dame - Turc Anglais Dictionnaire

dame

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

dame — Definition

Signification:
hanımefendi, kadın, dame unvanı
Prononciation (IPA):
(AmE /deɪm/ – BrE /deɪm/)
Partie du discours:
İsim: dame (dames)
Synonymes:
lady, matron
Antonymes:
gentleman, sir

Sens de "dame" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 26 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
dame n. hanım
An elder dame asked about you.
Yaşlı bir hanım seni sordu.

More Sentences
dame n. dam asalet unvanı
She was made a Dame by the Queen.
Ona kraliçe tarafından dam asalet unvanı verildi.

More Sentences
General
dame n. yaşlı kadın
Who is this old dame?
Bu yaşlı kadın kim?

More Sentences
Theatre
dame n. (ingiliz pandomiminde) erkek komedyenin oynadığı kadın karakter
My role in the pantomime was a dame.
Pandomimdeki rolüm bir kadın karakterdi.

More Sentences
General
dame n. kadınlara verilen şövalyelik ayarında bir asalet unvanı
dame n. bayan
dame n. anaokulu
dame n. eski hanım
dame n. hatun
dame n. kadın
dame n. kibar kadın
dame n. anaokulu müdiresi
dame n. lordun karısı
dame n. lordun kızı
dame n. (hayvanlar için) dişi ebeveyn
dame n. anne hayvan
dame N. hanımefendi
dame N. dame unvanı
Religious
dame n. tarikat yemini etmiş rahibe
Archaic
dame n. evin hanımı
dame n. ev hanımı
dame n. karı
dame n. eş (kadın)
dame n. şövalye veya baronetin karısı
dame n. şövalye veya baronetin dul eşi
Slang
dame n. karı

Sens de "dame" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 29 résultat(s)

Anglais Turc
General
dame school n. küçük çocuklara okuma yazma eğitimi veren tek öğretmenli okul
notre dame cathedral n. notre dame katedrali
dame [scotland] n. genç bekar kız
dame [scotland] n. evlenmemiş genç kadın
dame [scotland] n. genç bekar kadın
dame [scotland] n. evlenmemiş genç kız
grande dame n. yaşı ve tarihsel önemi nedeniyle değer verilen bina veya kurum
grande dame n. çok saygın yaşlı kadın
grande dame n. alanında saygı duyulan kadın
Colloquial
dizzy with a dame [old-fashioned] adj. bir kadına vurulmuş
dizzy with a dame [old-fashioned] adj. bir kadın aklını başından almış
dizzy with a dame [old-fashioned] adj. bir kadın başını döndürmüş
Idioms
dame partington and her mop n. kaçınılmaz olmasına rağmen inatla değişim ve reformlara direnen kişi
dame partington and her mop n. körü körüne ilerlemeye ve değişime karşı olan kimse
dizzy with a dame [old-fashioned] adj. kafayı kadınlarla bozmuş
dizzy with a dame [old-fashioned] adj. kadın düşkünü
dizzy with a dame [old-fashioned] adj. kadın budalası
Zoology
hake's-dame n. eşek balığı
hake's-dame n. gelincik balığı
Botanic
dame's violet n. akşamyıldızı
dame's gilliflower n. akşamyıldızı
dame's rocket n. akşamyıldızı
dame's violet n. akşamyıldızı
Education
dame school n. (genelde sahibi yaşlı bir kadın olan ve çocuklara bu kişi tarafından okuma yazma eğitiminin verildiği) anaokulu
Geography
notre dame mountains n. apalaş dağları'nın vermont'un yeşil dağları'ndan başlayıp kanada'nın gaspé yarımadası'na kadar uzanan kısmı
notre dame mountains n. notre dame dağları
Chess
dame [obsolete] n. vezir
Slang
frail (frail frame rhyming with dame) n. kadın
frail (frail frame rhyming with dame) n. kadın