bring in something - Turc Anglais Dictionnaire
Historique

bring in something

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Sens de "bring in something" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 2 résultat(s)

Anglais Turc
Idioms
bring in something v. (para) kazandırmak
bring in something v. (para) kazanmak

Sens de "bring in something" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 30 résultat(s)

Anglais Turc
General
bring somebody in something v. kazanç getirmek
bring somebody in something v. kazandırmak
bring in something new v. bir ilke imza atmak
Phrasals
bring someone or something in(to) some place v. birini bir yere getirmek/içeri almak
bring someone or something in v. birini bir yere getirmek/içeri almak
bring someone in (on something) v. (bir şeyle ilgili) birini almak
bring someone in (on something) v. (bir şeyle ilgili) birini dahil etmek
bring someone in (on something) v. (bir şeyle ilgili) birini işe katmak
bring someone in (on something) v. (bir şeyle ilgili) birini işin içine katmak
bring someone in (on something) v. (bir şeyle ilgili) birini getirmek
bring something out (in someone) v. (birinin içindeki) bir şeyi ortaya çıkarmak
bring something out (in someone) v. (birinin içindeki) bir şeyi açığa çıkarmak
Idioms
bring (someone or something) out in droves v. (bir yerin) insanlarla dolup taşmasını sağlamak
bring (someone or something) out in droves v. insanların/canlıların ilgisini/dikkatini (bir yere) çekmek
bring (someone or something) out in droves v. insanların/hayvanların (bir yere) üşüşmesini sağlamak
bring someone or something out in droves v. (bir yerin) insanlarla dolup taşmasını sağlamak
bring someone or something out in droves v. insanların/canlıların ilgisini/dikkatini (bir yere) çekmek
bring someone or something out in droves v. insanların/hayvanların (bir yere) üşüşmesini sağlamak
bring something in its wake v. bir şeyi beraberinde getirmek
bring something in its train v. beraberinde getirmek
bring something in its train v. neden olmak
bring something in v. (para) kazanmak
bring something in v. (para) kazandırmak
bring someone or something out in droves v. insanların/hayvanların bir yere akın etmesini/akın akın gelmesini sağlamak
bring someone or something out in droves v. insanları/hayvanları bir yere çekmek için aklını çelmek
bring someone or something out in droves v. insanları/hayvanları bir yere toplamak/çekmek için kandırmak/ayartmak
bring someone or something out in droves v. insanları/hayvanları sürü halinde bir araya getirmek
bring someone or something out in droves v. insanları/hayvanları kalabalık bir grup halinde bir araya toplamak/getirmek
bring someone or something out in droves v. insanları/hayvanları büyük gruplar halinde bir yere çekmek
bring someone or something out in droves v. bir insan/hayvan seli yaratmak