turn something - Turc Anglais Dictionnaire
Historique

turn something

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Sens de "turn something" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 1 résultat(s)

Anglais Turc
General
turn something v. bir şeyi döndürmek

Sens de "turn something" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 98 résultat(s)

Anglais Turc
General
turn one's nose up at something v. burun kıvırmak
turn something out v. üretmek
turn something off v. kesmek
turn something off v. kapatmak
turn something to good account v. bir şeyi değerlendirmek
turn something down v. kısmak
turn something up v. paçalarını kıvırmak
turn something to one's purpose v. bir şeyden yararlanmak
turn something up v. sesini açmak
turn something into an investment v. yatırıma dönüştürmek
turn something on v. açmak
turn something into a joke v. şakaya bozmak
turn something into a joke v. şakaya dökmek
turn something down v. sesini kısmak
turn something out v. boşaltmak
turn something off v. kapamak
turn something out v. kesmek
turn something off v. söndürmek
turn a blind eye to something v. görmezden gelmek
turn a blind eye to something v. görmezlikten gelmek
turn a blind eye to something v. bir şeye göz yummak
turn something into a target v. hedef tahtası haline getirmek
turn one's attention to something v. dikkatini (başka) bir şeye çevirmek/yöneltmek
Phrasals
turn (someone or an animal) out of something v. (bir yerden) çıkartmak
turn something under (something) v. altına katlamak
turn onto something v. -e doğru yönelmek/gitmek
turn onto something v. bir şeye ilgi duymak
turn gradually into something v. yavaş yavaş ...e dönüşmek
turn (one) on to (something) v. (birine) ilgilenebileceği, sevebileceği bir şey önermek
turn (one) on to (something) v. (birini bir şeyden) haberdar etmek
turn (one) on to (something) v. (birini) ilgilenebileceği, sevebileceği bir şeyle tanıştırmak
turn someone or something to something v. birini/bir şeyi bir şeye döndürmek/çevirmek
turn someone or something to something v. birini/bir şeyi bir şeye doğru döndürmek/çevirmek
turn someone or something to something v. birinin/bir şeyin yüzünü bir şeye döndürmek/çevirmek
Colloquial
turn (something) upside down v. (mecaz anlamıyla) alt üst etmek
turn (something) upside down v. darmadağın etmek
turn round and do something v. durduk yere bir şey yapmak/söylemek
turn round and do something v. bir anda dönüp bir şey yapmak/söylemek
turn around and do something v. durduk yere bir şey yapmak/söylemek
turn around and do something v. kalkıp bir şey yapmak/söylemek
turn around and do something v. beklenmedik şekilde bir şey yapmak/söylemek
turn round and do something v. durup dururken bir şey yapmak/söylemek
turn around and do something v. durup dururken bir şey yapmak/söylemek
turn round and do something v. beklenmedik şekilde bir şey yapmak/söylemek
turn round and do something v. kalkıp bir şey yapmak/söylemek
turn round and do something v. olmadık şekilde bir şey yapmak/söylemek
turn around and do something v. olmadık şekilde bir şey yapmak/söylemek
turn around and do something v. bir anda dönüp bir şey yapmak/söylemek
turn round and do something [brit] expr. arkasını dönüp bir şey yapmak (gitmek, ayrılmak)
Idioms
turn something to good account v. yararlı biçimde kullanmak
turn something to good account v. yararına kullanmak
turn something to good account v. kendi yararına kullanmak
turn something to good account v. değerlendirmek
turn something on its ear v. baştan sona değiştirmek
turn something on its ear v. altüst etmek
turn away from something v. (bir şeyi) kullanmayı bırakmak
turn away from something v. bir şey) ile ilgilenmeyi bırakmak
turn something on its head v. bir şeyi tamamen yanlış bir şekilde kullanmak
turn something on its head v. bir şeyi o ana kadar kabul edildiğinden çok farklı bir şekilde sunmak
turn something on its head v. bir şeyi tamamen değiştirmek
turn something inside out v. altını üstüne getirmek
turn thumbs up on something v. olumlu bulmak
turn thumbs down on something v. olumsuz bulmak
turn thumbs down on something v. reddetmek
turn thumbs down on something v. kabul etmemek
stand/turn something on its head v. (bir düşünceyi/tabuyu vb) alaşağı etmek
turn something on its ear v. bir alanda çığır açmak
turn something over in one's mind v. iyice düşünmek
turn something over in one's mind v. ölçüp biçmek
turn around and (do something) v. kendisinden umulmayan bir şeyi yapıvermek
turn upon (something) v. (bir şeyin) yardımıyla belirlenmek
turn out like something v. (bir şey) gibi olmak
turn out like something v. böyle olmak
turn (someone) on to (something) v. (birinin) ilgisini (bir şeye) çekmek
turn upon (something) v. (bir şeyin) ana konusu olmak
turn (something) upside down v. (bir şeyi) altını üstüne getirecek şekilde çevirmek
turn around and (do something) v. beklenmedik şekilde (bir şey yapmak)
turn around and (do something) v. olmadık şekilde (bir şey yapmak)
turn around and (do something) v. bir anda dönüp (bir şey yapmak)
turn around and (do something) v. gidip (bir şey yapmak)
turn around and (do something) v. kalkıp (bir şey yapmak)
turn (something) out to grass v. (hayvanı/hayvanları) otlatmak
turn (something) out to grass v. (bir şeyi) yenisiyle değiştirmek
turn (something) out to grass v. (bir şeyi) ıskartaya çıkarmak
turn (something) out to grass v. (hayvanı/hayvanları) çayıra salmak
turn (one's) hand to (something) v. bir girişimde bulunmak
turn (one's) hand to (something) v. (bir şey) yapabilmek
turn (one's) hand to (something) v. (kendini bir şeye) vermek
turn (one's) hand to (something) v. (bir şeye) kalkışmak
put/turn something to good account v. iyi kullanmak
put/turn something to good account v. yararlanmak
put/turn something to good account v. değerlendirmek
do something out of turn v. bir şeyi sırasını beklemeden yapmak
do something out of turn v. düşüncesizce bir şey yapmak
do something out of turn v. yersiz bir şey yapmak
do something out of turn v. bir şeyi sırası gelmeden yapmak
do something out of turn v. patavatsızca bir şey yapmak
do something out of turn v. uygunsuz bir şey yapmak