final - Turc Anglais Dictionnaire

final

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

final — Definition

Signification:
son, nihai
Prononciation (IPA):
(AmE /ˈfaɪnəl/ – BrE /ˈfaɪnəl/)
Partie du discours:
Sıfat; İsim: final (finals)
Synonymes:
ultimate, concluding
Antonymes:
initial, preliminary

Sens de "final" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 39 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
final n. final
Despite losing, the team was through to the volleyball final.
Kaybetmelerine rağmen takım voleybol finaline kaldı.

More Sentences
final adj. nihai
We were all pleased with the final results.
Hepimiz nihai sonuçlardan memnun kaldık.

More Sentences
final adj. kesin
However, it is possible to proceed against them, even without a judicial process or final proof.
Bununla birlikte adli bir süreç veya kesin kanıt olmadan da bu kişilere karşı dava açılması mümkündür.

More Sentences
final adj. son
It was definitely the final stroke for him.
Bu onun için kesinlikle son darbeydi.

More Sentences
General
final n. final sınavı
Have you started studying for the finals yet?
Finallere çalışmaya başladın mı?

More Sentences
final adj. bitmiş
Nothing is final yet.
Henüz hiçbir şey bitmiş değil.

More Sentences
final adj. son
It was definitely the final stroke for him.
Bu onun için kesinlikle son darbeydi.

More Sentences
Law
final adj. nihai
We were all pleased with the final results.
Hepimiz nihai sonuçlardan memnun kaldık.

More Sentences
Sport
final adj. final
Are you going to watch the final?
Finali izleyecek misin?

More Sentences
General
final n. son baskı
final n. final karşılaşması
final n. sömestr sonu veya kurs sonu sınavı
final n. son maç
final n. dönem sonu sınavı
final adj. kati
final adj. yıl sonu
final adj. sonuncu
final adj. en son
final adj. kusursuz
final adj. hedef ile ilgili
final adj. amaç ile ilgili
final adj. elde edilecek nesne ile ilgili
final adj. nihai amaca yönelik
Trade/Economic
final adj. (ekonomik artış serisinde) sonuncu
final adj. (emtia) nihai mal haline gelmiş
final adj. (emtia) olduğu gibi kullanılan
final adj. (emtia) ekstra işlem uygulanmayan
Law
final adj. (kanıt, argüman) son
final adj. (kanıt, argüman) sonuncu
final adj. bir üst mahkemeye gidemez
Aeronautic
final n. inişte son yaklaşma safhası
Linguistics
final n. (hece, biçimbirim veya sözcükte) son ses
final n. (hece, biçimbirim veya sözcükte) son harf
final n. (ibrani veya arap alfabesinde) harfin sözcük sonuna gelen biçimi
final adj. (harf formu) sözcük sonunda gelen
final adj. (yan cümle) amacı açıklayan
final adj. (yan cümle) niyeti gösteren
Sport
final n. son maç
Music
final n. (kilise müziğinde) kapanış melodisi

Sens de "final" dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 13 résultat(s)

Turc Anglais
Common Usage
final final n.
Despite losing, the team was through to the volleyball final.
Kaybetmelerine rağmen takım voleybol finaline kaldı.

More Sentences
General
final finals n.
The next day, Phelps participated in two finals.
Ertesi gün Phelps iki finale katıldı.

More Sentences
final finale n.
We're getting close to the big finale!
Büyük finale yaklaşıyoruz!

More Sentences
Sport
final final adj.
Are you going to watch the final?
Finali izleyecek misin?

More Sentences
Music
final finale n.
We're getting close to the big finale!
Büyük finale yaklaşıyoruz!

More Sentences
General
final decider n.
final endgame n.
final play-off n.
final coda n.
final parting adj.
final ending N.
Music
final coda n.
final outro n.

