vortexing - Turc Anglais Dictionnaire

vortexing

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

vortexing — Definition

Signification:
girdap
Prononciation (IPA):
(AmE /ˈvɔːrtɛks/ – BrE /ˈvɔːtɛks/)
Partie du discours:
İsim: vortex (vortices)
Synonymes:
whirlpool, maelstrom
Antonymes:
stillness, equilibrium

Sens de "vortexing" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 25 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
vortex n. girdap
The vortex sucked the whole ship.
Girdap geminin tamamını yuttu.

More Sentences
vortex n. burgaç
vortex n. anafor
General
vortex n. girdap
The vortex sucked the whole ship.
Girdap geminin tamamını yuttu.

More Sentences
vortex n. zor durum
The vortex of depression was slowly pulling her down.
Depresyonun yarattığı zor durum onu yavaş yavaş aşağı çekiyordu.

More Sentences
Medical
vortex n. girdap
The vortex sucked the whole ship.
Girdap geminin tamamını yuttu.

More Sentences
Food Engineering
vortex n. girdap
The vortex sucked the whole ship.
Girdap geminin tamamını yuttu.

More Sentences
General
vortex n. döner ateş kütlesi
vortex n. döner alev kütlesi
vortex n. girdap gibi içinden çıkılamaz zor durum
vortex n. etrafındaki her şeyi içine çektiği düşünülen şey
vortex n. çalkantılı merkez
Technical
vortex n. döner su kütlesi
vortex n. vorteks
Automotive
vortex n. burgaç
Medical
vortex n. burgaç
vortex n. vorteks
Physiology
vortex n. kalp apeksindeki kas liflerinin spiral şeklindeki düzeni
Food Engineering
vortex n. anafor
vortex n. burgaç
vortex n. tüp karıştırıcı
vortex n. vorteks
Physics
vortex n. su kütlesinde akışkan maddelerin açısal hıza sahip olduğu bir bölge
Philosophy
vortex n. (decartes felsefesinde) kozmik maddenin bir merkez etrafında hızlı dönüşü
Meteorology
vortex n. vorteks

Sens de "vortexing" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 68 résultat(s)

Anglais Turc
General
vortex breaker n. girdap çözücü
be sucked into a vortex v. girdaba kapılmak
be sucked into a vortex v. girdaba sürüklenmek
be drawn into a vortex v. girdaba sürüklenmek
be drawn into a vortex v. girdaba kapılmak
Technical
vortex motion n. eğrim devinimi
vortex flow n. girdap akımı
vortex tube n. spiral boru
vortex motion n. burgaç devinimi
vortex nozzle n. karıştırma düzesi
vortex motion n. çevrinti devinimi
vortex motion n. vorteks hareketi
vortex flow n. spiral akış
vortex flow n. helezonik akış
vortex burner n. girdaplı brülör
vortex burner n. girdaplı yakıcı
vortex plate n. vorteks plakası
vortex-induced vibration n. girdap kaynaklı titreşim
vortex wheel n. bir çeşit türbin
Automotive
vortex flow n. burgu gibi dönerek ilerleyen akış
vortex generators n. vorteks jeneratörleri
vortex flow n. vorteks akışı
compound vortex controlled combustion system n. bileşik türbülans kontrollü yanma düzeni
Aeronautic
free vortex n. serbest girdap
cast off vortex n. geride kalan girdap
bound vortex n. birleşik girdap
horseshoe vortex n. atnaliı şeklinde girdap
free vortex compressor n. serbest girdap kompresörü
wake vortex n. kuyruk türbülansı
wake vortex n. iz türbülansı
Marine
separation vortex n. ayrılma girdabı
vortex motion n. girdap hareketi
strength of vortex n. girdap dayanımı
vortex filament distribution method n. girdap çizgisinin çözümü için kullanılan sayısal analiz metodu
forced vortex n. zorlanmış girdap
vortex wake n. girdap izi
vortex filament n. girdap tabakasının merkezini birleştiren çizgi
horizontal vortex n. yatay girdap
karman vortex street n. karman girdabı yolu
horse-shoe vortex n. at nalı şeklinde girdap
vortex-induced vibration n. girdap etkili titreşim
Anatomy
vortex vein n. vortikoz ven
vortex vein n. gözün arka yüzeyinden ve kirpiksi cisimden dallanarak oluşan bir toplardamar
vortex vein n. gözün arka yüzeyinden ve kirpiksi cisimden dallanan damarlarla oluşan ve oftalmik damarlara boşalan bir toplardamar
Physics
vortex shedding n. bir sıvının belirli bir hızda geçmesi sırasında gerçekleşen salınımlı akış
vortex drag n. indüklenmiş sürükleme
trailing vortex drag n. indüklenmiş sürükleme
vortex ring n. girdap halkası
vortex theory n. girdap teorisi"
vortex line n. dönen bir sıvı içerisinde anlık dönme ekseni olan bir çizgi
vortex tube n. dönen bir sıvı içinde oluşan hayali tünel
vortex atom n. sürekli girdap gibi dönen halka şekilli varsayımsal bir basit madde kütlesi
vortex street n. sıvının cisim üzerinde oluşturduğu girdap akışları
vortex fringe n. havada düz giden bir diskin çevresindeki çembersel hava akımı
Environment
vortex shedding n. hortum saçıntısı
karman vortex n. karman girdabı
vortex thunderstorm n. hortumlu fırtına
cold vortex n. soğuk girdabı
pacific trash vortex n. büyük pasifik çöp alanı
pacific trash vortex n. pasifik çöp girdabı
Geography
suction vortex n. emme vorteksi
suction vortex n. emme girdabı
vortex shedding n. girdap kopması
Meteorology
multiple vortex tornado n. çok vorteksli kasırga
storm vortex n. fırtına girdabı
polar vortex n. kutbi girdap
polar vortex n. kutup girdabı
Cinema
time vortex n. doctor who'da zaman makinesi ile uzay-zamanda yolculuk yapabilme olanağı sağlayan ortam