life-threatening - Turc Anglais Dictionnaire

life-threatening

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Sens de "life-threatening" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 3 résultat(s)

Anglais Turc
General
life-threatening adj. hayatı tehdit eden
If it’s not treated, PV can lead to life-threatening complications.
Tedavi edilmezse, PV hayatı tehdit eden komplikasyonlara yol açabilir.

More Sentences
life-threatening adj. hayati tehlike oluşturan
life-threatening adj. hayati risk içeren

Sens de "life-threatening" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 16 résultat(s)

Anglais Turc
General
kick a life-threatening situation v. hayati tehlike atlatmak
overcome a life-threatening situation v. hayati tehlike atlatmak
avert a life-threatening danger v. hayati tehlike atlatmak
Medical
life-threatening illness n. hayatı tehdit eden hastalık
life-threatening event n. yaşamı tehdit edici olay
life-threatening conditions n. yaşamı tehdit eden durumlar
life-threatening physiopathological changes n. yaşamı tehdit eden fizyopatolojik değişiklikler
life-threatening neurological sign n. hayatı tehdit edici düzeyde nörolojik bulgu
life-threatening complication n. hayatı tehdit eden komplikasyon
life-threatening severe metabolic decompensation n. yaşamı tehdit eden ağır metabolik dekompansasyon
life-threatening liver disease n. hayatı tehdit eden karaciğer hastalığı
life-threatening injury n. hayatı tehdit eden yaralanma
a life-threatening clinical condition n. hayatı tehdit eden klinik bir komplikasyon/durum
life-threatening allergic reaction n. hayatı tehdit eden alerjik reaksiyon
life-threatening bacterial disease n. hayatı tehdit eden bakteriyel hastalık
life-threatening clinical complication n. hayatı tehdit eden klinik komplikasyon