sardine - Turc Anglais Dictionnaire

sardine

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

sardine — Definition

Signification:
sardalya, sıkışık durum
Prononciation (IPA):
(AmE /sɑːrˈdiːn/ – BrE /sɑːˈdiːn/)
Partie du discours:
İsim: sardine (sardines)
Synonymes:
pilchard, cramped
Antonymes:
spacious

Sens de "sardine" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 9 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
sardine n. sardalya
I packed a can of sardines for my picnic lunch.
Piknikte yemek için bir konserve sardalya aldım.

More Sentences
sardine n. sardalye
Gastronomy
sardine n. sardalya
I packed a can of sardines for my picnic lunch.
Piknikte yemek için bir konserve sardalya aldım.

More Sentences
General
sardine n. ateşbalığı
sardine n. saklanan biriyle başlayıp saklananı bulanların da bu kişiyle beraber saklandığı bir oyun
sardine N. sıkışık durum
Mining
sardine n. kırmızı akik taşı
Gastronomy
sardine n. ateş balığı
sardine n. sardalye balığı

Sens de "sardine" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 5 résultat(s)

Anglais Turc
General
sardine oil n. sardalye yağı
pacific sardine n. pasifik sardalyası
Colloquial
sardine class n. sıkış tepiş seyahat ederek yapılan uçak yolculuğu
Marine Biology
slender rainbow sardine n. hint sardalyası
oil sardine (clupea scombrina) n. doğu hint adaları'na özgü yağı değerli olan bir ringa balığı