coach - Turc Anglais Dictionnaire

coach

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

coach — Definition

Signification:
antrenör, otobüs
Prononciation (IPA):
(AmE /koʊtʃ/ – BrE /kəʊtʃ/)
Partie du discours:
İsim: coach (coaches); Fiil: coach (coaches – coached – coaching)

Sens de "coach" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 66 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
coach n. otobüs
They are planning a coach trip to Germany.
Almanya'ya bir otobüs gezisi planlıyorlar.

More Sentences
coach n. antrenör
The coach made a motivational speech before the match.
Antrenör maçtan önce motive edici bir konuşma yaptı.

More Sentences
General
coach n. özel hoca
His mother hired a coach for Brian to help him pass the math exams.
Annesi Brian'ın matematik sınavlarını geçmesine yardımcı olması için bir özel hoca tuttu.

More Sentences
coach n. vagon
The company specialized in building luxury coaches for trains.
Şirket, trenler için lüks vagonlar inşa etme konusunda uzmanlaşmıştı.

More Sentences
coach v. hazırlamak
The defendant was probably coached by his lawyer before the court.
Sanık muhtemelen mahkeme öncesinde avukatı tarafından hazırlanmış durumdaydı.

More Sentences
coach v. çalıştırmak
He is coached by his father, Piotr.
Babası Piotr tarafından çalıştırılıyor.

More Sentences
coach v. -e özel ders vermek
Coaching may be required for children who have issues with focusing.
Odaklanma sorunu yaşayan çocuklara özel ders verilmesi gerekebilir.

More Sentences
coach v. koçluk yapmak
She voluntarily coaches the local volleyball team.
Bölge voleybol takımına gönüllü olarak koçluk yapıyor.

More Sentences
Automotive
coach n. otobüs
They are planning a coach trip to Germany.
Almanya'ya bir otobüs gezisi planlıyorlar.

More Sentences
coach n. otobüs
They are planning a coach trip to Germany.
Almanya'ya bir otobüs gezisi planlıyorlar.

More Sentences
coach n. vagon
The company specialized in building luxury coaches for trains.
Şirket, trenler için lüks vagonlar inşa etme konusunda uzmanlaşmıştı.

More Sentences
coach v. çalıştırmak
He is coached by his father, Piotr.
Babası Piotr tarafından çalıştırılıyor.

More Sentences
Railway
coach n. vagon
The company specialized in building luxury coaches for trains.
Şirket, trenler için lüks vagonlar inşa etme konusunda uzmanlaşmıştı.

More Sentences
Aeronautic
coach n. ekonomi sınıfı
Emma flew coach to the USA to save money.
Emma tasarruf etmek için ABD'ye ekonomi sınıfıyla uçtu.

More Sentences
Sport
coach n. antrenör
The coach made a motivational speech before the match.
Antrenör maçtan önce motive edici bir konuşma yaptı.

More Sentences
coach n. koç
Now I am no longer his coach and so I totally changed.
Artık onun koçu değilim ve bu yüzden tamamen değiştim.

More Sentences
Football
coach n. teknik direktör
Who will be the next coach of Real Madrid?
Real Madrid'in yeni teknik direktörü kim olacak?

More Sentences
Volleyball
coach n. koç
Now I am no longer his coach and so I totally changed.
Artık onun koçu değilim ve bu yüzden tamamen değiştim.

