikisinin arasından birini seçmek
60
Phrasals
decide between (someone and someone else)
v.
ikisinin arasından birini seçmek
61
Phrasals
decide between (someone or something)
v.
(iki kişi/şey) arasında bir seçim yapmak
62
Phrasals
decide between (someone or something)
v.
(iki kişi/şey) arasında bir karar vermek
63
Phrasals
decide between (someone and someone else)
v.
ikisinin arasında karar vermek
64
Phrasals
decide between (someone and someone else)
v.
(biriyle başka biri) arasında bir seçim yapmak
65
Phrasals
decide between (someone or something)
v.
ikisinin arasında karar vermek
66
Phrasals
differentiate between (someone or something and someone or something else)
v.
(biriyle/bir şeyle birini/bir şeyi) ayırt edilebilir hale getirmek
67
Phrasals
differentiate between (someone or something and someone or something else)
v.
(birini/bir şeyi birinden/bir şeyden) farklı hale getirmek
68
Phrasals
differentiate between (someone or something)
v.
(birini/bir şeyi) ayırt etmek
69
Phrasals
differentiate between (someone or something)
v.
(birini/bir şeyi) ayırmak
70
Phrasals
discern between (someone or something) and (someone or something)
v.
(birini/bir şeyi birinden/bir şeyden) ayırmak
71
Phrasals
differentiate between (someone or something)
v.
(biriyle/bir şeyle biri/bir şey) arasında fark oluşturmak
72
Phrasals
discern between (someone or something) and (someone or something)
v.
(birini/bir şeyi birinden/bir şeyden) ayırt etmek
73
Phrasals
differentiate between (someone or something and someone or something else)
v.
(biriyle/bir şeyle biri/bir şey) arasında fark görmek
74
Phrasals
differentiate between (someone or something)
v.
(biriyle/bir şeyle biri/bir şey) arasında fark görmek
75
Phrasals
discern between (someone or something) and (someone or something)
v.
(biriyle birini/bir şeyle bir şeyi) birbirinden ayırt etmek
76
Phrasals
differentiate between (someone or something)
v.
(birini/bir şeyi birinden/bir şeyden) farklı hale getirmek
77
Phrasals
differentiate between (someone or something and someone or something else)
v.
(biriyle/bir şeyle birini/bir şeyi) ayırt etmek
78
Phrasals
differentiate between (someone or something and someone or something else)
v.
(biriyle/bir şeyle biri/bir şey) arasında ayrım yaratmak
79
Phrasals
differentiate between (someone or something)
v.
(biriyle/bir şeyle biri/bir şey) arasında ayrım yaratmak
80
Phrasals
differentiate between (someone or something and someone or something else)
v.
(biriyle/bir şeyle biri/bir şey) arasında fark oluşturmak
81
Phrasals
differentiate between (someone or something)
v.
(biriyle/bir şeyle birini/bir şeyi) ayırt edilebilir hale getirmek
82
Phrasals
differentiate between (someone or something and someone or something else)
v.
(birini/bir şeyi birinden/bir şeyden) ayırmak
83
Phrasals
discriminate between (someone or something)
v.
(birilerini/bir şeyleri) birbirinden ayırmak/ayırt etmek
84
Phrasals
discriminate between (someone or something)
v.
(birilerini/bir şeyleri) ayırt etmek
85
Phrasals
fluctuate between (someone and someone else)
v.
(biriyle başka biri) arasında tereddüt etmek
86
Phrasals
fluctuate between (someone and someone else)
v.
(biriyle başka biri) arasında muallakta kalmak
87
Phrasals
fluctuate between (someone and someone else)
v.
(biriyle başka biri) arasında kararsız olmak
88
Phrasals
fluctuate between (someone and someone else)
v.
(biriyle başka biri) arasında gidip gelmek
89
Phrasals
get between (someone or something)
v.
(birilerinin/bir şeylerin) arasına girmek
90
Phrasals
get between (someone or something)
v.
(birilerini/bir şeyleri) ayırmak
91
Phrasals
go between (someone or something and someone or something else)
v.
(biriyle/bir şeyle başka birinin/bir şeyin) arasına girmek/sızmak
92
Phrasals
go between (someone or something and someone or something else)
v.
(biriyle/bir şeyle başka birinin/bir şeyin) arasından geçmek/gitmek
93
Phrasals
interpose (one, oneself, or something) between (someone or something)
v.
(birini/kendini/bir şeyi birilerinin/bir şeylerin) arasında konumlandırmak
94
Phrasals
interpose (one, oneself, or something) between (someone or something)
v.
(birini/kendini/bir şeyi birilerinin/bir şeylerin) arasına koymak
95
Phrasals
run between (someone or something)
v.
(birilerinin/bir şeylerin) arasından koşarak/koşup geçmek
96
Phrasals
run between (someone or something)
v.
(birileri/bir şeyler) arasında gidip gelmek
97
Phrasals
run between (someone or something)
v.
(birileri/bir şeyler) arasında koşmak/koşturmak
98
Phrasals
run between (someone or something)
v.
(birilerinin/bir şeylerin) arasından koşmak
99
Phrasals
sandwich (someone or something) between (someone or something else)
v.
