stink - Turc Anglais Dictionnaire

stink

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

stink — Definition

Signification:
kötü kokmak
Prononciation (IPA):
(AmE /stɪŋk/ – BrE /stɪŋk/)
Partie du discours:
Fiil: stink (stinks – stank – stinking)
Synonymes:
reek
Antonymes:
smell pleasant

Sens de "stink" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 31 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
stink v. kötü kokmak
Your boat stinks.
Tekneniz kötü kokuyor.

More Sentences
stink v. kokmak
After a while, however, it can begin to stink, and accidents can happen.
Ancak bir süre sonra kokmaya başlayabilir ve kazalar meydana gelebilir.

More Sentences
General
stink n. pis koku
There was a stink of rotten food in the kitchen.
Mutfakta çürümüş yemekten kaynaklı pis bir koku vardı.

More Sentences
stink n. koku
You have found the source of the stank.
Kokunun kaynağını buldunuz.

More Sentences
stink v. kötü olmak
The whole market in the country stinks.
Ülkedeki bütün piyasa kötü halde.

More Sentences
stink v. pis kokmak
Tom's feet stink.
Tom'un ayakları pis kokuyor.

More Sentences
stink v. kokuşmak
Chemistry isn't the only thing that stinks.
Kokuşmuş olan tek şey kimya değil.

More Sentences
stink v. berbat olmak
I think my job stinks.
Sanırım işim berbat.

More Sentences
stink v. kokmak
After a while, however, it can begin to stink, and accidents can happen.
Ancak bir süre sonra kokmaya başlayabilir ve kazalar meydana gelebilir.

More Sentences
stink v. leş gibi kokmak
It stinks in the bathroom.
Banyo leş gibi kokuyor.

More Sentences
stink v. kötü kokmak
Your boat stinks.
Tekneniz kötü kokuyor.

More Sentences
stink v. iğrenç kokmak
This fish stinks.
Bu balık iğrenç kokuyor.

More Sentences
stink v. berbat kokmak
The rubbish dump stinks.
Çöplük berbat kokuyor.

More Sentences
stink v. berbat olmak
I think my job stinks.
Sanırım işim berbat.

More Sentences
stink n. ufunet
stink n. kötü koku
stink n. hırgür
stink n. kavga
stink n. bağrışma
stink n. protesto
stink v. taaffün etmek
stink v. iğrenç olmak
stink v. kokutmak
stink v. koku yapmak
stink v. elinde bolca bulundurmak
stink v. (bir şey ile) dolup taşmak
stink v. çuvallamak
stink v. son derece kötü olmak
stink v. başarısız olmak
Irregular Verb
stink v. stunk/stank - stunk
Slang
stink v. bok gibi kokmak

Sens de "stink" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 150 résultat(s)

