canteen - Turc Anglais Dictionnaire

canteen

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

canteen — Definition

Signification:
kantin, mataralık, yemekhane
Prononciation (IPA):
(AmE /kænˈtiːn/ – BrE /kænˈtiːn/)
Partie du discours:
İsim: canteen (canteens)

Sens de "canteen" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 12 résultat(s)

Anglais Turc
General
canteen n. kantin
The factory workers gathered in the canteen.
Fabrika işçileri kantinde toplanmıştı.

More Sentences
canteen n. matara
The soldier carried a canteen filled with water during the long march.
Asker uzun yürüyüş boyunca su dolu bir matara taşıdı.

More Sentences
Law
canteen n. kantin
The factory workers gathered in the canteen.
Fabrika işçileri kantinde toplanmıştı.

More Sentences
Military
canteen n. matara
The soldier carried a canteen filled with water during the long march.
Asker uzun yürüyüş boyunca su dolu bir matara taşıdı.

More Sentences
General
canteen n. büfe
canteen n. kışla büfesi
canteen N. yemekhane
canteen N. mataralık
Military
canteen n. asker kumanyası
canteen n. askeri market
canteen n. yemek takımlarının konulduğu dolap
canteen n. ordu satış mağazası

Sens de "canteen" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 5 résultat(s)

Anglais Turc
General
canteen keeper n. kantin işleten
school canteen n. okul kantini
mobile canteen n. (asker veya polisler için) açıkhava restoranı
Social Sciences
canteen culture n. kantin kültürü
canteen culture n. polis kuvveti içerisinde, memurların yolsuzluk veya ırkçılık gibi uygulamaları dile getirmesini engellediği iddia edilen gruplaşma