fleeting - Turc Anglais Dictionnaire

fleeting

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

fleeting — Definition

Signification:
geçici, kısa süreli
Prononciation (IPA):
(AmE /ˈfliːtɪŋ/ – BrE /ˈfliːtɪŋ/)
Partie du discours:
Sıfat
Synonymes:
transient
Antonymes:
lasting

Sens de "fleeting" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 9 résultat(s)

Anglais Turc
General
fleeting adj. geçici
Democracy is still a fleeting ideal.
Demokrasi hala geçici bir idealdir.

More Sentences
fleeting adj. kısa süren
The fleeting moments of happiness were a sweet memory for the family.
Kısa süren mutlu anları aile için tatlı bir hatıra oldu.

More Sentences
fleeting adj. kısa
There is not even a fleeting reference to the hundreds of weapons discovered at President Arafat's headquarters.
Başkan Arafat'ın karargahında bulunan yüzlerce silaha kısa bir atıf bile yok.

More Sentences
fleeting adj. kısa süreli
What is happening in Madagascar is something much more serious which warrants much more than fleeting attention.
Madagaskar'da yaşananlar ise çok daha ciddi ve kısa süreli bir ilgiden çok daha fazlasını gerektiriyor.

More Sentences
fleeting adj. çabuk geçen
fleeting adj. uçup giden
fleeting adj. fani
fleeting adj. (zaman) kısa
fleeting adj. anlık

Sens de "fleeting" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 6 résultat(s)

Anglais Turc
Colloquial
a fleeting glance n. şöyle bir bakma
a fleeting glance n. hızlıca bakma
Idioms
fleeting glance n. şöyle bir bakma
fleeting glance n. hızlıca bakma
fleeting glance n. göz ucuyla bakma/görme
Military
fleeting target n. süratle geçen hedef