zero- - Turc Anglais Dictionnaire

zero-

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Sens de "zero-" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 150 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
zero n. sıfır
generation zero n. z kuşağı
General
zero n. yazının sıfır derecesi
zero sum game n. sıfır toplamlı oyun
aleph zero n. alef sıfır
zero n. hiç
zero n. hiçlik
zero n. sıfır noktası
left zero punching n. solda sıfırlı delgi
left divisor of zero n. soldan sıfır böleni
zero hour n. operasyon başlama saati
zero sum game n. toplamı sıfır olan oyun
electrical zero n. elektriksel sıfır
zero population growth n. sıfır nüfus artışı
zero point n. sıfır noktası
zero point n. nötr nokta
zero value n. sıfır değer
zero point n. ölü nokta
zero error n. sıfır hata
zero-sum n. sıfır toplam
zero-base budgeting n. sıfır tabanlı bütçeleme
zero-point emergence n. sıfır noktasından doğuş
zero-sum n. sıfır sonuç
leading zero n. öndeki sıfır
zero n. 0
size zero n. sıfır beden
zero tolerance principle n. sıfır tolerans ilkesi
zero-gravity environment n. yerçekimsiz ortam
zero-g environment n. yerçekimsiz ortam
zero car n. öncü araç
zero-sum game n. iki tarafın da aynı oranda kazanması veya kaybetmesi
zero beginner n. yeni başlayan
zero n. en düşük nokta
zero hour n. önemli an
zero hour n. belirleyici an
zero hour n. saatin 00:00'ı gösterdiği zaman
zero hour n. zamanda belirleyici bir nokta
zero hour n. gece yarısı
ground zero n. yoğun faaliyetin merkezi
ground zero n. şiddetli değişimin kökeni
ground zero n. ilk başlangıç
ground zero n. roket hedefi
zero-sum game n. bir tarafın kazanırken diğer tarafın kaybetmesi
zero n. sıfır (derece)
zero n. (göstergede) sıfır
zero in on v. yoğunlaşmak
zero v. sıfırlamak
be set to zero v. sıfırlanmak
set to zero v. sıfırlamak
zero in v. sıfırlamak
zero in on v. bütün gayretini tek noktaya toplamak
score zero on the exam v. sıfır almak
score zero on the exam v. sıfır çekmek
receive zero on the exam v. sıfır çekmek
receive zero on the exam v. sıfır almak
receive zero on the exam v. sınavda sıfır çekmek
drop to below zero v. sıfırın altına düşmek
plunge to below zero v. sıfırın altına düşmek
equal to zero v. sıfıra eşitlemek
non zero adj. sıfırdan farklı
zero adj. sıfır
below zero adv. sıfırın altında
Phrasals
zero in on something v. dikkat kesilmek
zero in on something v. bütün dikkatini bir şey üzerinde toplamak
zero in v. ateşgücünü belli bir hedef mevkiine odaklamak
zero in v. dikkatle bir noktaya yönelmek
zero in v. tekrar eden atışlarla hedefi ya da görüşü tutturmak
zero out v. sıfıra indirmek
zero out v. fonlamayı keserek( bütçeyi ya da bütçedeki bir kalemi) çıkarmak
zero out v. tamamen kaldırmak (bir şeyi)
zero out v. tümüyle çıkarmak (bir şeyi)
zero in v. iyice yaklaşmak
zero in on (something) v. görüş hattını (bir şeye) yöneltmek
zero in v. doğruca bir şeyi hedef almak
zero in v. bakışını bir şeye kilitlemek
zero in on (something) v. (bir şeye) çok yaklaşmak
zero in v. bakış açısını bir şeye odaklamak
zero in on (something) v. (bir şeye) iyice yaklaşmak
zero in v. -e yakınlaşmak
zero in (on someone or something) v. direkt (birini/bir şeyi) hedeflemek
