settling - Turc Anglais Dictionnaire

settling

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Sens de "settling" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 18 résultat(s)

Anglais Turc
General
settling n. tasman
settling n. iskan
settling n. yerleşme
settling n. posa
settling n. çöktürme
settling n. yerleşim
settling n. halletme
Technical
settling n. çökelme
settling n. çöktürme
settling n. dinlendirme (sıvı)
Aeronautic
settling n. pıhtılaşma
Marine
settling n. çökme
settling n. oturma
Mining
settling n. tortu çöktürme
Food Engineering
settling n. çökme
settling n. çöktürme
Chemistry
settling n. posa
Geography
settling n. alçalma

Sens de "settling" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 72 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
settling down n. durulma
General
settling time n. ayarlama süresi
settling basin n. çöktürme havuzu
settling the tenders n. ihale takibi
settling time n. ıslah müddeti
board of settling n. iskan müdürlüğü
settling down n. durulma
Trade/Economic
settling transactions n. denkleştirici işlemler (ödemeler bilançosunda)
settling day n. tasfiye ödeme günü
settling the deficit n. dış açığın kapatılması
settling transactions n. hesapları kapatma işlemleri
settling effect n. kapayıcı etki
settling room n. tasfiye odası
settling day n. hesap günü
settling of account n. hesap görme
settling of account n. hesaplaşma
settling day n. hesaplaşma günü
settling day n. ödeme günü
settling day n. tediye günü
account settling n. hesap kesme
Law
settling dispute n. sorun çözme
settling disputes n. uyuşmazlıkların çözülmesi
methods of settling disputes n. uyuşmazlık çözüm yöntemleri
Insurance
settling agent n. sigortacının hasarları tasfiye etmekle yetkili temsilcisi
Technical
settling site n. çökeltim sahası
settling basin n. çökeltim havuzu
hindered settling n. engellenmiş çöktürme
settling tank n. dinlendirme tankı
settling pond n. çökeltim havuzu
settling velocity n. çökme hızı
settling tank n. çökeltme havuzu
hindered settling n. engellenmiş çökme
amount of settling n. oturma miktarı
settling basin n. durultma
settling time n. yatışma süresi
settling and hardening of cement n. çimento sertleşmesi ve prizi
amount of settling n. oturma büyüklüğü
primary settling tank n. önçökeltici tank
primary settling tank n. ilk çöktürme tankı
dust settling n. toz çökertme
final settling tank n. son çökeltme tankı
free settling n. serbest çökelme
fuel settling-tanks n. dinlendirme tankları
contaminated-oil settling tanks n. yakıt kirlerinin dinlendirilerek bekletilerek temizlendiği tank
preliminary settling n. ön çökeltme
imhof settling cones n. imhof hunileri
slow-settling glass n. uzun cam
slow-settling glass n. yavaş sertleşen cam
free-settling ratio n. serbest çökelme oranı
free-settling n. serbest çökelme
settling test n. çöktürme deneyi
hindered settling n. engelli çöktürme
hindered-settling classifier n. engelli çöktürmeli sınıflandırıcı
settling pond n. durultma havuzu
rate of settling n. çökelme hızı
settling pond n. dinlendirme havuzu
settling tank n. çökeltme tankı
sludge settling pond n. şlam çökeltme havuzu
sludge settling pond n. çamur çökeltme havuzu
Informatics
settling time n. yatışma süresi
Marine
settling reagent n. prizi arttırıcı katkı
settling tube n. çökeltme teknesi
settling velocity n. çökelme hızı
fuel settling-tanks n. yakıt dinlendirme tankları
Chemistry
pigment settling n. pigment çökmesi
Marine Biology
settling chamber n. çökeltme kabı
settling chamber n. durultma kabı
Agriculture
settling basin n. durulama havuzu
Social Sciences
settling disagreement n. yerleşmiş bir uyuşmazlık/anlaşmazlık hali
Environment
settling tank n. durultma tankı
settling chamber n. durultma odası
Military
settling rounds n. yerleştirme atımları