recluse - Turc Anglais Dictionnaire

recluse

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

recluse — Definition

Prononciation (IPA):
(AmE /rɪˈkluːs/ – BrE /rɪˈkluːs/)
Partie du discours:
İsim: recluse (recluses)
Synonymes:
hermit, solitary
Antonymes:
socialite, extrovert

Sens de "recluse" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 10 résultat(s)

Anglais Turc
General
recluse n. toplumdan uzak yaşayan kimse
He became a recluse after the death of his wife.
Karısının ölümünden sonra toplumdan uzak yaşayan biri haline geldi.

More Sentences
recluse n. keşiş
I became a recluse.
Ben bir keşiş oldum.

More Sentences
recluse adj. münzevi
These steps are important for people living in the areas where brown recluse spiders settle.
Bu adımlar kahverengi münzevi örümceklerin yerleştiği bölgelerde yaşayan insanlar için önemlidir.

More Sentences
recluse n. başkalarıyla görüşmeden yalnız yaşayan kimse
recluse n. münzevi kimse
recluse adj. köşesine çekilmiş
recluse adj. uzak
recluse adj. her şeyden elini eteğini çekmiş
recluse adj. başkalarıyla görüşmeden yalnız yaşayan
recluse N. içine kapanık kişi

Sens de "recluse" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 7 résultat(s)

Anglais Turc
General
recluse [obsolete] v. tecrit etmek
recluse [obsolete] v. eve hapsetmek
Zoology
recluse spider n. keşiş örümceği
brown recluse n. kahverengi keşiş örümceği
brown recluse spider n. kahverengi keşiş örümceği
Entomology
brown recluse (loxosceles reclusa) n. kahverengi münzevi örümcek
brown recluse spider n. kahverengi münzevi örümcek