| Anglais | Turc | |||
|---|---|---|---|---|
| General | ||||
| General | incurable adj. | amansız | ||
|
The hand said, 'The king has an incurable disease. We need his heir in the capital.' Kralın el'i dedi ki, 'Kral amansız bir hastalığa yakalandı. Varisinin başkente gelmesini istiyoruz.' More Sentences |
||||
| General | incurable adj. | tedavi edilemez | ||
|
That's incurable. Bu tedavi edilemez. More Sentences |
||||
| General | incurable adj. | çaresiz | ||
|
According to Tom's doctors, his condition is incurable. Tom'un doktorlarına göre onun durumu çaresiz. More Sentences |
||||
| General | incurable adj. | tedavisiz | ||
|
Bautista Barandalla, a Navarrian prisoner, suffers from an incurable illness. Navarralı bir mahkum olan Bautista Barandalla, tedavisi mümkün olmayan bir hastalıktan muzdarip. More Sentences |
||||
| General | incurable adj. | tedavisi olmayan | ||
|
She suffers from an incurable disease. Tedavisi olmayan bir hastalıktan muzdarip. More Sentences |
||||
| General | incurable adj. | uslanmaz | ||
|
My wife is an incurable pessimist. Karım uslanmaz bir kötümserdir. More Sentences |
||||
| General | incurable adj. | düzelmez | ||
|
According to Tom's doctors, his condition is incurable. Tom'un doktorlarına göre onun durumu düzelmez. More Sentences |
||||
| General | incurable n. | tedavi edilemez kimse | ||
| General | incurable adj. | dermansız | ||
| General | incurable adj. | onulmaz | ||
| General | incurable adj. | onmaz | ||
| General | incurable adj. | devasız | ||
| General | incurable adj. | şifa bulmaz | ||
| General | incurable adj. | şifasız | ||
| General | incurable adj. | iyi olmaz | ||
| General | incurable adj. | tedavisi imkansız | ||
| General | incurable adj. | iyileşmez | ||
| General | incurable adj. | kontrol dışı | ||
| General | incurable adj. | değişme olasılığı olmayan | ||
| Law | ||||
| Law | incurable adj. | iyileştirilemez | ||
| Anglais | Turc | |
|---|---|---|
| General | ||
| General | incurable disease n. | tedavisi olmayan hastalık |
| General | be incurable (disease) v. | çaresiz olmak |
| General | suffer from an incurable disease v. | tedavisi olmayan bir hastalığın pençesine düşmek |
| General | fall victim to an incurable disease v. | tedavisi olmayan bir hastalığın pençesine düşmek |
| General | fall victim to an incurable disease v. | tedavi edilemeyen bir hastalığın pençesine düşmek |
| General | suffer from an incurable disease v. | tedavi edilemeyen bir hastalığın pençesine düşmek |
| Speaking | ||
| Speaking | he caught some incurable illness expr. | amansız bir hastalığa yakalandı |