More Sentences
General
coach n. posta arabası
coach n. menajer
coach n. ucuz tarifeli bölme
coach n. ekonomi klas
coach n. fayton
coach n. sedir
coach n. limuzin
coach n. yolcu otobüsü
coach n. yolcu arabası
coach n. at arabası
coach n. özel öğretmen
coach n. çok sayıda yolcu taşıyan ve uzun yolculuklarla turlarda kullanılan motorlu, büyük kara taşıtı
coach n. araba
coach n. payton
coach n. özellikle 1930'lu yıllarda kullanılan kutu şekilli bir araba modeli
coach n. bebek arabası
coach n. akılda tutulması gereken kapsamlı kılavuz
coach n. satış koçu
coach n. deneyimsiz satış çalışanlarını eğitip yönlendiren deneyimli satışçı
coach n. eğitmen
coach v. araba ile gezmek
coach v. antrenörlük yapmak
coach v. antrenman yaptırmak
coach v. eğitmek
coach v. özel ders vermek
coach v. yetiştirmek
coach v. -i çalıştırmak
coach v. taşımak
coach v. otobüs sürmek
coach v. koçtan talimat almak
Technical
coach n. demiryolu yolcu vagonu
coach v. otobüse binmek
Automotive
coach n. çalıştırıcı
coach n. çekici
coach n. fayton
coach n. otomobil
coach n. yolcu otobüsü
coach n. yolcu vagonu
coach n. yolcu arabası
coach n. karavan
coach v. yetiştirmek
Railway
coach n. tren vagonu
coach n. yolcu vagonu
coach adv. ekonomi sınıfında
Military
coach n. askeri gemilerde genellikle kaptan tarafından kullanılan kabin
Sport
coach n. çalıştırıcı
Baseball
coach n. vurucuları yönlendiren takım üyesi
coach v. kale koşucusunu yönlendirmek

Sens de "coach" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 150 résultat(s)

