nest - Turc Anglais Dictionnaire

nest

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

nest — Definition

Signification:
yuva
Prononciation (IPA):
(AmE /nɛst/ – BrE /nɛst/)
Partie du discours:
İsim: nest (nests); Fiil: nest (nests – nested – nesting)
Synonymes:
lair (contextual)
Antonymes:
exposure

Sens de "nest" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 38 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
nest n. yuva
She went back to her nest to feed her babies.
Yavrularını beslemek için yuvasına döndü.

More Sentences
General
nest n. (hayvan) delik
We have to find its nest and poison that mouse.
Deliğini bulup o fareyi zehirlememiz gerek.

More Sentences
nest v. yuva yapmak
Parrots nest in those trees.
Papağanlar şu ağaçlara yuva yapıyor.

More Sentences
nest v. yerleştirmek
Baseline workers are nested at the bottom of the list.
Temel düzey çalışanlar listenin en altına yerleştirilmiştir.

More Sentences
Computer
nest n. yuva
She went back to her nest to feed her babies.
Yavrularını beslemek için yuvasına döndü.

More Sentences
General
nest n. kuluçka
nest n. küme
nest n. iç içe geçen şeyler
nest n. tutam
nest n. ev
nest n. barınak
nest n. sığınak
nest n. mesken
nest n. in
nest n. uğrak yer
nest n. bir yerde veya yuvada yaşayanlar
nest n. bir yuva dolusu kuş, böcek vb.
nest n. belirli bir uygulama veya düşüncenin merkezi olan yer
nest n. birbirine yakın olacak veya birbiri içine sığacak şekilde yerleştirilmiş bir grup nesne
nest n. itin uğursuzun mesken tuttuğu yer
nest n. tutma haznesi
nest v. yuvaya yerleşmek
nest v. yuvalanmak
nest v. iç içe yerleştirmek
nest v. iç içe düzenlemek
nest v. yuvalamak
nest v. iç içe koymak
nest v. iç içe girmek
nest v. yuva toplamak
nest v. yuvaya yerleştirmek
Technical
nest n. (kasnaklar, dişliler, yaylar vb.) birlikte çalışan kompakt cihaz grubu
nest n. delme kalıbı üzerindeki bir grup delik veya pim
Computer
nest v. yuvalamak
Mining
nest n. başka bir oluşum içinde yuvalanmış küçük cevher veya mineral kütlesi
Biology
nest n. doku üzerinde bulunan izole hücre kümesi
Tobacco
nest v. depoda daha iyi paketlerin görünür hale gelmesi için (tütünleri) düzenleme
Military
nest n. belirli bir yere mevzilendirilmiş silah grubu
nest n. tüfek yuvası

Sens de "nest" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 150 résultat(s)

