depth - Turc Anglais Dictionnaire

depth

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

depth — Definition

Signification:
derinlik, dip, derinlik düzeyi
Prononciation (IPA):
(AmE /depθ/ – BrE /depθ/)
Partie du discours:
İsim: depth (depths)

Sens de "depth" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 52 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
depth n. derinlik
The lake in the centre of the town has a depth of 36 meters.
Kasabanın merkezindeki göl 36 metre derinliğe sahiptir.

More Sentences
General
depth n. derinlik
The lake in the centre of the town has a depth of 36 meters.
Kasabanın merkezindeki göl 36 metre derinliğe sahiptir.

More Sentences
depth n. (durumun vb.) ciddiyet
I don't think that James understands the depth of the situation.
James'in durumun ciddiyetini anladığını sanmıyorum.

More Sentences
depth n. enginlik
Depth of knowledge is the level of understanding required for an activity.
Bilginin enginliği, bir faaliyet için gerekli olan anlayış düzeyidir.

More Sentences
depth n. tüm detaylar
We need to discuss the project in great depth before making a proper plan.
Uygun bir plan yapmadan önce projeyi tüm detaylarıyla tartışmamız gerekiyor.

More Sentences
Technical
depth n. derinlik
The lake in the centre of the town has a depth of 36 meters.
Kasabanın merkezindeki göl 36 metre derinliğe sahiptir.

More Sentences
depth n. derinliği
Early periodontal disease means that the patient has a gingival pocket depth of 4 to 5 millimeters approximately.
Erken periodontal hastalık, hastanın yaklaşık 4 ila 5 milimetre dişeti cebi derinliğine sahip olduğu anlamına gelir.

More Sentences
Automotive
depth n. derinlik
The lake in the centre of the town has a depth of 36 meters.
Kasabanın merkezindeki göl 36 metre derinliğe sahiptir.

More Sentences
Marine
depth n. derinlik
The lake in the centre of the town has a depth of 36 meters.
Kasabanın merkezindeki göl 36 metre derinliğe sahiptir.

More Sentences
General
depth n. koyuluk
depth n. derin yer
depth n. ahlak azlığı
depth n. umman
depth n. dip
depth n. en derin nokta
depth n. bilinçaltı
depth n. yoğunluk
depth n. bolluk
depth n. engin
depth n. en derin bölüm
depth n. en yoğun kısım
depth n. en dip evre
depth n. açıkgözlülük
depth n. çabuk kavrayabilirlik
depth n. zeka
depth n. nüfuz
depth n. keskinlik (göz)
depth n. (içgörü) derinlik
depth n. karmaşıklık
depth n. anlaşılmada güçlük
depth n. ses derinliği
depth n. renk derinliği
depth n. (ses) peslik
depth n. (ses) kalınlık
depth n. orta bölüm
depth n. orta kısım
depth n. orta yer
depth n. merkez
depth N. derinlik düzeyi
Technical
depth n. (duvar veya kol saatinde) çark ile pinyon arasındaki açı
Computer
depth n. renk paleti
Marine
depth n. (kare yelken) baş palamar halatı ile marsipet arasındaki uzunluk
depth n. (velena yelkeni veya bumba) güngörmez yakası devamındaki uzunluk
Anatomy
depth n. vücut bölümleri arasındaki mesafe
Statistics
depth n. (sıralı değer dizisinde) iki değer kademesinden düşük olan
depth n. düşük değer
Military
depth n. işgal edilen alan derinliği
depth n. konuşlanılan alan mesafesi
Photography
depth n. üç boyutluluk
depth n. (fotoğrafta) derinlik
Archaic
depth n. çağrışım derinliği
depth n. çağrışım yoğunluğu

Sens de "depth" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 150 résultat(s)

