paroled - Turc Anglais Dictionnaire

paroled

paroled — Definition

Signification:
şartlı tahliye, söz
Prononciation (IPA):
(AmE /pəˈroʊl/ – BrE /pəˈrəʊl/)
Partie du discours:
İsim: parole (paroles); Fiil: parole (paroles – paroled – paroling)
Synonymes:
conditional release
Antonymes:
incarceration

Sens de "paroled" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 32 résultat(s)

Anglais Turc
General
parole n. şartlı tahliye
The majority of parolees did not re-offend on parole.
Şartlı tahliye edilenlerin çoğunluğu şartlı tahliye sırasında yeniden suç işlememiştir.

More Sentences
parole v. şartlı tahliye etmek
After a long consideration, the court paroled the defendant.
Uzun bir değerlendirmenin ardından mahkeme sanığı şartlı tahliye etti.

More Sentences
Trade/Economic
parole n. şartlı tahliye
The majority of parolees did not re-offend on parole.
Şartlı tahliye edilenlerin çoğunluğu şartlı tahliye sırasında yeniden suç işlememiştir.

More Sentences
Law
parole n. şartlı tahliye
The majority of parolees did not re-offend on parole.
Şartlı tahliye edilenlerin çoğunluğu şartlı tahliye sırasında yeniden suç işlememiştir.

More Sentences
parole v. şartlı tahliye etmek
After a long consideration, the court paroled the defendant.
Uzun bir değerlendirmenin ardından mahkeme sanığı şartlı tahliye etti.

More Sentences
General
parole n. şeref sözü
parole n. şartla salıverme
parole n. kefaletle serbest bırakma
parole n. sadece nizam karakol subayına verilen parola
parole n. gözaltında bulunan birini salma
parole n. akıl hastanesindeki bir hastaya belirli alanları serbestçe ziyaret hakkı verilmesi
parole n. dilsel davranış
parole v. mahkumu şartlı olarak serbest bırakmak
parole v. kefaletle serbest bırakmak
parole adj. şartlı tahliyeye ait
parole adj. şartlı tahliye ile ilişkili
parole adj. şartlı tahliye edilmiş kimselere ait
parole adj. şartlı tahliye edilmiş kimseler ile ilişkili
Trade/Economic
parole n. kefaletle serbest bırakma
Law
parole n. mahkumun şartlı tahliyesi
parole n. tutukluya verilen izin
parole n. şartlı tahliye süresi
parole n. mühürlenmemiş belge
parole n. şartlı tahliyeyi bildiren resmi belge
parole n. şartlı olarak tahliye edilme
parole v. (abd hukuku) ülkeye girme şartlarını sağlamayan bir yabancıyı insani gerekçelerle ülkeye kabul etmek
Politics
parole n. namus sözü
parole n. şeref sözü
parole n. verilen söz
Linguistics
parole n. kişisel söz
parole n. söz
Military
parole n. savaş esirinin belirtilen zamanda nezarete döneceğini veya onu esir alan kişilere karşı tekrar silahlanmayacağını bildirdiği yazılı taahhüt

Sens de "paroled" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 40 résultat(s)

Anglais Turc
General
parole of honor n. şeref sözü
parole of honour n. şeref sözü
porte-parole n. sözcü
release on parole n. şartlı tahliye etmek/salıvermek
violate one’s parole v. şartlı tahliye şartlarını çiğnemek
on parole adj. şartlı olarak tahliye edilmiş
(out) on parole adj. şartlı olarak tahliye edilmiş
(out) on parole adv. şartlı tahliyeyle salınmış
Speaking
I'm on parole expr. şartlı tahliyeyle salındım
he got out on parole expr. kefaletle çıktı
Trade/Economic
release on parole n. koşullu salıverilme
Law
parole officer n. şartlı tahliye memuru
parole board n. şartlı tahliye kurulu
parole agreement n. şartlı tahliye belgesi
parole violator term n. tahliye şartlarını bozanın ceza süresi
home parole n. sözle salıverme
parole evidence n. sözlü şahadet
parole evidence n. şahit ifadesi
parole board n. şartlı tahliye komisyonu
parole partition n. sözlü taksimat
parole evidence n. şifahi delil
an earlier parole hearing n. erken bir şartlı tahliye duruşması
life imprisonment without parole n. şartlı tahliyesiz ömür boyu hapis cezası
life imprisonment without parole n. şartlı tahliye olmadan ömür boyu hapis cezası
violation of parole n. şartlı tahliye ihlali
parole [us] n. (abd hukuku) ülkeye girme şartlarını sağlamayan yabancıya insani gerekçelerle verilen izin
Linguistics
language and parole n. dil ve söz
Military
barracks parole n. mevzii meşruten tahliye
local parole n. mevzii salıverme
parole adviser n. nasihatçi
barracks parole n. mevzii salıverme
parole adviser n. öğütçü
parole officer n. şartlı tahliye subayı
counter parole n. ek parola
pass-parole n. ağızdan ağıza ön taraftan arkalara yayılan emir
p.o. (parole officer) abrev. şartlı tahliye subayı
Slang
fence parole n. firar
jackrabbit parole n. firar
get parole v. şartlı tahliyeyle çıkmak
make parole v. şartlı tahliye ile çıkmak