driver - Turc Anglais Dictionnaire

driver

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

driver — Definition

Prononciation (IPA):
(AmE /ˈdraɪvər/ – BrE /ˈdraɪvə/)
Partie du discours:
İsim: driver (drivers)
Synonymes:
motorist, catalyst
Antonymes:
passenger, inhibitor

Sens de "driver" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 44 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
driver n. sürücü
This one is the best driver update software app.
Bu, en iyi sürücü güncelleme yazılımı uygulamasıdır.

More Sentences
driver n. şoför
Mr. Stockford is a perfect school bus driver.
Bay Stockford mükemmel bir okul otobüsü şoförüdür.

More Sentences
General
driver n. makinist
The Danish train drivers are ready, and the whistle has sounded today.
Danimarkalı makinistler hazır ve düdük bugün çaldı.

More Sentences
Computer
driver n. sürücü
This one is the best driver update software app.
Bu, en iyi sürücü güncelleme yazılımı uygulamasıdır.

More Sentences
Telecom
driver n. sürücü
This one is the best driver update software app.
Bu, en iyi sürücü güncelleme yazılımı uygulamasıdır.

More Sentences
Automotive
driver n. sürücü
This one is the best driver update software app.
Bu, en iyi sürücü güncelleme yazılımı uygulamasıdır.

More Sentences
Railway
driver n. makinist
The Danish train drivers are ready, and the whistle has sounded today.
Danimarkalı makinistler hazır ve düdük bugün çaldı.

More Sentences
General
driver n. güçlendirici
driver n. hayvan güden kimse
driver n. sert yönetici
driver n. faktör
driver n. arabacı
driver n. etmen
driver n. operatör
driver n. ortadan kaldıran kimse
driver n. def eden kimse
driver n. kovucu
driver n. uçan aracı istenen şekle ya da yere sokan kimse
driver N. (bilgisayar) sürücü yazılımı
driver N. itici güç
Technical
driver n. kaplin
driver n. rayba
driver n. sürgü parçası
driver n. şahmerdan
driver n. zımba
driver n. akıntıyla taşınan kütükleri yönlendiren işçi
driver n. ses üretmek için diyaframlı hoparlörü çalıştıran manyetik cihaz
Computer
driver n. sürücü yazılımı
driver n. uyumcu
Electric
driver n. devrede salınım veya titreşim üretip sürdüren elektrikli cihaz
Automotive
driver n. gündelik otomobil
driver n. sökme / takma aleti
driver n. sökme takma aleti
driver n. tornavida sapı
Railway
driver n. arkadakileri hareket ettiren ilk tekerlek seti
driver n. lokomotif direksiyonu
Marine
driver n. randa bumbasının ucundaki serene kurulan kare yelken
driver n. çok direkli yelkenlide altıncı direk
driver n. çok direkli yelkenlide aşağıda duran yelken
Fishery
driver n. küçük bir tekneyle önden giderek balık sürülerinin ağ kurulurken kaçmalarını önleyen mürettebat üyesi
Sport
driver n. (sopa, raket) vurmaya yarayan spor ekipmanı
driver n. ahşap başlı golf sopası
Ornithology
driver n. wilson bataklık çulluğu
driver n. amerika'ya özgü uzun gagalı bir suçulluğu

Sens de "driver" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 150 résultat(s)

