buckwheat - Turc Anglais Dictionnaire

buckwheat

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

buckwheat — Definition

Signification:
karabuğday
Prononciation (IPA):
(AmE /ˈbʌkwiːt/ – BrE /ˈbʌkwiːt/)
Partie du discours:
İsim: buckwheat (uncountable)

Sens de "buckwheat" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 11 résultat(s)

Anglais Turc
General
buckwheat n. karabuğday
Buckwheat pasta has a strong, nutty flavour.
Karabuğday makarnasının yoğun, cevizimsi bir tadı var.

More Sentences
Technical
buckwheat n. karabuğday
Buckwheat pasta has a strong, nutty flavour.
Karabuğday makarnasının yoğun, cevizimsi bir tadı var.

More Sentences
Gastronomy
buckwheat n. karabuğday
Buckwheat pasta has a strong, nutty flavour.
Karabuğday makarnasının yoğun, cevizimsi bir tadı var.

More Sentences
Agriculture
buckwheat n. karabuğday
Buckwheat pasta has a strong, nutty flavour.
Karabuğday makarnasının yoğun, cevizimsi bir tadı var.

More Sentences
General
buckwheat n. kara buğday
buckwheat n. arap darısı
buckwheat n. sert buğday
buckwheat n. karabaş
Gastronomy
buckwheat n. karabuğday unu
Botanic
buckwheat n. kara buğday
buckwheat n. kaliforniya karabuğdayı

Sens de "buckwheat" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 12 résultat(s)

Anglais Turc
General
buckwheat family n. karabuğday familyası
buckwheat cake n. karabuğday keki
Gastronomy
buckwheat flour n. karabuğday unu
Botanic
california buckwheat (erigonum fasciculatum) n. abd'nin batısındaki çöllerde yetişen gevşekbaşlı çalı
buckwheat tree n. abd'nin güneydoğu yakasındaki alçak kıyı kesimlerinde yetişen, parlak yaprakları olan bir ağaç
shale barren buckwheat (eriogonum allenii) n. sarı kuzukulağı
climbing false buckwheat (polygonum scandens) n. tek yıllık, ince, sarılıcı bir bitki
hedge buckwheat (polygonum scandens) n. tek yıllık, ince, sarılıcı bir bitki
silverhull buckwheat n. karabuğday
japanese buckwheat (fagopyrum esculentum) n. karabuğday
wild buckwheat n. kaliforniya karabuğdayı
wild buckwheat n. sarmaşık çobandeğneği