cane - Turc Anglais Dictionnaire

cane

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

cane — Definition

Signification:
baston, kamış
Prononciation (IPA):
(AmE /keɪn/ – BrE /keɪn/)
Partie du discours:
İsim: cane (canes)
Synonymes:
walking stick
Antonymes:
supportlessness

Sens de "cane" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 23 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
cane n. kamış
The baskets they use to transport fruit are made with strips of cane.
Meyve taşımak için kullandıkları sepetler kamış şeritlerinden yapılır.

More Sentences
General
cane n. baston
I have been able to walk with a cane.
Bastonla yürüyebiliyorum.

More Sentences
cane v. sopayla dövmek
The teacher caned the children if they misbehaved or were unable to recite their times tables.
Öğretmen, yaramazlık yapan ya da çarpım tablosunu okuyamayan çocukları sopayla döverdi.

More Sentences
cane n. sopa
cane n. bambu
cane n. şekerkamışı
cane n. değnek
cane n. çubuk
cane n. kırbaçlama için kullanılan ince dallar
cane n. renkli cam çubuk
cane v. dövmek
cane v. hasırlamak
cane v. sopalamak
cane v. baston ile dövmek
cane v. kamışla kaplamak
cane v. hasırla kaplamak
cane v. esnek odunsu malzeme ile desteklemek, tamir etmek
Colloquial
cane v. yenmek
cane v. mağlup etmek
Technical
cane n. cam sopa
Botanic
cane n. ahududu, gül, böğürtlen ve benzeri bitkilerin sapları
cane n. bambu benzeri uzun sert gövdeli otlar
Slang
cane n. kokain

Sens de "cane" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 77 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
sugar cane n. şeker kamışı
General
cane chair n. hasır iskemle
cane sugar n. şekerkamışı
cane sugar n. şekerkamışı şekeri
cane sugar mill n. şekerkamışı fabrikası
cane sugar n. şekerkamışından elde edilen şeker
cane sugar n. şeker kamışı şekeri
candy cane n. baston şekli verilmiş genellikle nane aromalı şeker
molasses cane n. melas
molasses cane n. şeker kamışı
sugar cane n. şekerkamışı şekeri
sword cane n. topuzlu baston
cane rocker n. sallanan sandalye
candy cane n. baston şeker
cane blight n. birçok meyveli çalının saplarını etkileyen bir hastalık
cane mill n. şekerkamışı rafinerisi
cane trash n. (genelde yakıt olarak kullanılan) şeker kamışı artıkları
cane juice rollers n. (genellikle atlar tarafından çekilen) şekerkamışı suyunu çıkarmaya yarayan makaralar
cane trash n. şeker kamışı atıkları
rattan cane n. hint kamışı sapı
malacca cane n. doğu hindistan'da yetilen bir palmiye türünden yapılan bir baston
white cane n. görme engellilerin kullandığı beyaz baston
walk with a limp and a cane v. değnekle topallayarak yürümek
grind sugar cane v. şeker kamışı preslemek
grind sugar cane v. şeker kamışı sıkmak
Trade/Economic
cane sugar n. kamış şekeri
Technical
cane scent n. beyazlama
molasses cane n. melas
sugar cane n. şeker kamışı
molasses cane n. şeker kamışı
cane cutter n. boru keskisi
sugar-cane fork n. şeker kamışı çatalı
Medical
cane dermatitis n. cannes de provence hastalığı
Food Engineering
sugar cane n. şekerkamışı
edible cane molasses n. yenilebilir kamış melası
Gastronomy
sugar cane n. şekerkamışı
Marine Biology
cane toad n. orta ve güney amerika'ya özgü olup avustralya gibi diğer tropik ve subtropikal bölgelerde de görülen büyük ve kahverengimsi bir kara kurbağası
Zoology
cane toad n. dev karakurbağası
cane sugar n. şeker kamışı şekeri
greater cane rat (thryonomys swinderianus) n. büyük baston sıçan
cane rat n. afrika'ya özgü kısa kuyruklu sert tüylü bir kemirgen
cane [dialect] n. dişi gelincik
cane toad n. dev kara kurbağası
cane borer (oberea bimaculata) n. larvaları bitki saplarını delerek bitkinin ölümüne sebep olan bir böcek
queensland cane toad [australia] n. dev kara kurbağası
Botanic
cane reed (arundinaria gigantea) n. abd'nin güneyindeki sık ağaçlık bölgelerde yetişen uzun boylu bir ot
cane grass n. avustralya'nın iç kesimindeki bataklıklarda yetişen uzun sert gövdeli çok yıllık otlar
gentleman's-cane n. kırmızı amarant
gentleman's-cane n. amerika'da yetişen, tüylü sapları ve mor yapraklı kırmızı çiçekleri olan uzun ve gösterişli tropikal tek yıllık bir bitki
wild cane n. borulu org yapımında kullanılan odunsu saplı uzun boylu bir avrupa bitkisi
spanish cane n. borulu org yapımında kullanılan odunsu saplı uzun boylu bir avrupa bitkisi
switch cane n. abd'nin güneyindeki sulak veya nemli bölgelerde yetişen bodur bir sazlık
giant cane n. kargı
giant cane n. borulu org yapımında kullanılan odunsu saplı uzun boylu bir avrupa bitkisi
wild cane n. kargı
small cane n. abd'nin güneyindeki sulak veya nemli bölgelerde yetişen bodur bir sazlık
spanish cane n. kargı
gentleman's-cane n. hanımsallandı
lawyer cane (calamus australis) n. queensland'ın kuzeydoğusunda yetişen uzun, iğneli bir palmiye
giant cane n. çalılıklarda yetişen uzun bir abd çimi
dumb-cane (dieffenbachia seguine) n. ağlayan çiçek
Agriculture
cane sugar mill n. kamış şekeri fabrikası
cane sugar n. kamış şekeri
cane sugar n. şekerkamışı şekeri
cane training n. uzun budama
cane piece n. (karayipler'de) izole şekerkamışı tarlası
noble cane n. türünün en iyisi olan, yüksek şeker içerikli sulu saplı şeker kamışı
plant-cane n. şeker kamışı
Fishery
cane ring n. kamış halkası
split cane n. (olta yapmak için) şeritlere ayrılmış bambu
built cane n. (olta yapmak için) şeritlere ayrılmış bambu
split-cane adj. olta kamışından yapılan
Geography
grand cane n. louisiana eyaletinde yerleşim yeri
Military
swagger cane n. ordu subaylarının taşıdığı bir tür baston
Entomology
grape cane borer n. bostrichidae familyasından olan, çalı ve ağaç dallarına delik açan küçük bir böcek
Slang
cane toad n. queensland’lı
British Slang
cane it v. çok içmek/takılmak