talks - Turc Anglais Dictionnaire

talks

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Sens de "talks" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 2 résultat(s)

Anglais Turc
General
talks n. müzakereler
One example of this might be the talks, or negotiations, that are going on with Iran.
Bunun bir örneği de İran ile devam eden görüşmeler ya da müzakereler olabilir.

More Sentences
talks n. görüşmeler
The next round of WTO talks is imminent.
DTÖ görüşmelerinin bir sonraki turu çok yakın.

More Sentences

Sens de "talks" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 47 résultat(s)

Anglais Turc
General
unilateral talks n. tek taraflı görüşmeler
multilateral talks n. çok taraflı görüşmeler
trilateral talks n. üçlü konuşmalar
peace talks n. barış görüşmeleri
peace talks n. barış müzakereleri
be engaged in talks v. görüşme halinde olmak
be engaged in talks v. müzakerelerde bulunmak
lock in talks with v. görüşmelerde tıkanmak
be already engaged in talks with v. görüşme halinde olmak
Phrases
be wrapping up talks in... v. ...'deki temasları tamamlamak
Idioms
open the door to peace talks v. barış görüşmelerine olanak tanımak
Speaking
money talks expr. parayı göster
money talks expr. para insanı konuşturur
money talks expr. para konuşur
money talks expr. para tüm kapıları açar
he never talks about himself expr. kendisinden hiç bahsetmiyor
she never talks about herself expr. kendisinden hiç bahsetmiyor
I love the way this guy talks expr. bu herifin konuşma şeklini seviyorum
how are the talks going? expr. görüşmeler nasıl gidiyor?
Trade/Economic
tool box talks n. işgüvenliği toplantısı
toolbox talks n. işgüvenliği toplantısı
budget talks n. bütçe görüşmeleri
Politics
exploratory talks n. istikşafı görüşmeler
new round of talks n. yeni tur görüşmeler
open-ended talks n. ucu açık müzakereler
international talks n. uluslararası görüşmeler
peace talks n. barış görüşmeleri
proximity talks n. dolaylı görüşmeler
six party talks n. altılı görüşmeler
high level talks n. üst düzey konuşmalar
exploratory talks n. istikşafi görüşmeler
doha round of trade talks n. doha ticaret müzakereleri turu
doha round of trade talks n. doha ticaret görüşmeleri turu
doha round of trade talks n. doha turu
hold further talks v. yeni görüşmeler yapmak
hold official talks v. resmi temasta bulunmak
hold official talks v. resmi temaslarda bulunmak
start (strategic arms reduction talks) abrev. stratejik silahların azaltılması antlaşması
Technical
safety talks n. emniyet konuşmaları
Environment
startegic arms reduction talks n. stratejik silahların azaltılması müzakereleri
Military
strategic arms reduction talks n. stratejik silahların azaltılması görüşmeleri
strategic arms reduction talks n. stratejik silahları azaltma görüşmeleri
strategic arms limitation talks n. stratejik silahların sınırlandırılması görüşmeleri
strategic arms limitation talks n. stratejik silahları sınırlandırma görüşmeleri
mutual and balanced force reduction talks n. karşılıklı ve dengeli kuvvet indirimi müzakereleri
salt (strategic arms limitation talks) abrev. stratejik silahların sınırlandırılması görüşmeleri
Slang
money talks bullshit walks expr. paran varsa kralsın