flagrant - Turc Anglais Dictionnaire

flagrant

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

flagrant — Definition

Signification:
apaçık, pervasızca yanlış
Prononciation (IPA):
(AmE /ˈfleɪɡrənt/ – BrE /ˈfleɪɡrənt/)
Partie du discours:
Sıfat
Synonymes:
blatant, egregious
Antonymes:
subtle, minor

Sens de "flagrant" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 13 résultat(s)

Anglais Turc
General
flagrant adj. alçakça
She told what happened that night with a flagrant breach of trust.
Alçakça güvenimizi kırarak o gece yaşananları tek tek anlattı.

More Sentences
flagrant adj. göze batan
flagrant adj. pervasız (suç işleyen kimse)
flagrant adj. aşikar
flagrant adj. göze batan (ahlaksızlık)
flagrant adj. rezil
flagrant adj. pek çirkin
flagrant adj. çirkin
flagrant adj. alenen yapılan
flagrant adj. alenen yapan
flagrant adj. fasık-ı mütecahir
flagrant adj. apaçık
flagrant N. pervasızca yanlış

Sens de "flagrant" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 29 résultat(s)

Anglais Turc
General
flagrant waste of resources n. kaynakların fütursuzca/göz göre göre/alenen harcanması/heba edilmesi
flagrant [obsolete] adj. parlak
flagrant [obsolete] adj. yalazlı
flagrant [obsolete] adj. yanıcı
flagrant [dialect] adj. kokulu
flagrant [dialect] adj. hoş kokulu
flagrant [obsolete] adj. hararetli
flagrant [obsolete] adj. yakan
flagrant [dialect] adj. ıtırlı
flagrant [obsolete] adj. kızgın
flagrant [obsolete] adj. (savaş, yarış) şiddetle devam eden
Law
flagrant offence n. meşhut suç
flagrant offence n. cürmümeşhut
flagrant offense n. meşhut suç
flagrant violation n. aleni ihlal
flagrant violation n. açık ihlal
flagrant offence n. aleni suç
flagrant offence n. takibe alınmış suç
flagrant offense n. şahit olunmuş suç
flagrant offence n. kişinin memurluk gibi görevlerde çalışmasını yasaklayan suç
flagrant offense n. aleni suç
flagrant offense n. takibe alınmış suç
flagrant offense n. kişinin memurluk gibi görevlerde çalışmasını yasaklayan suç
flagrant offense n. cürmümeşhut
flagrant offence n. şahit olunmuş suç
Politics
flagrant necessity n. acil ihtiyaç
flagrant necessity n. belirgin gereksinim
Basketball
flagrant foul n. sportmenlik dışı faul
flagrant foul n. oyuncunun rakibiyle gereksiz veya aşırı temas kurması sebebiyle verilen faul