squints - Turc Anglais Dictionnaire

squints

squints — Definition

Signification:
göz kısmak
Prononciation (IPA):
(AmE /skwɪnt/ – BrE /skwɪnt/)
Partie du discours:
Fiil: squint (squints – squinted – squinting)
Synonymes:
peer
Antonymes:
stare

Sens de "squints" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 66 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
squint adj. şaşı
General
squint n. şaşılık
I have a bad squint.
Kötü bir şaşılık var bende.

More Sentences
squint v. şaşı bakmak
Dallas used to squint; however, the vision in each eye remained normal.
Dallas şaşı bakıyordu; yine de her iki gözün de görüşü normaldi.

More Sentences
squint v. gözlerini kısarak bakmak
He squinted.
O gözlerini kısarak baktı.

More Sentences
squint v. gözünü kısmak
Tom squinted.
Tom gözlerini kıstı.

More Sentences
squint v. gözlerini kısmak
She forgot her glasses at home and squinted through the whole movie.
Gözlüklerini evde unuttu ve tüm film boyunca gözlerini kıstı.

More Sentences
squint v. gözlerini kısarak bakmak
He squinted.
O gözlerini kısarak baktı.

More Sentences
Medical
squint n. şaşılık
I have a bad squint.
Kötü bir şaşılık var bende.

More Sentences
General
squint n. eğilim
squint n. şaşı bakma
squint n. kısık göz ile bakma
squint n. yan yan bakma
squint n. sinsice bakma
squint n. kaçamaklı bakış atma
squint n. acele ile bakma
squint n. üstünkörü bakma
squint n. kısık gözleri sabitleme
squint n. kısık gözler ile odaklanma
squint n. trend
squint n. yönelim
squint n. meyil
squint n. temayül
squint n. dolaylı referans
squint n. dolaylı atıf
squint v. kısık gözlerle bakmak
squint v. eğilimi olmak
squint v. meyilli olmak
squint v. kısmak (gözlerini)
squint v. yan bakmak
squint v. şaşı olmak
squint v. dolaylı bir amaca sahip olmak
squint v. niyeti belli olmamak
squint v. dolaylı referansa sahip olmak
squint v. doğru yoldan sapmak
squint v. yana doğru koşmak
squint v. yan yan koşmak
squint v. kuşku ile bakmak
squint v. kıskançlık ile bakmak
squint v. haset ederek bakmak
squint v. şüphe ederek bakmak
squint v. kıskançlığı yüzünden okunmak
squint v. memnuniyetsizce bakmak
squint v. (bir gözü) şaşılaştırmak
squint v. (bir gözü) şaşı hale getirmek
squint v. (bir gözün) kısılmasına yol açmak
squint v. (bir gözü) kıstırmak
squint v. göz kısmak
squint adj. göz ucuyla (bakış)
squint adj. yan yan (bakış)
squint adj. (göz) kıskançlıkla bakan
squint adj. (göz) yandan bakan
squint adj. (göz) küçümseme ile devrilen
squint adj. (göz) küçümseyerek bakan
squint adj. (göz) şüphe ile bakan
squint adj. (göz) kuşku ile kaydırılan
squint adj. ters ters bakan
squint adj. şaşı bakan
squint adj. eğik
squint adj. eğri
squint adj. açılı
squint adj. verev
Colloquial
squint n. şöylece bir bakma
squint n. üstünkörü bakış
squint n. anlık bakış
Radio
squint n. iletim sinyalinin faz dizi anteninin normaline göre dengelendiği açı
Architecture
squint n. (haç planlı kiliselerde) iç duvarlarda yer alan açıklık

Sens de "squints" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 25 résultat(s)

Anglais Turc
General
squint-eye n. şaşı kimse
squint at v. şaşı bakmak
have a squint v. göz atmak
take a squint v. göz atmak
squint eyed adj. şaşı
squint-eyed adj. göz ucuyla (bakış)
squint-eyed adj. yan yan (bakış)
squint-eyed adj. şaşı
squint-eyed adj. şirret
squint-eyed adj. kinci
squint-eyed adj. kenafir
squint-eyed adj. cadaloz
squint-eyed adj. kıskanç
squint-eyed adj. kötü niyetli
squint [obsolete] adj. dolaylı yoldan yansıtan
squint-eyed adj. kindar
squint [obsolete] adj. dolaylı olarak gösteren
squint-eyed adj. şaşı bakan
Phrasals
squint at v. gözlerini kısarak bakmak
squint out of something v. (kapı aralığı gibi bir yerden) bir gözünü kısmen kısarak bakmak
squint at (someone or something) v. (birine/bir şeye) gözlerini kısarak bakmak
squint out of v. -den bir gözünü kısmen kısarak bakmak
Medical
squint surgery n. şaşılık cerrahisi
Slang
squint like a bag of nails v. gözleri şaşı olmak
squint like a bag of nails v. şaşı bakmak