Anglais Turc
General
coach dog n. siyah benekli beyaz köpek
post coach n. posta arabası
motor coach n. otobüs
being a coach n. antrenörlük
small coach n. vagonet
coach house n. arabalık
rail coach n. motris
coach station n. otogar
day coach n. yolcu vagonu
motor coach n. motris
coach horse n. fayton atı
coach driver n. şoför
trolley coach n. tramvay vagonu
mail coach n. posta arabası
passenger coach n. yolcu vagonu
slow coach n. ağırkanlı kimse
ambulance coach n. hasta vagonu
saloon coach n. salon vagonu
life coach n. yaşam koçu
hackney coach n. kira arabası
coach driver n. otobüs şoförü
coach driver n. otobüs sürücüsü
coach route n. otobüs hattı
funeral coach n. cenaze arabası
seated coach n. pulman vagon
hackney coach n. at arabası
coach drivers n. otobüs şoförleri
personal life coach n. kişisel yaşam koçu
voice coach n. ses eğitmeni
funeral coach n. cenaze aracı
coach trip n. otobüs gezisi
coach house n. hangar
coach box n. arabacı yeri
coach house n. garaj
coach horse n. araba atı
coach builder n. karoser ustası
coach gate n. araba girişi/kapısı
coach and six n. atlı araba
coach and six n. geniş gezinti aracı
relationship coach n. ilişki koçu
coach station n. otobüs terminali
toddler sports coach n. minikler spor koçu
professional coach n. profesyonel koç
air-conditioned coach n. klimalı otobüs
air-conditioned coach n. havalandırmalı otobüs
tallaho coach n. öküz arabası
tallyho coach n. öküz arabası
lozenge coach n. asil dul kadına ait üzerinde unvan rozetleri çizili fayton
glass coach n. at arabasından daha üstün nitelikli olup günlük veya kısa süreliğine kiralanan ve kişiye özel taşıma yapan fayton
horseless coach n. atsız araba
hockey coach n. hokey koçu
intimacy coach n. ilişki koçu/terapisti
coach-and-four n. dört atlı at arabası
concord coach n. arka kısmında bagaj bölümü olan, geniş ve kapalı bir tür fayton
courtesy coach n. bazı trenlerde engellilere, yaşlılara ve hamile kadınlara ayrılan ilk vagon
courtesy coach n. ücretsiz yolcu taşıyan otobüs
sobriety coach n. alkolü bıraktırma koçu
get off the coach v. otobüsten inmek
get on the coach v. otobüse binmek
board the coach v. otobüse binmek
be caught the eye of a good coach v. iyi bir antrenörün dikkatini çekmek
the coach has left without me expr. otobüs beni almadan gitti
Phrasals
coach someone for something v. birisini bir şeye (yarışma vb) hazırlamak/bir şey için (yarışma vb) yetiştirmek
coach for v. için yetiştirmek
coach up v. '-i yetiştirmek
coach for v. (yarışmaya) hazırlamak/yetiştirmek/çalıştırmak
coach for v. için koçluk yapmak
coach up v. '-i hazırlamak
coach for v. için hazırlamak
coach up v. '-i çalıştırmak
coach up v. -e koçluk yapmak
coach up v. '-i eğitmek
coach for v. için çalıştırmak
Idioms
drive a coach and four horses through v. bildiğini okumak
drive a coach and four horses through v. kuralları hiçe saymak
drive a coach and horses through v. içine etmek
drive a coach and horses through v. bir kuralı bozmak
drive a coach and horses through v. zayıf noktalarını göstererek gözden düşürmek
drive a coach and horses through v. bir düşünceyi çürütmek
drive a coach and horses through something v. zayıf noktalarını bulup göstermek
drive a coach and horses through something v. açık noktalarını bulup göstermek
Trade/Economic
mail coach n. posta arabası
coach company n. otobüs firması
coach company n. otobüs şirketi
Tourism
long distance coach n. ldc uzak mesafe otobüsü
long distance coach with air-condition n. klimalı uzak mesafe otobüsü
coach excursion n. otobüs yolculuğu
coach excursion n. otobüs gezisi
coach tour n. otobüs turu
coach holiday n. otobüsle yapılan tatil
coach holiday n. otobüs tatili
coach party n. seyahat şirketi
Technical
coach bolt n. büyük vida
ambulance coach n. hasta vagonu
coach screw n. kare başlı vida
coach wrench n. poyra anahtarı
coach screw n. trifon vida
bar-coach compartment n. vagon bar bölmesi
observation coach n. panaromik vagon
Construction
folding hinged coach-door n. döner katlama kapı
hinged coach-door n. giriş kapısı
Woodworking
coach screw n. ağaç vidası
Automotive
coach bolt n. büyük cıvata
trailer coach n. karavan
trailer coach n. mobil ev
coach line n. motorlu araçların kaportasına çizilen dekoratif çizgi
coach-built adj. (araç) gövdesi özel üretimli
Transportation
the international occasional carriage of passengers by coach and bus (interbus) n. otobüsle ve otokarla uluslararası arızi yolcu taşımacılığı anlaşması
coach class n. ekonomi sınıfı
Railway
coach bolt n. tifron
mail coach n. posta vagonu
brake ended passenger coach n. furgon bölmeli yolcu vagonu
centre gangway coach n. ortadan geçitli yolcu vagonu
couchette coach n. kuşetli vagon
coach bogie n. yolcu vagonu bojisi
coach underframe n. yolcu vagonu şasisi
coach roof n. yolcu vagon damı
coach framework n. yolcu vagonu sandık iskeleti
coach with side doors n. dıştan kompartıman kapılı yolcu vagonu
coach floor n. yolcu vagonu tabanı
double-deck coach n. iki katlı vagon
slip-coach n. römork
compartment coach n. kompartıman vagonu
luggage coach n. yük vagonu
small coach n. küçük vagon
small coach n. vagonet
luggage coach n. bagaj vagonu
luggage coach n. furgon vagonu
pullman coach n. pulman vagon
accommodation coach n. orta hızda seyreden ve her durakta duran tren
tourist coach n. ucuz turist pulmanı
tourist coach n. turist mevki
trolley coach n. troleybüs
slip coach n. (bağımsız bir istasyonda bırakılabilen) trenin son vagonu
Aeronautic
coach class n. ekonomi sınıfı
fly coach v. ekonomik sınıfta uçmak
Medical
labour coach n. doğum koçu
labor coach n. doğum koçu
labor coach n. doğuma hazırlık derslerinde öğretilen teknikleri kullanmaya teşvik ederek doğum yapan kadına yardımcı olan kimse
labour coach n. doğuma hazırlık derslerinde öğretilen teknikleri kullanmaya teşvik ederek doğum yapan kadına yardımcı olan kimse
birthing coach n. doğum eşlikçisi
Marine Biology
coach whipping n. façunalık
Zoology
hackney coach n. bir ingiliz atı ırkı
Breeding
coach [australia] n. yabani sığır yakalamada kullanılan sahte öküz
Education
student coach n. öğrenci koçu
Military
coach and pupil method n. nezaretçi-öğrenci usulü
coach and pupil method n. karşılıklı eğitim usulü
Sport
head coach n. baş antrenör
team coach n. takım koçu
assistant coach n. yardımcı antrenör