contingency - Turc Anglais Dictionnaire

contingency

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

contingency — Definition

Prononciation (IPA):
(AmE /kənˈtɪndʒənsi/ – BrE /kənˈtɪndʒənsi/)
Partie du discours:
İsim: contingency (contingencies)
Antonymes:
certainty, inevitability

Sens de "contingency" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 30 résultat(s)

Anglais Turc
General
contingency n. olasılık
They were prepared for all contingencies.
Her türlü olasılığa karşı hazırlıklıydılar.

More Sentences
contingency n. beklenmedik durum
Some Member States already have voluntary insurance for such contingencies.
Bazı Üye Devletlerin bu tür beklenmedik durumlar için halihazırda gönüllü sigortaları bulunmaktadır.

More Sentences
Trade/Economic
contingency n. beklenmedik durum
Some Member States already have voluntary insurance for such contingencies.
Bazı Üye Devletlerin bu tür beklenmedik durumlar için halihazırda gönüllü sigortaları bulunmaktadır.

More Sentences
Computer
contingency n. beklenmedik durum
Some Member States already have voluntary insurance for such contingencies.
Bazı Üye Devletlerin bu tür beklenmedik durumlar için halihazırda gönüllü sigortaları bulunmaktadır.

More Sentences
General
contingency n. beklenmedik olay
contingency n. arıza
contingency n. tesadüf
contingency n. zorunsuzluk
contingency n. beklenmeyen olay
contingency n. ihtimal
contingency n. hizmet sunucusuna hizmeti başarılı biçimde sonuçlandırması durumunda ödeme yapıldığı düzenleme
contingency n. sebep sonuç ilişkisi
contingency n. sözleşme taraflarından birinin, sözleşmenin gereğini belirtilen şekilde yerine getirememesi durumunda diğerine ödemek zorunda olduğu para miktarı
contingency N. acil durum planı
Trade/Economic
contingency n. beklenmedik hal
contingency n. bilanço kalemlerindeki şarta bağlı belirsizlik
contingency n. durumsallık
contingency n. ihtimal
contingency n. ortaya çıkma olasılığı bulunan durum
contingency adj. koşula bağlı
Law
contingency n. gerçekleşmesi şüpheli bir olay
contingency n. tesadüfi olay
contingency n. vakıa
Construction
contingency n. malsahibinin güvencesi
Psychology
contingency n. olumsallık
Logic
contingency n. şarta bağlı olma
contingency n. muhtemel olma
contingency n. şartlı önerme
Statistics
contingency n. dereceli veya sınıflandırılmış iki değişkenin teorik ve gözlemlenen ortak sıklıkları arasındaki ilişki derecesi
Linguistics
contingency n. bağlaç ve bağlı cümle kullanımıyla temel cümlenin anlamının değiştirilmesi

Sens de "contingency" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 107 résultat(s)