Sens de "final" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 150 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
final say n. son söz
final word n. son söz
General
final decision n. son karar
final say n. son söz
final act n. son senet
cup final n. kupa finali
final quotation n. borsa kapanış fiyatı
final total n. genel toplam
final match n. final maçı
final judgment n. son yargı
final touch n. son rötuş
the final straw n. bardağı taşıran son damla
final perimeter n. nihai çevre
final rinse n. son durulama
final good n. nihai mal
final decision n. nihai karar
final grade n. başarı notu
final report n. final raporu
short and final reply n. kestirme cevap
final farewell to n. son yolculuğuna uğurlama
final velocity n. son hız
final sitting n. kapanış toplantısı
final decision n. son söz
final payment n. son ödeme
final language n. son dil
final situation n. son durum
final examination n. final sınavı
final section n. son bölüm
final participation date n. son katılma tarihi
final participation date n. son katılım tarihi
summit final declaration n. zirve sonuç bildirisi
final port n. varış limanı
final year students n. son sınıf öğrencileri
final year undergraduate student n. üniversite son sınıf öğrencisi
a final year student n. son sınıf öğrencisi
final notice n. son bildirim
final journey n. son yolculuk
final situation n. son durumu
final chapter n. son bölüm
final words n. son sözler
final letter n. son mektup
final reply n. nihai yanıt
final response n. nihai yanıt
final delivery n. son teslimat
final price n. son fiyat
final grade period n. kanaat dönemi
final retouch n. son rötuş
final evaluation n. son değerlendirme
final project n. kesin proje
final design n. kesin proje
final estimate n. ikinci keşif
final form n. nihai şekil
final agreement n. nihai anlaşma
final account n. kesin hesap
final acceptance n. kesin kabul
final controlling element n. son denetim öğesi
final pressure n. bitiş basıncı
final report n. son rapor
final inspection n. son denetim
final certificate measurement n. kesin kabul ölçümü
final exit n. son çıkış
final editing n. son kurgu
final completion n. son tamamlama
final purification n. son temizleme
final certificate n. kesin kabul raporu
final result n. son sonuç
final acceptance n. son kabul
final estimate n. son keşif
final completion n. kesin tamamlama
final pressure n. son basınç
final account n. son hesap
final whistle n. bitiş düdüğü
final acceptance date n. son kabul tarihi
the final move n. (satranç vb) oyunu bitiren son hamle
final preparations n. son hazırlıklar
one's final words n. son sözleri
final act n. kapanış dosyası
final state n. son hal
final resting place n. ebedi istirahatgah
final comment n. nihai yorum
final reminder n. son uyarı
final reminder n. son hatırlatma
the final half of the year n. yılın son yarısı
final tuning n. son ayar/ayarlama
final judgment order n. nihai karar
final judgment order n. kesin hüküm
final draft n. nihai taslak
the final threat n. son tehdit
final point n. son nokta
final assessment n. son değerlendirme
final scene n. final sahnesi
final period n. son dönem
final outcome n. nihai sonuç
grand final n. büyük final
final answer n. nihai yanıt
semi-final n. yarı final
season final (au) n. sezon finali
final countdown n. son geri sayım
final check n. son kontrol
final phase n. son aşama
final judgement n. kesin yargı
the final meters of the race n. yarışın son metreleri
final application date n. başvuru bitiş tarihi
final application date n. son başvuru tarihi
final authority n. nihai otorite
final authority n. son dayanak
final authority n. bir konuda son sözü söyleyen kimse
final impression n. son izlenim
final registration procedures n. kesin kayıt işlemleri
final accomplishment n. nihai başarı
final look n. son bakış
final result n. nihai sonuç
final result n. kesin sonuç
final stage n. son evre
final stage n. kapanış
final cause n. hedeflenen şey
final stage n. sonuç bölümü
final result n. sonuçlanan şey
final result n. netice
final cause n. elde edilmek istenen netice
final plan n. taslakların derlenerek son hale getirildiği plan
final plan n. son plan
final blow n. son darbe
pay one's final respects v. son yolculuğuna uğurlamak
pay one's final respects v. sonsuzluğa uğurlamak
final farewell to v. son yolculuğuna uğurlanmak
set forth one's final opinion in scathing terms v. rest çekmek
be deemed to be final v. nihai olarak kabul edilecek olmak
have the final word v. son sözü söylemek
advance to final v. finale kalmak
advance to final v. finale çıkmak
advance to final v. finale yükselmek
meet someone in final v. final oynamak
play in final v. final oynamak
compete in final v. final oynamak
be final v. kesinlik kazanmak
become final v. kesinlik kazanmak
fail the final exam and need to sit for the make-up exam v. bütünlemeye kalmak
blow the final whistle v. maçın bitiş düdüğünü çalmak
take its final form v. son halini almak
make the final decision v. son kararı vermek
get the final word v. son sözü söylemek
take its final shape v. son şeklini almak
put into final form v. nihai şeklini vermek
place a final judgement on someone v. kesin hüküm vermek (biri hakkında)
place a final judgement on someone v. (biri hakkında) nihai kararı vermek
call someone down for a final interview v. son bir görüşme için çağırmak
call someone for a final interview v. son bir görüşme için çağırmak
make final v. son şeklini vermek
make final v. son halini vermek