zero in v. görüş hattını bir şeye yöneltmek
zero in (on someone or something) v. (birini/bir şeyi) odağına almak
zero in (on someone or something) v. (birini/bir şeyi) hedefine almak
zero in on (something) v. bütün dikkatini (bir şeye) vermek
4. zero in on v. -e kilitlenmek
zero in v. -e odaklamak
zero in on (something) v. bakışını (bir şeye) kilitlemek
zero in v. bütün dikkatini bir şeye vermek
zero in v. -e yöneltmek
zero in on (something) v. bakış açısını (bir şeye) odaklamak
zero in v. -e kilitlenmek
zero in v. -e odaklanmak
zero in (on someone or something) v. (birine/bir şeye) odaklanmak
zero in on (something) v. (bir şeye) adım adım yaklaşmak
zero in v. -e doğrultmak
zero in on (something) v. görüşünü (bir şeye) odaklamak
zero in v. görüşünü bir şeye odaklamak
zero in v. -i hedef almak
zero in on (something) v. (bir şeye) odaklanmak
zero in (on someone or something) v. direkt olarak (birine/bir şeye) dönük olmak
zero in v. -e yaklaşmak
zero out v. sıfırlamak
zero out v. sıfıra getirmek
zero out v. fonlamayı kesmek
Phrases
zero-touch adj. el değmeden
from zero to hero expr. sıfırdan zirveye
starting from zero expr. sıfırdan başlayarak
zero-touch expr. dokunmadan
Colloquial
zero in v. (bir sorunun, durumun) üstesinden gelmek için dikkatini toplamak
Idioms
zero tolerance n. sıfır tolerans
zero-sum game n. biri kazanırken diğerinin kaybettiği durum/oyun
batting zero n. elde var sıfır
a zero-sum game n. sıfır toplamlı oyun
a zero-sum game n. bir tarafın kazancının rakibin kaybına eşit olduğu durum
patient zero n. bir sorunu/problemi ilk kez yaşayan
patient zero n. bir sorunla ilk karşılaşan
go from zero to hero v. şansı dönmek
go from zero to hero v. sıfırdan zirveye çıkmak
go from zero to hero v. en dipten zirveye yükselmek
zero dark thirty expr. sabah olmadan
zero dark thirty expr. gecenin bir körü
zero dark thirty expr. gün doğmadan
Trade/Economic
zero economic profits n. ekonomik kazançların sıfır olması
zero rate mortgage n. yalnız faiz ödemesi yapılan ipotek
zero tariff n. sıfır
zero rate mortgage n. bedelsiz ipotek
zero rate of import duty n. sıfır oranlı ithalat vergisi
zero funds gap n. sıfır fon açığı
zero based budget n. sıfır bazlı bütçe
zero balance account n. sıfır bakiyeli hesap
zero economic growth n. ülkenin kişi başına düşen gelirinin kayda değer bir artış göstermemesi durumu
zero rate of duty n. sıfır vergi oranı
deep discount and zero coupon bonds n. ıskontolu kuponsuz tahviller
zero bond n. kuponsuz tahviller
zero base budgetting n. sıfır tabanlı bütçeleme
zero balance n. sıfır bakiye
zero tariff n. sıfır gümrük tarifesi
zero bond n. sıfır kuponlu tahvil
zero transport cost n. sıfır taşımacılık maliyeti
zero elasticity n. sıfır esneklik
zero-rating n. katma değer vergisi uygulanmayan mallar
zero-coupon bond n. sıfır kuponlu tahvil
zero-sum game n. sıfır toplamlı oyun
zero-base budgeting n. sıfır temelli bütçeleme
zero-sum game n. bir tarafın kazancının diğerinin kaybı olması
zero-balance account n. anlaşmaya bağlı olarak karşılığı olmayan hesaba çek keşide etme
zero-coupon bonds n. kuponsuz tahviller
zero growth n. sıfır büyüme
zero based production n. sıfır tabanlı üretim
zero-based budgets n. sıfır tabanlı bütçeler