Anglais Turc
General
national contingency plan n. ulusal acil durum planı
contingency fund n. ihtiyat fonu
insurance contingency n. sigortalılık süresinin başlangıcı
contingency planning zone n. acil durum planlama alanı
contingency plan n. sakınma planları
contingency plan n. beklenmedik durum planı
contingency measure n. beklenmedik durum önlemi
contingency theory n. olumsallık teorisi
contingency theory n. olumsallık kuramı
contingency plan n. acil durum planı
contingency [obsolete] n. temas
contingency retention stock n. onaylanmış tedarik hedefini ve ekonomik maksatla alıkonma stokunu aşan fakat bazı acil durumlarda kullanılmak üzere elde tutulan malzemeler
contingency [obsolete] n. değme
Trade/Economic
provision for contingency reserve n. adi ihtiyat akçesi
contingency reserves n. yedek akçe
contingency planning n. olası durumlar planlaması
contingency model of leadership n. yönetimde olası durumlar modeli
contingency reserves n. olası durumlar için ayrılan ihtiyat fonu
contingency fund n. olası zararlara karşılık olarak ayrılan fon
contingency reserve n. acil durum yedeği
earnings contingency n. koşula bağlı kazançlar
contingency insurance n. beklenmedik durum sigortası
special contingency reserve n. özel yedek akçe
contingency reserve n. yedek akçe
general contingency reserve n. olası zararlar için genel ihtiyat
contingency table n. ihtimal tablosu
contingency reserve n. ihtiyat akçesi
contingency asset n. şartlı kıymet
contingency fund n. karşılık fonu
contingency annuity n. şartlı ödeme
contingency allowance n. fazla mesai ücreti
sale of contingency n. şartlı satış
sale of contingency n. şarta bağlı satış
contingency table n. kontenjans tablosu
contingency allowance n. fazla çalışma ücreti
contingency asset n. şarta bağlı kıymet
contingency annuity n. şarta bağlı ödeme
coefficient of contingency n. şarta bağlılık katsayısı
coefficient of contingency n. ihtimaliyet katsayısı
coefficient of contingency n. kontenjans katsayısı
contingency table n. şarta bağlılık tablosu
life contingency n. yaşam ihtimali
contingency reserve fund n. olması muhtemel zararları karşılamak için ayrılmış fon
contingency option programme n. emekli maaşı kesinti programı
special contingency reserve n. meydana gelmesi olası zararlar için ayrılmış özel ihtiyat
contingency approach n. durumsallık yaklaşımı
Law
contingency fund n. ihtiyat fonu
contingency reserve n. yedek akçe
contingency reserve n. ihtiyat akçesi
contingency fee n. (avukat) vekalet ücreti
contingency fee n. davanın kazanılması halinde verilen avukatlık hizmeti karşılığında ödenecek avukatlık ücreti
contingency fee n. davanın kazanılması halinde verilen avukatlık hizmeti karşılığında ödenecek avukatlık ücreti
Politics
contingency plans n. acil durum planları
contingency reserve n. ihtiyat akçesi
contingency plan n. olasılık planı
contingency planning n. acil durum planlaması
contingency plan n. acil eylem planı
contingency planning n. ihtimal planı
cpg (contingency planning guidance) n. abd savunma bakanlığı'nın yasal bir görev olarak genelkurmay başkanına her yıl gönderdiği, acil durum planlaması için izlenecek politikaları içeren yazılı kılavuz
contingency planning guidance n. abd savunma bakanlığı'nın yasal bir görev olarak genelkurmay başkanına her yıl gönderdiği, acil durum planlaması için izlenecek politikaları içeren yazılı kılavuz
Institutes
contingency engineering management organization n. üst seviyeli savaş komutanı veya müşterek kuvvet komutanı tarafından ilaveten mühendislik uzmanlığı temin etmek için oluşturulabilen bir kuruluş
Insurance
contingency insurance n. beklenmedik hal sigortası
Technical
contingency plan n. beklenmedik durum plan
contingency planning n. acil durum planlaması
contingency table n. olağanlık çizelgesi
contingency table n. ihtimal tablosu
Computer
contingency percentage n. sapma yüzdesi
contingency plan n. beklenmedik durum planı
contingency measure n. beklenmedik durum planı
Aeronautic
contingency table n. güç veri tablosu
contingency fuel n. yedek meydan yakıtı
contingency rating n. fazla güç
contingency plan n. beklenmedik olay planı
Psychology
contingency theories n. olumsallık teorileri
contingency contract n. olumsallık sözleşmesi
contingency table n. olumsallık tablosu
contingency coefficent n. olumsallık katsayısı
three-term contingency n. üç terimli ilişkisel birim/beklenti
contingency management n. edimsel yöntem
Math
pearson coefficient of contingency n. pearson olağanlık katsayısı
Statistics
coefficient of contingency n. olumsallık katsayısı
contingency table n. olumsallık çizelgesi
contingency table n. çapraz çizelge
folded contingency table n. simetrik çaprazlık tablosu
mean square contingency n. ortalama kare çaprazlığı
partial contingency n. kısmi çaprazlık
square contingency n. karesel çaprazlık
contingency table n. kontenjan tablosu
contingency table n. satır ve sütunlarında farklı değişkenlere ait sıklık dağılımlarını içeren ve böylece değişkenler arasındaki olağanlığı veya ilişkiyi gösteren tablo
Chemistry
contingency table n. ihtimal tablosu
Military
contingency zone fire n. tali ateş bölgesi
contingency analysis n. muhtemel durum analizi
contingency area n. muhtemel durum bölgesi
contingency planning facilities list programme n. muhtemel durum planlama tesisleri listesi programı
contingency operation n. muhtemel durum harekatı
contingency plan n. muhtemel durum planı
contingency re-routing of communications n. muhtemel durum yedek muhabere irtibatı
contingency retaining n. muhtemel ihtiyaç karşılığı alıkonmuş stok
maritime contingency force n. deniz acil kuvveti
contingency force n. gelecekte kullanılabilecek kuvvet
reserve components contingency force n. ihtiyat asli teşkilleri stratejik kuvveti
intelligence contingency funds n. istihbarat ihtimal fonları
complex contingency operations n. askeri kuvvetler ve askeri olmayan kuruluşların birlikte yürüttüğü büyük ölçekli barış operasyonları
contingency planning facilities list program n. muhtemel durum planlama tesisleri listesi programı
contingency response program n. kara ulaşımı varlıklarının gerektiği zaman savunma bakanlığınca öncelikli kullanılabilmesini sağlayan ulaşım usulleri
contingency procedure n. olağandışı fakat öngörülen bir durum karşısında başvurulan usul
contingency zip code n. askeri kuvvetlerin güvenli kullanımı için askeri posta teşkilatının acil durum posta merkezine geçici tahsis ettiği zip kodu