Anglais Turc
General
stink bomb n. koku bombası
stink of v. fena halde bir şey kokmak
stink up v. kokutmak
kick up a stink v. şikayetçi olmak
raise a stink v. kıyameti koparmak
kick up a stink v. olay çıkarmak
kick up a stink v. kıyameti koparmak
kick up a stink v. şiddetle itiraz etmek
stir up a stink v. parmak atmak
stink like a dog v. köpek gibi kokmak
stink of sweat v. ter kokmak
Phrasals
stink with something v. ile kötü kokmak
stink something up v. bir yeri kokutmak
stink up something v. bir yeri kokutmak
stink of (something) v. (kötü bir şey) kokmak
stink with (something) v. (bir şey) içinde yüzmek
stink out v. kötü performans sergilemek
stink out v. kötü kokutup kaçırmak
stink of (something) v. (kötü bir) izlenim vermek
stink out v. pis kokudan kaçırmak
stink with (something) v. (kötü bir şey) kokmak
stink out v. pis kokutmak
stink out v. kokutmak
stink of (something) v. (kötü bir) koku yaymak
stink with (something) v. (bir şey) dolu olmak
stink out v. kötü kokudan kaçırmak
Colloquial
all options stink expr. tüm seçenekler çöp/berbat
all options stink expr. iki ucu boklu değnek
all options stink expr. aşağı tükürsen sakal yukarı tükürsen bıyık
aos (all options stink) expr. tüm seçenekler berbat veya boktan anlamında bir kısaltma
Idioms
big stink n. skandal
big stink n. şikayet
big stink n. sansasyon
big stink n. büyük kavga/tartışma
big stink n. yaygara
big stink n. yakınma
big stink n. büyük münakaşa
big stink n. velvele
big stink n. telaş
the stink eye n. iğrenerek bakış/iğrenmiş yüz ifadesi
the stink eye n. ters bakış/yüz ifadesi
the stink eye n. kötü bakış/yüz ifadesi
the stink eye n. kibirli bakış/yüz ifadesi
the stink eye n. küçümseyici bakış/yüz ifadesi
stink to high heaven v. bok gibi kokmak
stink like a polecat v. bok gibi kokmak
stink to high heaven v. leş gibi kokmak
stink like a polecat v. leş gibi kokmak
stink high heaven v. leş gibi kokmak
raise a stink v. kıyameti koparmak
create a stink v. olay çıkarmak
make a stink v. olay çıkarmak
raise a stink v. olay çıkarmak
make a stink v. muhalefet etmek
stink to high heaven v. berbat kokmak
stink to high heaven v. iğrenç kokmak
make a stink v. hır çıkarmak
stink to high heaven v. kötü kokmak
kick up a stink v. hır çıkarmak
kick up a stink v. kıyameti koparmak
kick up a stink v. olay çıkarmak
raise a stink v. sorun yaratmak
make/raise a stink v. sorun yaratmak
raise a stink v. hır çıkarmak
make/raise a stink v. hır çıkarmak
make/raise a stink v. olay çıkarmak
make a stink v. sorun yaratmak
raise a big stink v. olay çıkarmak
raise a big stink v. kıyameti koparmak
make a big stink v. kıyameti koparmak
make a big stink v. olay çıkarmak
make/raise a stink (u.s) v. olay çıkarmak
kick up a stink (brit.) v. olay çıkarmak
stink something up v. bir şeyin içine etmek
stink up something v. bir şeyin içine etmek
give (someone) the stink eye v. (birine) kınayan gözlerle bakmak
give (someone) the stink eye v. (birine) kuşkuyla bakmak
give (someone) the stink eye v. (birine) şüpheyle bakmak
give (someone) the stink eye v. (birine) kötü bakmak
give (someone) the stink eye v. (birine) iğrenerek bakmak
give (someone) the stink eye v. (birine) kötü kötü bakmak
give (someone) the stink eye v. (birine) aşağılayarak/küçümseyerek bakmak
give (someone) the stink eye v. (birine) kibirle bakmak
give (someone) the stink eye v. (birine) ters bakmak
give (someone) the stink eye v. (birine) ters ters bakmak
give (someone) the stink eye v. (birine) ayıplayarak bakmak
make a stink v. mevzu çıkartmak
make a stink (about something) v. (bir şeyle ilgili) hır çıkarmak
create a stink (about something) v. (bir şeyle ilgili) hır çıkarmak
raise a stink (about something) v. (bir şeyle ilgili) hır çıkarmak
raise a stink v. hadise çıkarmak
create a stink (about something) v. (bir şeyden dolayı) kıyameti koparmak
create a stink v. mevzu yapmak
create a stink (about something) v. (bir şeyi) büyütmek
make a stink (about something) v. (bir şeyden dolayı) kıyameti koparmak
raise a stink (about something) v. (bir şeyi) büyütmek
make a stink (about something) v. (bir şeyi) büyütmek
raise a stink (about something) v. (bir şeyden dolayı) kıyameti koparmak
create a stink v. hadise çıkarmak
create a stink (about something) v. (bir şey hakkında) olay çıkarmak/yaratmak
kick up a stink v. mevzu çıkartmak
kick up a stink v. hadise çıkarmak
raise a stink (about something) v. (bir şeyle ilgili) sorun yaratmak
create a stink v. mevzu çıkartmak
raise a stink v. mevzu çıkartmak
raise a stink v. mevzu yapmak
kick up a stink v. mevzu yapmak
make a stink (about something) v. (bir şeyle ilgili) sorun yaratmak
make a stink v. mevzu yapmak
create a stink (about something) v. (bir şeyle ilgili) ortalığı ayağa kaldırmak
make a stink (about something) v. (bir şey hakkında) olay çıkarmak/yaratmak
make a stink (about something) v. (bir şeyle ilgili) ortalığı ayağa kaldırmak
raise a stink (about something) v. (bir şeyle ilgili) ortalığı ayağa kaldırmak
create a stink (about something) v. (bir şeyle ilgili) sorun yaratmak
raise a stink (about something) v. (bir şey hakkında) olay çıkarmak/yaratmak
make a stink v. hadise çıkarmak
make a stink about someone/something v. biri/bir şey hakkında olay çıkarmak/yaratmak
make a stink about someone/something v. biriyle/bir şeyle ilgili sorun yaratmak
make a stink about someone/something v. birinden/bir şeyden dolayı kıyameti koparmak
make a stink about someone/something v. biriyle/bir şeyle ilgili hır çıkarmak
make a stink about someone/something v. biriyle/bir şeyle ilgili ortalığı ayağa kaldırmak
raise a stink (about someone/something) v. (biriyle/bir şeyle ilgili) sorun yaratmak
raise a stink (about someone/something) v. (biriyle/bir şeyle ilgili) hır çıkarmak
raise a stink (about someone/something) v. (biri/bir şey hakkında) olay çıkarmak/yaratmak
raise a stink (about someone/something) v. (birinden/bir şeyden dolayı) kıyameti koparmak
raise a stink (about someone/something) v. (biriyle/bir şeyle ilgili) ortalığı ayağa kaldırmak
like stink expr. bir çırpıda
like stink expr. hızla
like stink expr. çabucak
(as) close as stink on shit expr. çok samimi
(as) close as stink on shit expr. etle tırnak gibi
(as) close as stink on shit expr. aşırı yakın
like stink on a skunk expr. arsızca
like stink on a skunk expr. üşüşür gibi
like stink on a pig expr. yoğun bir şekilde
like stink on a monkey expr. arsızca
like stink on a monkey expr. yoğun bir şekilde
like stink on a pig expr. üşüşür gibi
like stink on a skunk expr. üşüşerek
like stink on a monkey expr. üşüşür gibi
like stink on a pig expr. arsızca
like stink on a monkey expr. üşüşerek
like stink on a pig expr. üşüşerek
like stink on a skunk expr. yoğun bir şekilde
like stink on a monkey/skunk/pig expr. yoğun bir şekilde
like stink on a monkey/skunk/pig expr. arsızca
like stink on a monkey/skunk/pig expr. üşüşür gibi
like stink on a monkey/skunk/pig expr. üşüşerek
Speaking
what a stink expr. ne pis bir koku
Technical
stink trap n. tuzak borusu