juxtaposes - Turc Anglais Dictionnaire

juxtaposes

juxtaposes — Definition

Signification:
yan yana koymak
Prononciation (IPA):
(AmE /ˌdʒʌkstəˈpoʊz/ – BrE /ˌdʒʌkstəˈpəʊz/)
Partie du discours:
Fiil: juxtapose (juxtaposes – juxtaposed – juxtaposing)
Synonymes:
place side by side
Antonymes:
separate

Sens de "juxtaposes" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 6 résultat(s)

Anglais Turc
General
juxtapose v. yan yana getirmek
The artist juxtaposed classical and popular art.
Sanatçı klasik ve popüler sanatı yan yana getirmiştir.

More Sentences
juxtapose v. dizmek
juxtapose v. sıralamak
juxtapose v. birbirine yakın koymak
juxtapose v. yan yana koymak
juxtapose v. karşılaştırmak için yan yana koymak

Sens de "juxtaposes" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 16 résultat(s)

Anglais Turc
Phrasals
juxtapose (someone or something) with (someone or something else) v. (iki şeyi/kişiyi) yan yana getirmek
juxtapose (someone or something) with (someone or something else) v. (bir şeyi/kişiyi başka bir şeyle) karşılaştırarak düşünmek/değerlendirmek
juxtapose (someone or something) with (someone or something else) v. (bir şeyi/kişiyi başka bir şeyle) karşılaştırarak incelemek
juxtapose (someone or something) with (someone or something else) v. (iki şeyi/kişiyi) yan yana koyup karşılaştırmak
juxtapose (someone or something) to (someone or something else) v. (birini/bir şeyi başka biriyle/bir şeyle) karşılaştırarak incelemek
juxtapose (someone or something) to (someone or something else) v. (birini/bir şeyi başka biriyle/bir şeyle) yan yana koyup karşılaştırmak
juxtapose (someone or something) to (someone or something else) v. (birini/bir şeyi başka biriyle/bir şeyle) karşılaştırarak düşünmek/değerlendirmek
juxtapose (someone or something) to (someone or something else) v. (birini/bir şeyi başka biriyle/bir şeyle) yan yana getirmek
juxtapose someone or something to someone or something v. birini/bir şeyi biriyle/bir şeyle yan yana getirmek
juxtapose someone or something to someone or something v. birini/bir şeyi biriyle/bir şeyle karşılaştırarak incelemek
juxtapose someone or something to someone or something v. birini/bir şeyi biriyle/bir şeyle yan yana koyup karşılaştırmak
juxtapose someone or something to someone or something v. birini/bir şeyi biriyle/bir şeyle karşılaştırarak düşünmek/değerlendirmek
juxtapose to v. ile yan yana getirmek
juxtapose to v. ile karşılaştırarak incelemek
juxtapose to v. ile karşılaştırarak düşünmek/değerlendirmek
juxtapose to v. ile yan yana koyup karşılaştırmak