nascent - Turc Anglais Dictionnaire

nascent

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

nascent — Definition

Signification:
yeni doğan, filizlenen
Prononciation (IPA):
(AmE /ˈnæsənt/ – BrE /ˈnæsənt/)
Partie du discours:
Sıfat
Synonymes:
emerging, budding
Antonymes:
mature

Sens de "nascent" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 14 résultat(s)

Anglais Turc
General
nascent adj. yeni oluşan
We now appeal to the Convention to enshrine this accordingly in the nascent European constitution and to beef it up.
Şimdi Konvansiyon'a bunu yeni oluşmakta olan Avrupa anayasasına koyması ve güçlendirmesi için çağrıda bulunuyoruz.

More Sentences
nascent adj. yeni oluşmaya başlayan
A nascent nationalist movement is emerging in the UK.
Birleşik Krallık'ta yeni oluşmaya başlayan bir milliyetçi hareket ortaya çıkmaktadır.

More Sentences
nascent adj. oluşmaya başlayan
nascent adj. doğan
nascent adj. vücuda gelmiş
nascent adj. gelişmeye başlayan
nascent adj. başlangıç
nascent adj. olgunlaşmamış
nascent adj. gelişme halinde
nascent adj. genç
nascent adj. filizlenen
nascent adj. yeni doğan
Technical
nascent adj. yeni doğmuş
Chemistry
nascent adj. açığa çıkan

Sens de "nascent" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 5 résultat(s)

Anglais Turc
Technical
nascent state n. gelişmenin ilk durumu
nascent industries n. yeni doğan sanayi
nascent state n. doğuş durumu
Chemistry
nascent condition n. doğum hali
nascent state n. açığa çıkmış durum