complimentary - Turc Anglais Dictionnaire

complimentary

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

complimentary — Definition

Signification:
iltifat içeren, ücretsiz
Prononciation (IPA):
(AmE /ˌkɑːmplɪˈmɛntri/ – BrE /ˌkɒmplɪˈmɛntrɪ/)
Partie du discours:
Sıfat: complimentary
Synonymes:
laudatory, free
Antonymes:
critical

Sens de "complimentary" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 22 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
complimentary adj. karşılıksız
General
complimentary adj. övgü dolu
Some bosses never are complimentary about their employees' work.
Bazı patronlar çalışanlarının işlerine asla övgü dolu yaklaşmaz.

More Sentences
complimentary adj. ücretsiz
The first drinks are complimentary.
İlk içkiler ücretsizdir.

More Sentences
complimentary adj. iltifat eden
complimentary adj. beleş
complimentary adj. hediye olarak verilen
complimentary adj. övücü
complimentary adj. parasız
complimentary adj. fahri
complimentary adj. kompliman türünden
complimentary adj. onursal
complimentary adj. bedava
complimentary adj. hayranlık belirtici
complimentary adj. övgü niteliğinde
complimentary adj. mültefit
complimentary adj. resmi ve mesleki bir mektubun kapanışını oluşturan (ifade)
complimentary adj. iltifat içeren
complimentary adv. hayranlık belirten
complimentary adv. övgü olarak verilen
Tourism
complimentary n. ikramlık
Technical
complimentary adj. bedava
complimentary adj. hediye olarak

Sens de "complimentary" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 17 résultat(s)

Anglais Turc
General
complimentary food and drink n. ikram hizmeti
complimentary close n. mektubun imzadan önce saygı, sevgi bildiren kısmı
complimentary closing n. mektubun imzadan önce saygı, sevgi bildiren kısmı
Phrases
on a complimentary basis adv. bilabedel
on a complimentary basis expr. karşılıksız olarak
Politics
complimentary vote n. taraflı oy
Tourism
complimentary ticket n. ücretsiz bilet
complimentary upgrade n. ücretsiz upgrade
complimentary accommodation n. ücretsiz konaklama
complimentary ticket n. bir kaybı tazmin etmek amacıyla verilen bedava bilet
complimentary drink n. bedava içki
Telecom
complimentary metal-oxide semiconductor n. tamamlayıcı metal-oksit yarı iletken
complimentary code keying n. tamamlayıcı kod anahtarı
Marine
complimentary ensign n. karasularına girilen ülkenin bayrağı
Linguistics
complimentary closing n. mektubun son bölümündeki selamlama ifadeleri
complimentary close n. mektubun son bölümündeki selamlama ifadeleri
Theatre
complimentary ticket n. serbest giriş kartı