(birini/bir şeyi birilerinin/bir şeylerin) arasına sıkıştırmak
100
Phrasals
stand between (someone or something) and (someone or something)
v.
(biriyle/bir şeyle birinin/bir şeyin) arasına girmek
101
Phrasals
stand between (someone or something) and (someone or something)
v.
(biriyle/bir şeyle birinin/bir şeyin) arasında durmak/yer almak
102
Phrasals
vary between (someone or something) and (someone or something else)
v.
kişiden kişiye, gruptan gruba değişmek/farklılık göstermek
103
Phrasals
vary between (someone or something)
v.
(iki veya daha fazla kişi, grup) arasında değişmek
104
Phrasals
vary between (someone or something) and (someone or something else)
v.
(biriyle/bir şeyle biri/bir şey) arasında değişmek
105
Phrasals
vary between (someone or something)
v.
kişiden kişiye, gruptan gruba değişmek/farklılık göstermek
106
Phrasals
waver between (someone or something) and (someone or something else)
v.
(biriyle/bir şeyle biri/bir şey) arasında gidip gelmek
107
Phrasals
waver between (someone or something) and (someone or something else)
v.
(biriyle/bir şeyle biri/bir şey) arasında kararsız kalmak
108
Phrasals
wedge between (someone or something)
v.
(iki kişi/şey) arasına sıkıştırmak
109
Phrasals
wedge between (someone or something)
v.
(iki kişi/şey) arasına sıkışmak
110
Phrasals
wedge between (someone or something)
v.
(iki kişi/şey) arasında sıkışıp kalmak
Colloquial
111
Colloquial
between (someone or something) and (someone or something else)
expr.
(biri /bir şey) ile (biri/bir şey) arasında
112
Colloquial
between (someone or something) and (someone or something else)
expr.
(biri /bir şey) ile (biri/bir şey) arasından
Idioms
113
Idioms
hit someone right between the eyes
v.
iki gözünün ortasına vurmak
114
Idioms
hit someone between the eyes
v.
birini şaşırtmak
115
Idioms
hit someone right between the eyes
v.
birini şaşırtmak
116
Idioms
hit someone between the eyes
v.
iki gözünün ortasına vurmak
117
Idioms
put some distance between someone and oneself
v.
birisiyle arasına mesafe koymak
118
Idioms
hit someone in the eye (or between the eyes)
v.
çok etkilemek
119
Idioms
hit someone in the eye (or between the eyes)
v.
vurulmak
120
Idioms
hit someone in the eye (or between the eyes)
v.
hemen dikkatini çekmek
121
Idioms
hit someone in the eye (or between the eyes)
v.
çarpılmak
122
Idioms
hit someone in the eye (or between the eyes)
v.
hemen gözüne çarpmak
123
Idioms
drive a wedge between someone and someone
v.
(iki kişinin) arasını açmak
124
Idioms
drive a wedge between someone and someone
v.
(biriyle birinin) arasına set koymak/çekmek
125
Idioms
drive a wedge between (someone or something)
v.
(birilerinin/bir şeylerin) arasını açmak
126
Idioms
drive a wedge between someone and someone
v.
(biriyle birinin) arasına bariyer koymak
127
Idioms
drive a wedge between someone and someone
v.
(iki kişinin) arasına bariyer koymak
128
Idioms
drive a wedge between someone and someone
v.
(biriyle birinin) arasını bozmak
129
Idioms
drive a wedge between someone and someone
v.
(biriyle birinin) arasını açmak
130
Idioms
drive a wedge between someone and someone
v.
(iki kişinin) arasını bozmak
131
Idioms
drive a wedge between (someone or something)
v.
(birilerinin/bir şeylerin) arasına set koymak/çekmek
132
Idioms
drive a wedge between (someone or something)
v.
(birilerinin/bir şeylerin) arasına bariyer koymak
133
Idioms
drive a wedge between someone and someone
v.
(iki kişinin) arasına set koymak/çekmek
134
Idioms
drive a wedge between (someone or something)
v.
(birilerinin/bir şeylerin) arasını bozmak
135
Idioms
put some distance between someone and someone/something
v.
biriyle biri/bir şey arasına mesafe koymak
136
Idioms
put some distance between (someone or something)
v.
(biriyle/bir şeyle) arasına mesafe koymak
137
Idioms
tell the difference between (someone or something)
v.
(birinden/bir şeyden) ayırt etmek
138
Idioms
tell the difference between (someone or something)
v.
(biriyle/bir şeyle) arasındaki farkı fark etmek
×
Pronunciation in context (
out of
)
Pronunciation of between someone
×
Term Options
Proposer une traduction/Corriger
Français Anglais Dictionnaire
Espagnol Anglais Dictionnaire
Allemand Anglais Dictionnaire
Anglais Synonymes Dictionnaire
Google Images
Merriam Webster
Dictionary.com
The Free Dictionary
Abbreviations
Wikipedia in English
Wikipedia in Turkish
Urban Dictionary
German, LEO
Chinese, Dict.Cn
Spanish, SpanishDict
Russian, Multitran.ru
Medical, MedicineNet
İşaret Dili, Signing Savvy