dropper - Turc Anglais Dictionnaire

dropper

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

dropper — Definition

Prononciation (IPA):
(AmE /ˈdrɑːpər/ – BrE /ˈdrɒpə/)
Partie du discours:
İsim: dropper (droppers)
Synonymes:
eyedropper, dispenser

Sens de "dropper" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 20 résultat(s)

Anglais Turc
General
dropper n. damlalık
The pharmacist used a dropper to administer the medicine.
Eczacı, ilacı vermek için damlalık kullandı.

More Sentences
Technical
dropper n. damlalık
The pharmacist used a dropper to administer the medicine.
Eczacı, ilacı vermek için damlalık kullandı.

More Sentences
General
dropper N. damlatıcı
dropper N. bırakan kişi (bağlama göre)
Technical
dropper n. akma borusu
dropper n. üretim sürecinde parçaları ait oldukları haznelere bırakan aygıt
dropper n. sıvıları damlalarla ölçmeye yarayan bir tür hazneli cam boru
dropper n. damıtılmış su iletimine yarayan bir tür ayarlanabilir boru
Computer
dropper n. hedef sisteme kötü amaçlı yazılım indirmek için tasarlanmış yazılım bileşeni
Textile
dropper n. lamel
Railway
dropper n. pandül
Mining
dropper n. taban kayacındaki ana damardan ayrılan yan damar
dropper n. arabayı madendeki kömür taşıma geçitlerinden aşağı indiren işçi
Botanic
dropper n. bazı soğanlı bitkilerde aşağı uzayarak yaprak uçlarında yeni soğan oluşturan filiz
Agriculture
dropper n. fide kazıklarına tohum eken kimse
dropper n. biçerdöverin toprağa tohum bırakan parçası
dropper n. tohum bırakma ekipmanı bulunan biçerdöver
Fishery
dropper n. olta ipinin ucuna takılan sinek
Hunting
dropper n. taşıdığı avı yarı yolda düşüren köpek
Engineering
dropper n. telleri eşit mesafede tutmak için yapılmış çitin dik kısmı

Sens de "dropper" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 34 résultat(s)

Anglais Turc
General
medicine dropper n. damla
name-dropper n. ünlü insanları tanıyormuş gibi hava atan
name-dropper n. ünlü insanları tanıyormuş gibi yaparak çevresinde prim yapmaya çalışan kimse
eye dropper n. göz damlalığı
ring dropper n. kendi düşürdüğü değersiz bir yüzüğü bulmuş gibi yapıp başkasına değerli gibi satmaya çalışan üçkağıtçı
guinea dropper n. kendi düşürdüğü sahte ingiliz altınını o anda bulmuş gibi yapıp başkasına değerli gibi satmaya çalışan üçkağıtçı
Technical
standard dropper n. damıtılmış su iletimine yarayan bir tür ayarlanabilir boru
dropper [africa] n. çit direği
dropper [africa] n. parmaklık dikmesi
normal dropper n. damıtılmış su iletimine yarayan bir tür ayarlanabilir boru
dropper [africa] n. çit kazığı
Computer
trojan dropper n. dosya yükleyen truva atı
Electric
voltage dropper n. voltaj düşürücü
Mining
load dropper n. arabayı madendeki kömür taşıma geçitlerinden aşağı indiren işçi
car dropper n. arabayı madendeki kömür taşıma geçitlerinden aşağı indiren işçi
Medical
medicine dropper n. damlalık
eye dropper n. göz damlası
dropper container n. damlalıklı şişe
dropper applicator n. damlalıklı kapak
tip of the dropper n. damlalığın ucu
Optics
eye dropper n. damlalık
Slang
panty dropper n. tipi veya karizmasıyla kadınların ilgisini çeken erkek
pill dropper n. hap atan kimse
pill dropper n. hapçı
dime-dropper n. ispiyoncu
dime-dropper n. muhbir
dime-dropper n. ajan
dime-dropper n. jurnalci
dime-dropper n. gammaz
pill-dropper n. sürekli hap içen kimse
pill-dropper n. papikçi
pill-dropper n. hap bağımlısı
pill-dropper n. hap atan kimse
pill-dropper n. hapçı