conflicting - Turc Anglais Dictionnaire

conflicting

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

conflicting — Definition

Signification:
çelişen, çatışan
Prononciation (IPA):
(AmE /kənˈflɪktɪŋ/ – BrE /kənˈflɪktɪŋ/)
Partie du discours:
Sıfat
Antonymes:
consistent, compatible

Sens de "conflicting" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 9 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
conflicting adj. çelişkili
Nevertheless, we are today dealing with two conflicting points of view.
Bununla birlikte bugün iki çelişkili bakış açısıyla karşı karşıyayız.

More Sentences
General
conflicting adj. zıt
Her parents have conflicting approaches to child education.
Ebeveynlerinin çocuk eğitimi konusunda birbirine zıt yaklaşımları vardır.

More Sentences
conflicting adj. çelişen
Following this dual purpose, there are conflicting demands.
Bu ikili amacın ardından, birbiriyle çelişen talepler ortaya çıkıyor.

More Sentences
conflicting n. çelişme
conflicting n. çakışma
conflicting adj. tutarsız
conflicting adj. aykırı düşen
conflicting adj. çatışmalı
conflicting adj. çatışan

Sens de "conflicting" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 10 résultat(s)

Anglais Turc
General
conflicting interests n. çıkar çatışması
be torn by conflicting emotions v. zıt duygular içinde olmak
Trade/Economic
conflicting standards n. çelişen standartlar
conflicting national standards n. çelişen ulusal standartlar
Law
conflicting with constitution n. anayasaya aykırı olma
decisions on the unification of conflicting judgments n. içtihadı birleştirme kararları
Politics
conflicting parties n. çatışan taraflar
Computer
conflicting device list n. çakışan aygıt listesi
conflicting changes n. çakışan değişiklikler
Social Sciences
conflicting set of values n. birbirleri ile çelişen değerler dizisi