Anglais Turc
General
mare's nest n. boşa çıkma
a love nest n. aşk yuvası
nest egg n. fol
bird nest n. aşiyan
mouse's nest n. fare deliği
mouse nest n. fare deliği
mare's nest n. asılsız haber
ant nest n. karınca yuvası
bird's nest n. kuş yuvası
eagle's nest n. kartal yuvası
mare's nest n. görünüşte önemli değersiz buluş
mare's nest n. havayı alma
ant's nest n. karınca yuvası
empty nest syndrome n. boş yuva sendromu
rat nest n. fare yuvası
eagle nest n. kartal yuvası
bird nest n. kuş yuvası
duck nest n. ördek yuvası
children's nest n. çocuk barınağı
nest egg n. daha fazla büyüme veya gelişmeyi teşvik eden çekirdek veya başlangıç birikimi
bird's nest n. dolaşık saç
mare's-nest n. harika görünüp aslında aldananları gülünç duruma düşüren şaka
mares-nest n. görünüşte önemli değersiz buluş
mare’s-nest n. arapsaçı
mare's nest n. arapsaçı
mare’s-nest n. görünüşte önemli değersiz buluş
mares-nest n. arapsaçı
mare's nest n. içinden çıkılmaz durum
mare’s-nest n. içinden çıkılmaz durum
mare's nest n. büyük bir kaos veya karışıklık durumu
mares-nest n. içinden çıkılmaz durum
hornet's nest n. sıkıntılı durum
hornets nest n. yoğun aktivite
hornet's nest n. belalı durum
hornet's nest n. kızgın tepki
hornet's nest n. yoğun aktivite
hornet's nest n. zor durum
hornet's nest n. sinirli reaksiyon
crow's-nest n. karada olup gemininkine benzeyen gözetleme yapısı
crows-nest n. gemi direğinin üstündeki gözetleme yapısı
crow's-nest n. gemide bulunan ufak gözetleme platformu
crows-nest n. gözetleme platformu
feather one's own nest v. köşeyi dönmek
feather one's own nest v. avantadan para kazanmak
feather one's nest v. küpünü doldurmak
feather one's own nest v. küpünü doldurmak
feather one's nest v. avantadan para kazanmak
feather one's nest v. köşeyi dönmek
feather one's nest v. yükünü tutmak
build a nest v. yuva kurmak
stir up a hornet's nest v. arı kovanına çomak sokmak
nest along the river v. nehir boyunca yuva yapmak
build a nest v. yuva yapmak
make a nest v. yuva yapmak
bird's–nest v. kuş yuvası avcılığı yapmak
bird-nest v. kuş yuvası toplamak
bird's-nest v. yumurta toplamak için kuş yuvası aramak
feather one's nest v. birinden faydalanarak zenginleşmek
feather one's nest v. birinin konumunu kullanarak zenginleşmek
feather one's nest v. birinin üstünden para kazanmak
Phrasals
nest in something v. (bir şeyin içine) yuva yapmak
nest together v. birbirinin içine geçmek
nest together v. iç içe girmek
nest together v. iç içe geçebilmek
nest together v. içi içe yerleşmek
nest together v. iç içe geçmek
nest in v. -e yerleştirmek
nest in v. '-e sıkıca sarmak
nest in v. -de yuvalandırmak
nest in v. içine sıkıca sarmak
nest in v. içinde yuva yapmasına yadım etmek
nest in v. -e sokulmak
nest in v. içine sığınmak
nest in v. içine/içinde yuvalandırmak
nest in v. güvenli bir şekilde içine yerleştirmek/oturtmak
nest in v. '-e yuva yapmasına yadım etmek
nest in v. '-e sığınmak
nest in v. '-e yerleşmek
nest in v. içine yuva yapmak
nest in v. güvenli bir şekilde içine sokulmak/sığınmak
nest in v. içine sokulmak
nest in v. içine oturtmak
nest in v. içine yerleştirmek
nest in v. içine yerleşmek
nest in v. -e yuva yapmak
Proverb
god builds a nest-for the homeless bird garip kuşun yuvasını allah yapar
it's an ill bird that fouls its own nest sadece aptal bir insan yaşadığı yeri çöplüğe çevirip berbat eder
Colloquial
a hornet's nest n. sorun
a mare's nest n. değersiz şey
a mare's nest n. saçmalık
a hornet's nest n. içinden çıkılamayan sorun
hornets' nest n. bela
hornets' nest n. kötü durum
a hornet's nest n. kötü durum
hornets' nest n. içinden çıkılamayan sorun
a hornet's nest n. bela
hornets' nest n. sorun
a love nest n. aşk yuvası
rat's nest n. büyük karmaşa veya hengame yeri
hurrah's nest n. çarşamba pazarı
hurrah's nest n. düzensiz yığın
hurrah's nest n. darmadağın
hurrah's nest n. karma karışık
sleeper nest n. terörist yuvası
sleeper nest n. örgüt evi
Idioms
cuckoo in the nest n. başkasının işine burnunu sokan kimse
someone's nest egg n. zor günler için biriktirilen para
viper's nest n. şer yuvası
viper's nest n. kötülüğün kaynağı
a turkey's nest n. toz yumağı
a mare's nest n. arapsaçı
a mare's nest n. içinden çıkılmaz/karışık durum
a cuckoo in the nest n. yuvadaki yabancı
a cuckoo in the nest n. zurnanın son deliği/dış kapının mandalı/evdeki yabancı
a mare's nest n. fos çıkan keşif
a mare's nest n. görünüşte önemli değersiz buluş
a hornets' nest n. kötü durum
a hornet’s nest n. dert
a hornets' nest n. içinden çıkılamayan sorun
a hornet’s nest n. bir sürü sorun
a hornets' nest n. dert
a hornets' nest n. bir sürü bela/sorun
a hornets' nest n. sorun
a hornets' nest n. belalı durum
a nest egg n. gelecek için biriktirilen para
a nest egg n. biriktirilen para
a nest egg n. kenara koyulan para
a nest egg n. birikim
a nest egg n. tasarruf
a nest egg n. gelecek için yapılan birikim
stir up a hornet's nest v. arının yuvasına çöp dürtmek
stir up a hornet's nest v. yıldırımları üstüne çekmek
bring a hornet's nest about one's ears v. başını belaya sokmak
bring a hornet's nest about one's ears v. başına dert açmak
feather one's nest v. cebini doldurmak
stir up a hornet's nest v. yıldırımları üstüne çekmek
stir up a hornet's nest v. fincancı katırlarını ürkütmek
feather one's own nest v. kesesini doldurmak
feather one's nest v. küpünü doldurmak
feather one's own nest v. cebini doldurmak
feather one's own nest v. yükünü tutmak
feather one's own nest v. küpünü doldurmak
feather one's nest v. yükünü tutmak
feather one's nest v. kendi karını düşünmek
feather one's nest v. kesesini doldurmak
foul one's own nest v. kendi kuyusunu kendi kazmak
foul one's own nest v. kendi kendinize zarar vermek
feather one's own nest v. açıktan kazanmak
leave the nest v. yuvadan uçmak
fly the nest v. yuvadan uçmak