Anglais Turc
General
depth of winter n. karakış
mean depth n. ortalama derinlik
depth of colour n. renk koyuluğu
depth area duration analysis n. derin alan süre araştırması
depth psychology n. derinlik psikolojisi
depth psychology n. derin psikoloji
depth of winter n. kış ortası
in depth analysis n. derinlemesine analiz
depth bomb n. su bombası
dive time at current depth n. dipte kalma süresi
depth intoxication n. derinlik sarhoşluğu
depth intoxication n. vurgun
intoxication of depth n. derinlik sarhoşluğu
optical depth n. optik derinlik
heating depth n. ısınma derinliği
in-depth analysis n. derinlemesine analiz
in-depth knowledge n. engin bilgi
in-depth research n. derin araştırma
throat depth n. boğaz derinliği
depth of thinking n. düşünce derinliği
depth of thinking n. düşüncenin derinliği
the depth of your eyes n. gözlerindeki derinlik
deepest depth n. en derin nokta
in depth skill system n. derinlemesine yetenek sistemi
in-depth investigation n. derinlemesine araştırma
depth bomb n. sualtı bombası
depth charge n. sualtı bombası
in-depth information n. derinlemesine bilgi
measurement depth n. ölçü derinliği
strength in depth n. derinlerdeki güç
crush depth n. ezilme derinliği
character depth n. karakter derinliği
go into more depth v. bir şeyde derinleşmek
gain depth v. derinlik kazanmak
not to have depth v. derinliği olmamak
get out of one's depth v. altından kalkamayacağı bir işe kalkışmak
get out of one's depth v. boyunu aşacak kadar açılmak
get out of one's depth v. boyunu aşan bir işe karışmak
get out of one's depth v. yüzemeyeceği kadar açılmak
come from the depth of history v. tarihin derinlerinden gelmek
come from the depth of history v. tarihin derinliklerinden gelmek
check the depth v. boy vermek (denizde vb)
feel out of depth v. (bir konu(m)da) rahatsız hissetmek/rahat hissetmemek
feel out of depth v. (yeni başlanan bir işte) deneyim eksikliği hissetmek
feel out of depth v. kendini bir konuda yeteneksiz / beceriksiz hissetmek
out of one's depth adj. bilgi ve kabiliyeti dışında
out of one's depth adj. bilgi ve yeteneği dışında
out of one's depth adj. boyunu aşan
depth moulded adj. derinlik
depth moulded adj. kalıp
in-depth adj. etraflı
in-depth adj. geniş kapsamlı
coming from the depth of history adj. tarihin derinlerinden gelen
coming from the depth of history adj. tarihin derinliklerinden gelen
in-depth adj. tamamen gelişmiş
in-depth adj. dengeli
in depth adv. derinlemesine
in depth adv. tam olarak
beyond one's depth adv. boynunu aşan
beyond one's depth adv. bilgi ve yeteneği dışında
in depth adv. etraflı
beyond one's depth adv. boyunu aşan
beyond one's depth adv. bilgi ve kabiliyeti dışında
in depth adv. bütünüyle
in depth adv. en ince detayına kadar
in depth adv. detaylı olarak
in depth adv. inceden inceye
in depth adv. baştan başa
in depth prep. etraflıca
in depth prep. ayrıntılarıyla
in depth prep. derinliğine
in depth prep. detaylıca
Phrases
out of one's depth n. bilgi düzeyinin üzerinde olma
in the depth of winter expr. kara kışta
in the depth of winter expr. karakışta
out of one's depth expr. anlama kapasitesinin üzerinde olma
Idioms
be out of one's depth v. boyunu aşan işlere kalkışmak
beyond one's depth v. harcı olmamak
be out of one's depth v. harcı olmamak
go out of one's depth v. zorlanmak
go out of one's depth v. zor ya da anlaşılmaz bir işle karşılaşmak
be out of one's depth v. yapması zor olmak
be out of one's depth v. anlaması zor olmak
be out of one's depth v. anlamamak
be out of one's depth v. zor gelmek
be out of one's depth v. boyunu aşmak
beyond one's depth v. boyunu geçmek/aşmak
beyond (one's) depth expr. ayağı yere basmayacak kadar derin yerde
beyond (one's) depth expr. boyunu aşan suda
beyond depth expr. bilgi ve kabiliyeti dışında
beyond depth expr. ayağı yere basmayacak kadar derin yerde
beyond depth expr. harcı olmayan
beyond depth expr. bilgi ve yeteneği dışında
beyond depth expr. boyunu geçen/aşan
out of your depth expr. boyunu aşan
out of depth expr. bilgi ve yeteneği dışında
out of your depth expr. bilgi ve kabiliyeti dışında
out of your depth expr. anlama kapasitesinin üzerinde
out of depth expr. bilgi ve kabiliyeti dışında
out of your depth expr. bilgi düzeyinin üzerinde
out of depth expr. boyunu aşan
out of your depth expr. bilgi ve yeteneği dışında
Speaking
the size of your success depends on the depth of your desire expr. başarınızın büyüklüğü isteklerinizin derinliğine bağlıdır
Trade/Economic
market depth n. pazar derinliği
depth interview n. derinlemesine görüşme tekniği
depth of product line n. mal grubu derinliği
depth analysis n. derin analiz
merchandise depth n. mal derinliği
tonnage depth n. tonaj derinliği
market depth n. piyasa derinliği
depth of the interview n. mülakat derinliği
depth of the interview n. mülakatın derinliği
audit depth n. denetimin derinliği
in-depth interview n. derinlemesine görüşme
in-house production depth n. firmadaki/firma içi üretim derinliği
strategic depth doctrine n. stratejik derinlik doktrini
loss in the market depth n. piyasa derinliğinin kaybolması
Politics
strategic depth n. stratejik derinlik
Tourism
depth marking n. derinlik işareti
Technical
coil depth n. buharlaştırıcı demeti derinliği
depth finder n. derinlik ölçer
depth of foundation n. temel derinliği
depth of deposition n. depozisyon derinliği
mounting depth n. montaj derinliği
penetration depth of the pile n. kazığın gömülü boyu
depth resistance curve of a pile n. bir kazığın derinlik mukavemet eğrisi
depth gauge n. derinlik kumpası
depth micrometer n. derinlik mikrometresi
depth recorder n. derinlik kaydedici
depth of girder n. kiriş yüksekliği
depth of shade n. renk koyuluğu
shallow depth n. sığ derinlik
normal depth n. normal derinlik
depth contour n. eşderinlik eğrisi
snow depth n. kar derinliği
depth curve n. eşderinlik eğrisi
effective depth n. faydalı derinlik
effective depth n. yararlı derinlik
depth of scour n. oyulma derinliği
depth of penetration n. penetrasyon derinliği
depth meter n. derinlik ölçer
investigation depth n. araştırma derinliği
foundation depth n. temel derinliği
depth gauge n. basınç değişimlerini algılayan ve bunları dalgıcın okuması için derinlik ölçüsüne çeviren alet
depth of ratio n. derinlik oranı
stresses in beams of variable depth n. değişken yükseklikli kirişlerdeki gerilmeler
depth dose n. derinlik dozu
sliding depth gauge n. sürgülü derinlik masdarı
depth measuring monitor n. derinlik ölçüm monitörü
depth gauge n. derinlik mikrometresi