perpendicular - Turc Anglais Dictionnaire

perpendicular

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

perpendicular — Definition

Signification:
dik
Prononciation (IPA):
(AmE /ˌpɜːrpənˈdɪkjələr/ – BrE /ˌpɜːpənˈdɪkjʊlə/)
Partie du discours:
Sıfat: perpendicular
Synonymes:
vertical, orthogonal
Antonymes:
parallel

Sens de "perpendicular" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 47 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
perpendicular adj. dik
The little child drew two slits for the eyes and a perpendicular line for the nose.
Küçük çocuk gözler için iki yarık ve burun için dik bir çizgi çizdi.

More Sentences
perpendicular adj. dikey
General
perpendicular n. dik çizgi
The post was leaning at an angle of five degrees to the perpendicular.
Direk, dik çizgiye göre beş derecelik bir açıyla eğiliyordu.

More Sentences
perpendicular adj. dik
The little child drew two slits for the eyes and a perpendicular line for the nose.
Küçük çocuk gözler için iki yarık ve burun için dik bir çizgi çizdi.

More Sentences
Architecture
perpendicular n. dikey üslup
Perpendicular was the dominant style of Late Gothic architecture between the 14th and 17th centuries.
Dikey üslup, 14. ve 17. yüzyıllar arasında Geç Gotik mimarinin baskın tarzıydı.

More Sentences
General
perpendicular n. dikey çizgi
perpendicular n. dikme
perpendicular n. tepe noktasından yükselen çizgi
perpendicular n. dikey konum
perpendicular n. namusluluk
perpendicular n. dikey çizgiyi gösteren cihaz
perpendicular n. dikey pozisyon
perpendicular n. dürüstlük
perpendicular n. dikey düzlem
perpendicular n. şereflilik
perpendicular n. dik yamaç
perpendicular n. dik uçurum
perpendicular adj. amudi
perpendicular adj. şakuli
perpendicular adj. doğru
perpendicular adj. düşey
perpendicular adj. dikme
perpendicular adj. sarp
perpendicular adj. yalçın
perpendicular adj. çok dik
perpendicular adj. (kişi) dik duran
perpendicular adj. (kişi) dikilen
perpendicular adj. ayakta duran
perpendicular adj. ayağa kalkan
perpendicular adj. ayağa kalkan
perpendicular adj. dikey hatların öne çıktığı gotik mimari stiline ait veya ilgili
perpendicular adj. dikey hatların öne çıktığı gotik mimari stilinde görülen
perpendicular adj. farklı bireylere ait
perpendicular adj. farklı bireyleri bir araya getiren
perpendicular adj. farklı bireyleri birleştiren
perpendicular adj. farklı bireylerden oluşan
perpendicular adv. dikey şekilde
perpendicular adv. dik şekilde
perpendicular adv. dikey olarak
Technical
perpendicular adj. dikey
perpendicular adj. düşey
perpendicular adj. dik doğrultuda
Architecture
perpendicular n. dikey hatların öne çıktığı gotik mimari stili
Marine
perpendicular n. gemi dikmesi
Food Engineering
perpendicular adj. dikey
Math
perpendicular n. amut
perpendicular n. dikme

Sens de "perpendicular" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 34 résultat(s)

Anglais Turc
General
perpendicular line n. dikey çizgi
perpendicular to adj. dik
perpendicular [obsolete] adj. doğrudan
perpendicular [obsolete] adj. vasıtasız
perpendicular [obsolete] adj. direkt
perp (perpendicular) abrev. dikey çizgi
perp. (perpendicular) abrev. dikey çizgi
perp (perpendicular) abrev. dikme
perp. (perpendicular) abrev. dikme
Technical
forward perpendicular n. baş dikme
perpendicular motion n. düşey hareket
tensile strength perpendicular to surface n. yüzeylere dik çekme dayanımı
determination of tensile strength perpendicular to faces n. yüzeylere dik çekme dayanımının belirlenmesi
perpendicular force n. dikey kuvvet
perpendicular axis n. dikey eksen
perpendicular to the water surface n. su yüzeyine dik
tensile test perpendicular to the fibre direction n. elyaf yönüne dik çekme deneyi
low temperature tensile test perpendicular to the weld n. kaynağa dik düşük sıcaklıkta çekme deneyi
peel test perpendicular to the weld n. kaynağa dik sıyırma deneyi
tensile creep test perpendicular to the weld n. kaynağa dik yönde yapılan çekme sünmesi deneyi
deformation perpendicular to the surface of the product n. mamul yüzeyine dik deformasyon
discontinuities perpendicular to the surface n. yüzeye dik kusurlar
in two perpendicular directions expr. birbirine dik iki istikamette
Architecture
perpendicular style n. dikey hatların öne çıktığı gotik mimari stili
Marine
middel perpendicular n. orta kaime
after perpendicular n. bir geminin kıç dikmesi
Anatomy
perpendicular lamina of ethmoid bone n. dikey lam
Math
perpendicular lines n. dik doğrular
perpendicular line n. dik doğru
perpendicular planes n. dik düzlemler
perpendicular bisector n. orta dikme
normal perpendicular n. dikme
Agriculture
ploughing perpendicular to slope n. eğime dik sürüm
Geography
run perpendicular to the sea v. denize dik uzanmak