intruder - Turc Anglais Dictionnaire

intruder

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

intruder — Definition

Signification:
izinsiz giren kişi
Prononciation (IPA):
(AmE /ɪnˈtruːdər/ – BrE /ɪnˈtruːdə/)
Partie du discours:
İsim: intruder (intruders)
Synonymes:
trespasser, interloper
Antonymes:
guest

Sens de "intruder" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 15 résultat(s)

Anglais Turc
General
intruder n. davetsiz misafir
There is no place for intruders in our group.
Bizim grubumuzda davetsiz misafirlere yer yok.

More Sentences
Law
intruder n. (başkasının mülküne) izinsiz giren
The sensors detect an intruder in the area.
Sensörler bölgede izinsiz giren birini tespit ediyor.

More Sentences
Military
intruder n. işgalci
Bill was killed by an intruder.
Bill bir işgalci tarafından öldürüldü.

More Sentences
General
intruder n. zorla giren şey
intruder n. zorla giren kimse
intruder n. davetsiz gelen misafir
intruder N. izinsiz giren kişi
Law
intruder n. başkasının arsasına tecavüz eden
intruder n. başkasının mülküne tecavüz eden
intruder n. fuzuli şagil
intruder n. mütecaviz
Informatics
intruder n. izinsiz giren
Military
intruder n. izinsiz giriş yapan
intruder n. intruder uçağı
intruder n. mütecaviz

Sens de "intruder" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 9 résultat(s)

Anglais Turc
General
intruder alarm system n. hırsız alarm sistemi
Technical
intruder alarm system n. hırsız alarm sistemi
Computer
intruder lockout expr. davetsiz dışarda
Military
intruder mission n. sızma harekatı
intruder mission n. taciz harekatı
intruder operation n. hava baskın harekatı
joint service interior intruder detection n. birleşik hizmet içi izinsiz giriş tespiti
intruder operation n. üs yakınındaki düşman uçaklarını yok etmeyi amaçlayan saldırı operasyonu
Star Wars
intruder-class starfighter n. mütecavizci-sınıfı yıldız savaşçısı