Anglais Turc
General
lorry driver n. kamyoncu
taxi driver n. taksici
tram driver n. vatman
taxi driver n. taksi şoförü
automobile driver education n. otomobil sürücüleri eğitimi
lorry driver n. tırcı
driver licence n. ehliyet
driver's licence n. ehliyet
in the driver's seat n. direksiyonda
driver vantage point n. sürücü yol görüş açısı
driver's cab n. şoför mahalli
driver's cab n. sürücü yeri
automobile driver education n. otomobil sürücüsü eğitimi
driver's license n. sürücü belgesi
cab driver n. taksi şoförü
pen driver n. kalem sürücüsü
locomotive driver n. lokomotif makinisti
truck driver n. kamyoncu
lorry driver n. tır şoförü
cab driver n. taksici
coach driver n. şoför
engine driver n. makinist
hired driver n. kiralık şoför
drunken driver n. sarhoş sürücü
drunk driver n. sarhoş sürücü
careful driver n. dikkatli sürücü
reckless driver n. dikkatsiz sürücü
learner driver n. sürücü adayı
driver applicant n. sürücü adayı
prospective driver n. sürücü adayı
inexperienced driver n. acemi sürücü
student driver n. sürücü adayı
ambulance driver n. ambulans şoförü
chief driver n. kaptan şoför
driver in charge n. kaptan şoför
back-seat driver n. arka koltuk sürücüsü
long-distance driver n. uzun yol sürücüsü
taxi-driver n. taksi şoförü
taxi-driver n. taksici
wagon-driver n. vagon çeker
quill-driver n. yazman
driver's license n. ehliyet
driver's license n. şoför ehliyeti
coach driver n. otobüs şoförü
bus driver n. otobüs sürücüsü
coach driver n. otobüs sürücüsü
bus driver n. otobüs şoförü
taxi driver killer n. taksici katili
school bus driver n. okul servisi sürücüsü
impaired driver n. sarhoş sürücü
lorry driver n. kamyon şoförü
truck driver n. kamyon sürücüsü
lorry driver n. kamyon sürücüsü
truck driver n. kamyon şoförü
driver safety n. sürücü güvenliği
commercial driver's license (usa) n. ticari araç sürücü belgesi
commercial driver's licence (uk) n. ticari araç sürücü belgesi
inexperienced driver n. acemi şoför
learner driver n. acemi şoför
limo driver n. limuzin sürücüsü
limo driver n. limuzin şoförü
limousine driver n. limuzin şoförü
limousine driver n. limuzin sürücüsü
cool driver n. soğukkanlı sürücü
cool-headed driver n. soğukkanlı sürücü
assistant driver n. ikinci şoför
safe driver n. güvenli sürücü
minibus driver n. minibüs şoförü
cart driver n. el arabacı
cart driver n. tornetçi
driver's cap n. şoför kasketi
crazy driver n. çılgın sürücü
racing driver n. otomobil yarışçısı
racing driver n. araba yarışçısı
racing driver n. yarışçı
back-seat driver n. sürücüye ne yapması gerektiğini söyleyip duran kişi
uber driver n. uber taksi şoförü
uber driver n. uber şoförü
uber taxi driver n. uber taksi şoförü
uber taxi driver n. uber şoförü
uber taxi driver n. uber taksi sürücüsü
uber driver n. uber taksi sürücüsü
school bus driver n. (okul) servis şoförü
school bus driver n. okul otobüsü şoförü
race driver n. otomobil yarışcısı
race driver n. araba yarışcısı
race driver n. yarışcı
racecar driver n. araba yarışcısı
racecar driver n. otomobil yarışcısı
race driver n. yarış arabalarını yüksek hızlarda kullanan kişi
camel-driver n. deve binicisi
camel-driver n. deve sürücüsü
l-driver [uk] n. acemi şoför
l-driver [uk] n. sürücü adayı
hack driver n. taksici
hack-driver n. taksici
quill driver n. yazar
livery driver n. taksici
livery driver n. taksi şoförü
ghost-driver n. ters yönde giden sürücü
gunpowder pile driver n. barut patlamasıyla çekici havaya uçan bir tür şahmerdan
river driver n. tekne idarecisi
river driver n. tekneci
river driver n. nehirde sal kullanan kimse
river driver n. nehirde tekne kullanan kimse
owner-driver n. kullandığı aracın sahibi olan sürücü
driver's seat n. en üst yetki ve iktidara sahip olma
drink-driver n. alkollüyken araç kullanan kimse
drug-driver n. uyuşturucu etkisi altındayken araba süren kimse
pile driver n. kuvvetle vuran kimse
pile driver n. yığın taşıma makinesi operatörü
feather driver n. tüyleri döverek hazırlayan kimse
slave driver n. köleleri çalışırken denetleyen amir
seize the driver's license v. ehliyete el koymak
instantly kill the driver v. şoförün olay yerinde ölmesine sebep olmak
suspend driver's licence v. ehliyete el koymak
receive a driver's license v. sürücü belgesi almak
receive a driver's licence v. sürücü belgesi almak
get a driver's license v. sürücü belgesi almak
get a driver's license v. ehliyet almak
get a driver's licence v. sürücü belgesi almak
get a driver's licence v. ehliyet almak
receive a driver's license v. ehliyet almak
receive a driver's licence v. ehliyet almak
pile-driver adj. güçlü
Colloquial
a designated driver n. (alkollü bir mekana gidildiğinde) dönüşte arabayı kullanacak olan dolayısıyla o gece içmeyen kişi
a designated driver n. alkollü kişiyi götüren ayık şoför
sunday driver n. tarlada gezer gibi yavaş araba kullanan sürücü
sunday driver n. yavaş sürüşüyle trafiğin akışını tıkayan veya yavaşlatan sürücü
limo driver n. limuzin şoförü
designated driver n. içkili bir ortamda ayık kalıp arabayı kullanması kararlaştırılan kişi
designated driver n. içkili bir ortamda içki içmeyip arabayı kullanması kararlaştırılan kişi
designated driver n. içkili bir ortamda ayık kalıp alkollü kişileri arabayla bırakacak olan kişi
designated driver n. herkesin içtiği bir ortamda şoför olarak atanan kişi
pile-driver n. güçlü yumruk
pile-driver n. güçlü tekme
Idioms
back-seat driver n. üzerine vazife olmadığı halde gereksiz tavsiye verip akıl öğreten kimse
a back-seat driver n. sürücünün araba sürüşünü eleştiren kişi
a back-seat driver n. bir işin başındaki kimseye uzun öğütler veren kimse
a back-seat driver n. üzerine vazife olmadığı halde gereksiz tavsiye verip akıl öğreten kimse
a back-seat driver n. sürücüye sürekli karışan kişi
a back-seat driver n. başkasının sorumluluğundaki bir şeyi arka planda kontrol etmeye/yönetmeye çalışan kimse
a back-seat driver n. bir işin kontrolünü arka planda elinde tutmak isteyen/tutmaya çalışan kimse
a back-seat driver n. birinin işine sürekli burnunu sokan kimse
a back-seat driver n. kendi sorumluluğunda olmadığı halde bir şeyin kontrolünü alttan alta elinde tutmak isteyen/tutmaya çalışan kimse
a back-seat driver n. bir işin başındaki kimseyi eleştiren kişi
a back-seat driver n. bir işi yapan kişiye sürekli ne yapması gerektiğini söyleyen kimse
a back-seat driver n. sürücüye ne yapması gerektiğini söyleyip duran kişi
be in the driver's seat v. kontrol altında olmak
be in the driver's seat (us) v. kontrolü eline almak