landmark - Turc Anglais Dictionnaire

landmark

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

landmark — Definition

Signification:
simge yapı, dönüm noktası
Prononciation (IPA):
(AmE /ˈlændˌmɑːrk/ – BrE /ˈlændˌmɑːk/)
Partie du discours:
İsim: landmark (landmarks)

Sens de "landmark" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 30 résultat(s)

Anglais Turc
General
landmark n. dönüm noktası
The discovery of the Americas is a landmark in colonisation history.
Amerika kıtasının keşfi, sömürgecilik tarihinde bir dönüm noktası olmuştur.

More Sentences
landmark n. sembol yapı
We passed several landmarks on our way.
Yolumuz üzerinde birkaç sembol yapının önünden geçtik.

More Sentences
landmark n. sınır işareti
landmark n. herhangi bir şeyin yerini gösteren işaret
landmark n. uzaklardan kolaylıkla fark edilen (topografik özellik/yüksek bina vb)
landmark n. işaret
landmark n. yön bulma işareti
landmark n. sınır taşı
landmark n. kent simgesi
landmark n. röper
landmark n. doğal sınır işareti
landmark n. konuda geçen önemli nokta
landmark n. belirgin yer veya nesne
landmark n. belirgin yer
landmark n. sembol tarihi miras
landmark n. sembol varlık
landmark n. hudut işareti
landmark n. nirengi noktası
landmark n. kilometre taşı
landmark n. dikkat çekici nesne veya yer
landmark v. sembol yapı statüsüne getirmek
landmark v. sembol yapı ilan etmek
landmark N. simge yapı
Technical
landmark n. belirli nokta
Architecture
landmark n. alışılmışın dışında bir tarihi özelliği bulunan ve genelde göze hitap eden yapı
Marine
landmark n. referans olarak seçilen yapay veya doğal nesne
Medical
landmark n. cerrahi işlemlerde yapıların yön ve konumlarını belirlemede referans olarak kullanılan anatomik yapı
landmark n. vücutta veya iskelette ölçüm referans noktası
Environment
landmark n. özellikle yerel veya merkezi hükümet tarafından koruma altına alınmış tarihi öneme sahip yapı veya sit alanı
Military
landmark n. sınır işareti

Sens de "landmark" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 7 résultat(s)

Anglais Turc
General
landmark book n. çığır açan kitap
Law
landmark decision n. gelecekteki benzer olayların nasıl çözüleceğine dair emsal oluşturan yasal karar
landmark decision n. emsal karar
Politics
a landmark agreement n. önemli anlaşma
a landmark agreement n. çığır açan anlaşma
Technical
landmark based adj. konumuna dayalı
landmark based adj. noktaya dayalı